Zaferler bayramından kurban bayramına..

-A A +A

Malumlarıdır ki, ağustos ayı zaferler ayıdır .Türk tarihin en önemli savaşları ve sonra da kazanılan zaferler hep ağustos ayında olmuştur. Belli başlılarını sayacak olursak;l071 Malazgirt,l473 Otlukbeli, 1514 Çaldıran,l516 Mercidabık,1526 Mohaç,30 Ağustos Sakarya meydan savaşı gibi..

Zaferlerimiz, tarihimizi süsleyen altın sayfalardır. Geçen günlerde ilk defa bu kadar görkemli olarak Malazgirt zaferini kutladık.30 Ağustos  da yıllardır  kutlanıyordu zaten.

Bizde zaferlerimizi layıkı ile kutlamama veya hiç kutlamama diye bir hastalık var. Malazgirt, bu yılki gibi 10 yıl önce de, 30 yıl önce de, 50 yıl önce de kutlanabilirdi.

Bunun geçmişten gelen bir maruzatı var. Geçerli olmayın bir maruzat bu. Daha biz l952 yılına gelene kadar İstanbul’un fethini kutlamıyorduk. Kapalı salonlarda mütevazi  grupların yaptığı toplantılarda veya devlet büyüklerinin yayınladıkları cılız mesajlarda da “kimse duymasın” kabilinden beyanlar ve sözler verilirdi. Sebep;şimdi  bize komşu olan ve NATO’da, şurda- burda ortak olunan devletlerin üzülmemesi  imiş. İstanbul’un fethini anarken, Yunanlıları üzecek bir laf edebilirmişiz. Çanakkale zaferi  için bir toplantı yapsak, İngilizleri üzebilirmişiz, falan..

Sonra Türkiye’de milliyetçilik akımları güçlenince; zaferlerimizi anmak için büyük destek geldi. Bu törenler yapılmaya başlandı. Ama bu sefer törenlerde, “aman İngiliz demeyin, aman Yunan demeyin” diye fısıldaşmalar oldu. Ne diyelim o zaman, Yunan’ı denize dükmüşüz?Yunan demeyelim mi, İngiliz’i Çanakkale’den içeri sokmamışız, İngiliz demeyelim  mi? Aman demeyelim..” Düşman” diyelim. Genel bir isim olsun dediler. Yıllarca zaferlerimizi  anma törenlerinde ; kim olduğu belli olmayan “düşman” tabiri ile andık karşı tarafı.

Bu husus, benim, yıllardır içimde birikmiş bir uktedir..

Bir de, bazı zaferleri anmak, bazılarını unutturmak gibi bir anlayışı da oldu Ankara’nın. Veya bazı mağlubiyetleri unutturmak da bunun yanında bir başka gayretti.Mesala,l00 yıldır Kutt’ül Amare zaferi hiç kutlanmadı, bu yıl hariç. Oysa o zafer, Çanakkale Savaşlarından hemen sonra İngiliz’in  l915’in  intikamı ve rövanşını almak için Irak cephesinde açtığı bir savaşın sonunda kazanılmıştı. Ve Zafer çok büyük bir zaferdi. İngilizler Kutt’ül Amare Savaşını tarihlerinin en büyük hezimeti olarak anarlar.Buna rağmen bizde  anılmamasının sebebi bana göre; zaferi kazanan komutanların daha sonra devleti  yönetenlerle  ters düşmesi idi. Ali İhsan Sabis Paşa, savaşın kahramanlarından birisi idi.Ali ihsan Sabis’i İnönü hiç sevmezdi.

Bir kazanılmış savaşın anılmamasını yazdık. Bir de kaybedilmiş bir savaştan hiç bahsedilmemesinden bahsedip, başka konuya geçelim diyorum.

30 Ağustos l922 Sakarya Meydan savaşından hemen  önce olmuş bir  Nasuhçal Meydan Savaşı var.

Nasuhçal Meydan Savaşı, en çok askerimizin kırıldığı bir savaştır.l.ve 2.İnönü Savaş’ından sonra Yunan birlikleri iyi takip edilemediği için,keşif ve istihbarat iyi kurulamadığı için Yunan tümeni, Nasufçal’da   Albay İsmet komutasındaki birliklerimize saldırdı.9.000’e yakın askerimiz şehit oldu. Yüzlerce ve  binlerce sakat..Yağma cabası..Bu savaştan tarihçilerimiz hiç bahsetmez.Sanki böyle bir savaş olmamış. Sanki binlerce askerimiz burada şehit olmamış.Sanki Nasufçal diye bir yer yok.Sanki Mustafa Kemal, Albay İsmet’e telgraf çekmemiş..

Nasufçal’daki  felaketi Ankara’da başkomutan Mustafa Kemal izliyordu.  Albay İsmet’in taktik hatalar yaptığını gördü. Orduların Sakarya’nın doğusuna (takriben 200 km doğuya)çekilmesi emrini verdi.İşte Türk tarihinin en büyük zaferlerinden birisi, hayat ve memat mücadelemiz burada,Sakarya’da oldu. Yunanı yendik ve kovduk. Bu olay anlatılırken, Nasufçal Savaşı’ndaki hezimetten hiç bahsedilmez. Tüm askeri varlığımızın Sakarya’ya niçin çekildiğini, bunda Nasufçal’ın ne gibi rolünün olduğunu,Sakarya’ya çekilme sebeplerimizin teması anlatılmaz. Nasufçal  nutturulmaya çalışılır.Sebebini siz bulun…

Malazgirt’e dönelim.. Malazgirt bize Anadolu’nun kapılarının açıldığı yerdir. Malazgirt,Türklerin bütün gruplarının beraberce yaptığı  ve kazandığı bir savaştır. Malazgirt’te Türk soylarının ve boylarının ayrı ayrı payı vardır. Başkomutan Alpaslan, Kınık boyundandır.Bir tarafta Danişment Gazi vardır.Çepni boyundandır.Bir tarafta Artukluların atası Ersuk bey vardır.Döğer boyundandır.Bir tarafta da Aksungur vardır, Avşarların atası.Yani Anadolu’nun kapısını, bütün Oğuz boyları açmıştır, Alpaslan ile birlikte.

Sultan Alpaslan önce Bizans Sarayına Savtekin  başkanlığında bir heyet gönderir.Bizans imparatoru Türkleri küçümseyen bir tavır içindedir.Aynı anda Abbasi elçi heyeti de vardır Bizans sarayında.Romen  Diyojen,Abbasi elçisine sorar:”İsfehan mı sıcaktır,yoksa Hemadan mı ?” diye.Abbasi elçisi:” Hemadan soğuk, İsfehan sıcaktır der.”O zaman  İmparator Diyojen, küçükseyici  jest ve mimiklerle; ”Atlarım Hemadan’da sulanacak,ben de  sfehan’da olacağım” der.Hemen Savtekin atılır,”Atlarınız Hemadan’da sulanır ama siz nerede olursunuz, bilmem”der.

Müthiş bir taktik savaşı olur.Romen Diyojen, ordusu ile Eskişenir’e geldiğinde Alpaslan Halep’tedir. Hemen harekete geçer.Savaşın Malazgirt’te olacağını anlar ve tahmin eder.Malazgirtte varır ve orada mevzilenir.Savaş devam ederken,Bizans ordusu içindeki  Uz’lar ve Peçenekler,karşı tarafın Türkçe konuştuğunu duyunca; saf değiştirip,Türk ordusuna katılır.Ve  Alpaslan zaferi kazanır.

Artık Türklere Anadolu kapıları açılmıştır.Ondan l05 yıl sonra ll76’da Türkler Miryakafalon’da Bizansa karşı bir zafer daha kazanırlar.Bundan sonra Anadolu Türklerin tapulu yeri olur.Malazgirt Kapu, Miryakefalon tapu  olur yani.

Ağustos ayı zaferler ayıdır.Bu hafta zaferler bayramıdır.Zaferler bayramından Kurban Bayramı’na giriyoruz.Kurban Allah’a yaklaşmak için kesilir.Bu ilahi hikmetinin yanında kurbanın beşeri faydaları da vardır.Yardımlaşma teşvik edilir.Ziyaretler yapılır.Fakir- fukaraya et verilir.Komşuluk ve akrabalık bağı  artar.Bayramız kutlu olsun, Allah nice bayramlara ulaştırsın..Selam ve hürmetlerimle...

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 30.08.2017 - 16:43 -390-
Bu sayfayı paylaşın :