Zamanda yolculuk...

-A A +A

                Nasıl da geçmişti, yarım yüzyılı geçkin bir ömür… Tutsak edilemeyen bir yel, geriye dönüşümü olmayan bir süreç. Farkında mı olamadık yoksa; farkındalığımızın üstünü örtmüşmüydü dünya telaşları. Ne kadar özümseyerek yaşasak da; bazı kopuk sahneler var, bu film şridinde.

                Akıl dipfrizimizi yoklarız zaman zaman; takılıvermiştir bir hüzün; gönül sazımızın teline. Bir mutluluk göz kırpar taa ötelerden. Bir opsiyon verir Yaradan; özlemlerimiz, sevinçlerimiz, yeni bir hayatla geri geliverir. Otuz bazen kırk yıl önce seyrettiğimiz çoookk güzel bir filmin,  tekrarını yaşarız torunlamızda. Daha önce seyrettiğimiz bu güzel film dünya telaşında veya sorumluluklar sadece bize ait olduğundan hazzına varamadığımız zamanlar olur. Her repliği, her gülüşü, her agusu vedahi o güzelim bebek kokusu… Daha fazla değildir evlada duyulan sevgiden. Çünkü yoktur sevginin gram ölçüsü. Sadece zaman içindeki yolculuktur gönlümüzü taze tutan. Güzel bir filmin tekrarıdır; hazzına ikinci kez varılan.

                Yorgun bedene can gelir. Bir başka efora kanat açmıştır sevgi seli. Gençliğimizdeki sabırsızlığımız yerini; engin hoşgörüye terk etmiştir. Hayat tecrübesinin arşivleri karıştırılmış, bu güzel cana daha faydalı olabilme adına, defalarca gözden geçirilmiştir. Bayrak yarışının son halkasıdır. Belki de bu filmi son kez izliyoruz. Dolduruyoruz gönlümüzün tüm sevgi hücrelerini.

                Zaman zaman fıtratımızdaki bencillikler giriyor devreye; ne kadar benziyordur yavrumuza, kaşı, gözü… İspat etmek içinde eski resimler karıştırılır. Engin paylaşım duygumuz birazda benzetir karşı tarafa. Yaradan kadirdir, bir parmak izini bile farklı yaratan muktedir değil midir, farklı bir güzellik yaratmaya?... Kime benzerse benzesin, yeni bir candır, sizin hayat ırmağınızı coşturan, size zamanda yolculuk yaptıran. Çocuklarımıza yaptığımız soytarılığın katmerlisini yaptıran. Şarkı performansında Mustafa Keser’ i aratmayan vedahi ikinci baharı yaşatan. Gençlik iksiri, antibiyotik, şifacı, kelimelerin ifade edemediği birçok duygu.

                Hani küçükken bir yerlerimiz acıdığında annemiz tarafından öpülünce geçiveren uflarımız… Bu filmde farklı bir sahne tezahür etmekte; o küçücük can tarafından öpülünce “şap” diye, geçiveriyor tüm ağrılar “şıp” diye.

                Bin şükür saklıdır bu sevgi selinde. Bin fren yaparsınız Yaradanın sevgisinin önüne geçmesin diye. Yakarırız binlerce kez herkese nasip olsun diye. Bu güzel filmin herkeslere nasip olması duasıyla…

                İyi seyirler…

2 Comments

Tebrikler Nurcan annem, çok

Tebrikler Nurcan annem, çok güzel bir hikaye olmuş, kalemine yüreğine sağlık. Birdaha anneme çocukluğumu biraz anlatsana neler yapardım nasıl bir çocuktum demiycem, çünkü kızım Beyza İrem e bakarken küçük Nilüfer i göreceğimi anladım. Seni seviyorum annem...

çokkk sağ olasın kızım aynen

çokkk sağ olasın kızım aynen dediğim gibi bir flimin tekrarı torunlar....sizlerde torunlarınızı grürsünüz inşallah.

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 24.06.2016 - 19:02 -1,305-
Bu sayfayı paylaşın :