Ülkede bir çok ilçenin öteden beri il olma hayali vardır.Bu,o ilçelerin bağlı bulundukları ile göre nüfus bakımından veya ekonomik bakımından daha üstün olmalarından kaynaklanır. Bazı ilçeler gerçekten hem daha varlıklı, hem de nüfusları illerinden daha çoktur.
07.12.2020 04:43
1.491 okunma
“Kim takar Yalova Kaymakamını..”
Av. Sabri Turhan

Ülkede bir çok ilçenin öteden beri il olma hayali vardır.Bu,o ilçelerin bağlı bulundukları ile göre nüfus bakımından veya ekonomik bakımından daha üstün olmalarından kaynaklanır. Bazı ilçeler gerçekten hem daha varlıklı, hem de nüfusları illerinden daha çoktur. 

1960’lı yıllarda Nazilli il olmak için çok uğraştı. O zaman Nazilli, Aydın’dan büyüktü. Ekonomik olarak da güçlü idiler. Heves öyle yayıldı ki, araba sahibi olan Nazillili vatandaşlar, 68 rakamlı plaka bastırarak şehirde gösteriler bile yaptılar. 

Aksaray,Niğde’ye bağlı kalmayı istemedi. Niğde küçük,Aksaray ise tarihi yapısı ile ekonomisi ile ve de nüfusu ile bağlı bulunduğu ili gölgede  bırakıyordu.  

Bayburt’luların  Bayburtluluğu da sanki bir darbımesel gibi olmuştu. Adam,Gümüşhane’ye gitmiş.Bir form dolduracak devlet dairesinde..Eline kalemi almış memur, soruyor. O cevap veriyor. Her şeyi  cevaplamış.”İliniz hangidir” sorusuna Bayburtlu; ille  de “Bayburt” dermiş. Adam;”Bayburt il değil” dese de öteki, gene “Bayburt” dermiş. Memur ,Gümüşhane cevabını alamayınca ; “Git. İlini öğren öyle gel” demiş  öfke ile.. 

Oflu,Ankara’ya gelmiş. Arkadaşları ile konuşurken, herkes, köyünün ve ilçesinin nereye bağlı olduğunu söylüyormuş. Oflu’ya;“Of hangi ile bağlı” demişler.Oflu;”Biz direkt Allah’a bağlıyız” demiş. 

Efendim, böyle hikayeler  çoktur… 

1960’lı yıllarda  bizim Fethiye  de il olmak istedi. O zaman şehirde ve köylerde büyük bir furya koptu. Fethiye il olacak diye heyecanlananlar oldu. İşi götüren,İsmail Harımcı  isminde  bir arzuhalci idi.İsmail Harımcı bu iş için ziyaretler yapıyor ,Ankara’ya gidiyor, her kapıyı çalıyor,uğraşıyordu. Harımcı, Fethiye il olsun diye  her yola başvurdu. Hatta, Atatürk’ün ; “Muğla ile Antalya arası çok uzak. Arada bir yerin il olması gerekir. Bu da olsa olsa Fethiye’dir, diye bir sözü vardır” bile dedi.Ve bunu Fethiye’nin yerel gazetelerinde yayınlattı. 

Fethiye il olmayı hak eder mi? Eder..Çünkü  yukarıda anlatılanlardan  farkı yoktur. Nüfus olarak Muğla’dan büyük. Ekonomik olarak da gene Muğla’dan zengin .. 

Ama olmayınca olmaz işte.. 

Yalova, 1999 depremine kadar İstanbul’un bir ilçesi  idi. O yıl il oldu. 

Aslında Yalova’nın İstanbul’a  bağlanması ,karasal faktör, coğrafi faktör ve ulaşım bakımından biraz farklı idi. Denizin öbür tarafındaki ilçe, taa uzaktaki İstanbu’a bağlandı. Kendine daha yakın eller varken.. 

Cumhuriyetin  kurulduğu yıllarda Yalova, parlak bir dinlenme ve sayfiye yeri idi. Herkes hafta sonu oraya gitmek isterdi. Herkes.. Memurlar da.. Ancak o zamanlar memurların il dışına çıkmaları valinin iznine bağlı idi. Bu bürokratik engeli aşabilmek  için denizin öbür tarafındaki Yalova’yı İstanbul’a bağladılar. Böylece,Yalova’ya gidecek olan memurlar,  izin almadan seyahat edebilecekti. Çünkü artık Yalova il dışı sayılmıyordu. 

Gel zaman git  zaman Yalova’ya genç bir kaymakam atandı. İstanbul’dan gemiye bindi kaymakam, görev yerine gidecek. İlk memuriyet , ilk heyecan.. 

Gemi uzun zaman sonra Yalova iskelesine yanaşmaya başladı. Sahilde bir kalabalık..Her yere Türk bayrakları asılmış. Flamalar, rengarenk balonlar ve davul- zurna eşliğinde insanlar coşmuş.Heyecan dorukta kaymakam beyde.. Gemi iskeleye daha da yaklaşınca heyecan  da artıyor tabi..İçinden ”bütün bunlar  benim için yapılıyor. Beni karşılamak için halk toplanmış” diyormuş.. 

Gözüne, omuzunda  bir boya sandığı ile inmek için sıra bekleyen bir gence  ilişmiş. Ona doğru eğilip, boyacı gence; “”Bütün bunlar yeni kaymakam geliyor diye yapılıyor  değil mi” demiş.Boyacı genç ters ters bakmış; ”Kim takar Yalova kaymakamını  abi!. Atatürk geliyor Atatürk” demiş. Kaymakam  tabi ki, bozulmuş. Bazıları  “Zeki Müren geliyor, Zeki Müren “dese de, birincisinin  doğru olduğu kanısındayım Zira Gazi Paşa’nın Yalova’da “Yürüyen  Köşk” isimli bir evi vardı. Sık sık Yalova’ya  gelirdi. 

Zamanla “Kim takar Yalova Kaymakamını”  sözü, bazı şeylere önem vermemenin de ifadesi oldu.Çok işi olan birinin daha başka tercihini de ifade eder oldu. Onun önemi yok, ben buna bakarım demek gibi.. 

Aslında Yalova, Türk tarihi bakımından da önemli bir yerdir. Halil İnalcık,1303’de Yalova, Osmanlı tarafından fethedildikten sonra ilk defa o yıl para basıldığını, para basmanın bağımsızlık sembolü olduğunu; onun için Osmanlı Devleti’nin  kuruluş tarihinin  1299 değil, Yalova’nın fethi yılı olan 1303 yılı olduğunu söyler. Yalova’nın o zamanki  ismi de Yalakoba veya Yalakabad idi. 

İşte böyle.. 

Yıllar geçti, yukarıda anlatılan il olma hevesini bir çok ilçe taddı. Bayburt  ,Aksaray  ve diğerleri..Yalova  il olmak istiyor muydu  bilmiyorum. Ama oldu. Şimdi orada vali var. Yalova il olunca “Kim takar Yalova Kaymakamını “lafı da tarih oldu. Ortada kaymakam yok çünkü. Yeni Yalova valisi, yapımı 13 yılda biten eski bir binayı restore ettirerek  valilik binası haline getirince; yapının bir köşesine Yalova Kaymakamı  hikayesini  yansıtan bir bölüm açılacağını söylemiş. Olur. Yapsınlar. ”Kim takar Yalova Kaymakamını” artık. O sadece hikayelerde kaldı.  

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya