19.yüzyılın başında Osmanlı İmparatorluğu’nda artık, Gerileme Devri’nin bütün vahameti her işte sezinleniyordu. Devrin Sultanı 3.Selim, Mısır’ı işgal eden Napolyon’a karşı hiçbir şey yapmadı. Koca Mısır,3 yıl Fransız işgalinde kaldı.
04.01.2021 08:48
1.291 okunma
Kafa kağıdı..
Av. Sabri Turhan

19.yüzyılın başında Osmanlı İmparatorluğu’nda artık, Gerileme Devri’nin bütün vahameti her işte sezinleniyordu. Devrin Sultanı 3.Selim, Mısır’ı işgal eden Napolyon’a karşı hiçbir şey yapmadı. Koca Mısır,3 yıl Fransız işgalinde kaldı. Bir cephe komutanı Napolyon’un güzünü korkuttu da Napolyon o zaman öyle durabildi. İstanbul’dan umut verici bir ses gelmedi Mısır’a. Ülkeler fetheden şanlı ordu, kışlasına çekilmiş, Yeniçeriler ;”Padişah değişse de yeni padişah bize ulufe dağıtsa ”tembelliğine düşmüştü. 

O yıllarda hiç bir şeyin kaydı yoktu. Okul yoktu. Keşmekeşlik gerilemenin özelliği olmuştu. İçinde bulunduğumuz batağı ve daha ileriyi görecek feraset sahibi yöneticilere ihtiyaç vardı. Padişah 2. Mahmut, biraz Batı’ya özenerek, biraz da Batı’nın telkinleri ile gerilik zincirini kırmak için harekete geçti. Önce atıl vaziyetteki Yeniçeri Ocağı’nı kaldırdı. Yeni bir ordu kurdu. Ama orduya hangi insanları alacağını, hangi askeri  alacağını ve ne kadar  alacağını kestiremiyordu. Bunun için bir nüfus sayımı yapılması gerektiğini düşündü.1831 yılında  bir nüfus sayımı yapıldı. Ancak sadece erkekler sayıldı. Çünkü sayımın esası asker alımı ile ilgili idi. Sonradan bu sayımın vergi mükelleflerinin tespiti babından  yapılmış olabileceği de söylendi. 

Padişah 2.Mahmut, okullar açarak  memurların meslekte yeteneklerini geliştirdi. İlk defa tıp fakültesi açarak kendi doktorumuzu kendimiz  yetiştirdik. İlköğretim o zaman mecbur oldu. Devlet dairesinde hediye ve rüşvet kaldırıldı. .Köylerde ve mahallelerde  muhtarlıklar kuruldu. Devlet yönetiminde şimdiki bakanlıklar  sistemi kuruldu. Tımar sistemi kaldırıldı. Padişah “herkes yerli malı kullanacak” dedi. Din ve mezhep farklılıklarına eşitlik getirildi. 

Bütün bunlar ve diğerleri, devleti yeniden düzenlemek adına yapıldı. O  zaman yapılanlar bugün bile aynen uygulanmaktadır.  

2.Mahmut bu işleri yaparken, askeri ve siyasi yönetimde başarılı mı idi? Hayır değildi. Mısır valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa ile anlaşamadı. Kavalalı’yı  itaat altına alamadı. Kavalalı, oğlu İbrahim Paşa komutasında  bir Mısır  ordusunu Osmanlı üzerine  saldı. Mısır ordusu, önüne gelen Osmanlı birliğini yene yene Kütahya önlerine kadar geldi. Osmanlı ordusunun Kavalalı kuvvetlerini yenmesi imkânsızdı Padişah, araya ricacılar soktu. İngiltere’nin girişimleri ile Kavalalı’nın ordusu daha ileri gidemedi. Geri dönerken, daha büyük imtiyazlar alarak döndü. Bundan sonra Mısır Valiliği babadan oğula geçti. Bir süre sonra da  valiler “Hidiv” adına alarak nerede ise bağımsız gibi oldular.  

Sultan 2.Mahmut, hiçbir padişahın yapmadığını yaptı. Devlet dairelerine  resmini astırdı. Pantolon giydi. Kaftanı çıkardı. Sakallarını kesti. Bektaşi Dergâhı  ile arası bozuldu. Bundan sonra Padişaha “Gavur Padişah” lakabı takıldı. 

Sonra Abdülmecit  ve Abdülaziz devirlerinde de yenilik hareketlerine  devam edildi. Abdülmecit zamanında  insanlara “mecidiye” denen bir nüfus belgesi  verildi. 

Daha sonra 1882’de halkın “kafa kağıdı” dediği nüfus cüzdanları çıktı. Erkekler nüfus cüzdanlarını  hemen kolay ulaşabilecekleri bir yere   mesel fesin içine ve kafanın üstüne  koydular. Hatta  nüfus cüzdanlarını fesin içine dikenler bile  vardı. Nüfus cüzdanları kafanın üstünde  taşındığı için ona onun için “kafa kâğıdı” dendiği söylenir.  Bir diğer görüşe göre ise  nüfus cüzdanlarındaki resim sadece kafa idi. Kadrajda kafadan başka bir şey  yoktu. Yani resimler  vesikalık  değildi. Sadece kafa görünüyordu. Bunun için nüfus cüzdanlarına   “kafa kâğıdı “dendi de denmektedir 

Kafa kağıdı, Cumhuriyet kurulduktan sonra  ilk defa  1929 nüfus sayımından  sonra verildi.1929 nüfus sayımı, şimdiki  sınırlarımızı taşıyordu. Eskilerde Kuzey Afrika, Yemen’e kadar Arabistan ve Balkanlar da vardı.1929’a kadar birçok yer elden çıkmıştı. Misak-ı Milli  içinde kalmıştık. O tarihte nüfusumuz 13 milyondu. 

Cumhuriyetten sonraki  nüfus cüzdanlarına biz gene  “kafa kağıdı” demeye devam ettik. Şimdi bile diyoruz. Cumhuriyetin ilk nüfus cüzdanı 29 sayfalık bir defter idi. İçinde şahsı  her şeyi yazıyordu. Bugüne kadar kafa kağıtları 6 kere değişti.1929 veya daha sonraki  bir nüfus cüzdanı basım işini   TC Merkez Bankası yaptı. Para basan Merkez Bankası, nüfus cüzdanı da bastı. Sanki banknot kadar kıymetli mübarekler… 

Sonraki yıllarda  nüfus cüzdanlarının  sayfası azaldı.1976’dan sonra kadına pembe, erkeğe mavi renkli ve tek yaprak nüfus cüzdanları verildi. Bende eski sistemden  kalma  nüfus cüzdanı hala var. Atmadım. 

Tam 15 sayfa.. Geçenlerde kırmızı meşin ile kaplı kafa kağıdıma baktım. Askerden geldiğimde her yıl aralık ayında Bakırköy-Yeşilyurt’taki Askerlik Şubesine  ihtiyat  yoklamasına gitmiş ilgili yerlere  imza attırmışım. En son gidişimi iyi hatırlıyorum. Cebimde nüfus cüzdanı. Şubeye vardım. Yazıcıya derdimi anlattım. Nüfus cüzdanını ona uzattım. Asker baktı. Sonra başını kaldırdı; ”Abi sen çağ dışı olmuşsun. Bundan sonra gelmene gerek yok” dedi. Dondum kaldım. ”Çağdışı olduğuma” üzüleyim mi, sevineyim  mi, bilemedim.. Çağdışılık, askerlikte  bir deyimdir. Senin askerliğin kalkmış demektir bu.  

Evet, kafa kağıdı ile ilgili  çok hikaye  vardır. Bunun kitabı bile var. Şair Necip Fazıl Kısakürek’in ölümünden sonra Milliyet Gazetesi’nde yayınlanan  romanının adı Kafa Kağıdı’dır. Kafa kağıdı üzerinde olmayan kendini ispat edemez. 

12 Eylül Asker Darbesi’nde aynı bekar evini paylaştığımız  rahmetli arkadaşım Necati, nüfus cüzdanını evde unutarak ekmek almaya çıkmış dışarıya. Jandarmalar  kendini derdest edip, karakola götürmüş.  Çünkü  O, kendini ispat edememiş. Üzerinde nüfus cüzdanı yok. Bir gün nezarette kaldı. Sonra biz gittik. Nüfus cüzdanı götürdük. “O,  budur” dedik. Necati böyle  kurtuldu. 

Aman Kafa Kağıdınıza  sahip çıkın. Evde unutmayın .İyi günler.. 

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya