Durup dururken “Anayasamızı değiştirmek” yeniden gündeme geldi!... Sık sık yeni Anayasa yapmak, yapılanları sık sık değiştirmek gına getirdi!...
03.02.2021 09:41
2 yorum
845 okunma
TARİHE NOT DÜŞMEK –BİR ALTERNATİF
MİLLETİMİZE AÇIK MEKTUP
Süleyman Kocabaş

 BİRAZ DA MÜŞKÜL  PESEND OLALIM!...

ANAYASA SORUNLARIMIZDAN KURTULMAK İÇİN EN İYİSİ ANAYASA YAPMAMAKTIR                                       

                                                                                                         

        Durup dururken “Anayasamızı değiştirmek” yeniden gündeme geldi!... Sık sık yeni Anayasa yapmak, yapılanları sık sık değiştirmek gına getirdi!...

       İlk Anayasamızı, Batı’dan taklitçilikle 1876’da  “İngilizci Paşa” unvanı ile anılan paşalardan Mithat Paşa’nın başkanlığında bir heyet tarafından hazırlanarak 23 Aralık 1876’da İstanbul Tophane’den 101 pare top atarak ilan ve bayram etmiş,  bununla bizim de “Anayasal bir devlet” haline gelip “kurtulduğumuz” u  sanmıştık ama,   42 yıl sonra  güme gittiğimizi  bugün pek az kimse idrak eder.

      1876’dan bugüne 145 yıldır hep, “Daha iyi bir Anayasa’yı  nasıl yaparız?” la  yatıp kalkıyor, bu uğurda sürekli tartışıyor,  birbirimizi yiyor, hatta adına “yürürlüğe koymak” veya  “rötuşlar yapmak”  veya “yürürlükten kaldırarak yenilerini yapmak için” denilerek  uğurlarına,   uğursuz darbeler bile yapıyor, birbirimizle boğuşuyoruz. Bunların tarihlerini yazarken “Türkiye’de Anayasa Hareketleri” diyoruz, ama, “Anayasa Hararetleri” olduğunun bilincine  bir türlü varamıyoruz. Osmanlıdan günümüze, bu “hararet” uğrunda nice kanlar döktük, nice canlar verdik,  sürüldük, yurt dışına kaçtık, kaçırıldık. “Anayasaları ihlaller”den  idam sehpalarında sallandırıldık.  “İhlal ettik mi, etmedik mi?” hep tartışılır. İdam sehpalarında sallandırılanlar  hep “hainler –kahramanlar” ikileminde değerlendirilir. Bunlar hafızalardan hiç silinmez, “masallar –yiğitlik hikayeleri” olarak hep anlatılır. Bütün bu olup bitenlerden sonra arkamıza dönüp baktığımızda,  “bir arpa boyu” yol almadığımız görülür. Bu “kısır döngü” hep sürüp gider.

     145 yıllık bu “müzmin hastalık” tan kurtulmak için benim acizane bir teklifim var: En iyisi    bir Anayasa yapmamaktır…  Anayasasız yaşamak, “tarihin, tarihimizin sonu” demek değildir.

      Dünyada 206 devlet ve memleket vardır. Bunların pek çoğunda Anayasa yoktur.  Bunlardan en büyüğü ve en iyi bilineni İngiltere’dir.  Bir İngiliz’e  “Niçin yazılı Anayasanız yoktur?” diye sorarsanız şu cevabı verir: “ Bizim anayasamız, tabi olduğumuz milli kültürümüz, milli ahlâkımız, örf ve âdetlerimizdir” cevabını verir.  Çok doğrudur. Bizimkiler, İngilizlerinkinden çok daha doğru ve çok daha haklıdır.  Bizim için de bunlar ve kanunlarımız ülkemizi iyi idare etmek için yeterlidir.

     Tarihimizde Selçuklu ve Osmanlı Devletleri,  birer Anayasaları oldukları için mi çağlarının süper güçleri olmuşlardı? İngiltere, “Üzerinde güneş batmayan imparatorluk” unvanını bir Anayasası olduğu için mi almıştı? Hayır!.., ,Hayır!...

      Anayasa, babayasa ile vakit öldürmeyelim!... Şimdilik Anayasamız yerinde dursun, dokunmayalım!... Hasbel kader, uygulayabildiğimiz kadarıyla uygulayalım.   Öncelikle, ekonomimizi  nasıl  düzlüğe çıkarır, nasıl yoluna koyarız, milyonlarca işsiz  gence  nasıl iş, aş, ev ve eş buluruz,   yatıp kalkıp bunları tartışalım, en kısa zamanda bir çözüm yolu bulalım!...

       Jeostratejik ve jeopolitik olarak Dünya’nın ayağı altındayız. Rahmetli Sultan II. Abdülhamid, “Atalarımız çadırlarını Avrupa sırtlarının geçit alanına kurmuşlar. Bu yüzden bize rahat yüzü görmek yoktur” demiştir. Haklı söylemiştir. Dünya’da düşmanlarımız pek çoktur.    Cumhuriyetimizin ilanının 98’ inci yıldönümünde bile uçağımızı ve tankımızı yapamadık.  Yine Anayasa tartışmaları, yapımları  ile vakit öldüreceğimiz yerde, bir yıl içinde uçağımızı yaparak nasıl uçuracağımızı, tankımızı yaparak nasıl yürüteceğimizi tartışmalı, bunun için boğuşmalıyız. Yarın ülkemiz, devletimiz elimizden giderse, yapacağınız Anayasa  kimseyi   kurtaramaz.

      Bunları yazdıklarından dolayı herhalde beni, “Anayasa’yı ihlal etmek, Anayasal düzene karşı gelmek” ten yargılamazlar; idam etmezler. Eğer idam olunursam,  herkes bana birer el fatiha göndersin rahat edeyim!...

      Bilgilerinize ve ilgilerinize  arz ve niyaz ederim. 3 Şubat 2021

        Yorumlar geliyor:

       Hafız Hakkı Hakyemez: Süleyman hocam, gerçeklerle karışık latifeniz için çok teşekkür ederim. Muhabbetlerimle!... Nokta.

     Ben:  Bil mukabele ile, hafız kimliğinizle de  hakkımı veren hakyemezliğinize   ben teşekkür ederim efendim!... Nokta.

      ……………………

      ……………………

Süleyman KOCABAŞ
Tarihçi Yazar                                   

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
2 yorum yapıldı
Kutlarım
Güzel görüşleriniz için teşekkür ederim Hocam. Ben de derim ki: 3-5 sayfadan oluşan "efradını cami' ağyarını mani" bir anayasa olsa zararlı olmaz.
Yorum Ekleyen: Mustafa Yıldız     5.02.2021 15:39:41
SÖZ UÇAR YAZI KALIR
Süleyman Hocam toplum olarak yazılı olanları bile okuyup uygulamaktan aciziz .Böyle olunca bana göre darbe anayasası ile yönetilmektense en az hata ile bir anayasa hazırlamak elzemdir...Saygılarımla...
Yorum Ekleyen: Abdulkadir Hasbek     4.02.2021 23:02:11
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya