Bir ay süreyle hep “olurdu, olmazdı” diyerek Mehmet Bulu’ yu tartışarak yatıp kalktık.
14.02.2021 12:10
894 okunma
LAF EBESİ DEĞİL İŞ EBESİ İSTİYORUZ!...
Süleyman Kocabaş

YAŞARKEN TARİNE NOT DÜŞMEK

 KONU ve ÖZETİ:  Boş tartışmalar, laf ebeliği ile vakit öldüreceğimize,  10 milyon   işsiz  gençlerimize  nasıl iş, aş, ev ve eş bulmayı tartışmalı ve çözümünü acilen gerçekleştirmeliyiz. 

                           LAF EBESİ DEĞİL İŞ EBESİ İSTİYORUZ!...

                                   OLMUY0R BEYLER BAYANLAR OLMUYOR!...

          Memleketimize  yazık oluyor!... Kimin yüzünden ? Ehliyetsiz, liyakatsiz ve memleketi  idare edemeyecek  kalitesiz siyasilerimiz, politikacılarımız  yüzünden!...

      Partiler olarak baba muhalefeti, ana muhalefeti  ile ülke gündemine soktuğumuz ve sırf  “iş ebesi” olarak değil “laf ebesi” olarak tartıştığımız konulara bakınız!... Tam bir aydır Boğaziçi Üniversitesine Rektör olarak atanan Prof. Dr. Mehmet Bulu’ yu konuşuyoruz. Sayın Hoca’ya o derece yüklendik ki, ilan etmediğimiz bir “vatan hainliği” kalmadı. “İtibarsızlaştırmak, öteleştirmek” için neler yapmadık, nelerini keşfetmedik ki.   ayakkabısının boyasız, pantolonunun ütüsüz olduğundan tutunuz da yazdığı tezlerin “hırsızlık, çalıntı” olduğuna kadar (10 Şubat 2021 sabahı Halk Tv. nin haberinden) ne kadar ipliği varsa pazara çıkardık,  döktük. Daha daha öyle ileri gittik ki, Bulu’yu  “sözde Cumhurbaşkanı” dedikleri Cumhurbaşkanı Erdoğan atadığı için,  “Ülkenin kurtulması için hem Erdoğan hem de Bulu istifa etmelidir”  bile dediler. Eğer gerçekten ülke kurtulacaksa bunların istifa etmesinde “zarar” değil “yarar” vardır ama, nihai tahlilde kendilerini bir “kurtuluş ümidi” olarak gösteremedikleri halde böyle bir istekte bulunmaları “mantıki, aklı” bir çözüm yolu değildir.  Demokrasilerde “istifalar” la değil, “seçimlerle” gelinir ve gidilir.  Böyle kalitesiz ve absürt bir ülke olmaz efendim. Sayın Bulu da olsa Sayın Erdoğan da olsa veya bunların yerlerinde kimler olursa olsun bunlar da bu milletin evlatlarıdırlar. “Vatan hainleri”, “Rufailer”, Payitaht Abdülhamid filmindeki “Gülyabaniler” değillerdir.   Lütfen “muhalefet yapacağız” diye birbirimizi yemeyelim,  birbirimizi kabullenelim.  Birbirimizi kabullenemez, bu ülkeyi kalkındıramaz zayıf bırakırsak, yarın birisi gelir işgal ederek ülkeyi “kabullenir” bizleri de arkamıza baka baka ülkemizden sürerler.

         Bir ay süreyle hep “olurdu, olmazdı” diyerek Mehmet Bulu’ yu tartışarak yatıp kalktık.  Şimdi de durup dururken  “Yeniden Bir Anayasa Yapmak” sorunu çıktı. Anayasa yapıp yıka yıka ve yeniden yapa yapa takatimiz kalmadı.  Öyle “iğneleyici” sözlerden olarak  “Yeniden kuruluş olarak 100 yıllık serüven sona erecektir”, “Anayasa ayarlarına dönmeliyiz, 1921 ve 1924 Anayasalarında laiklik yoktu” sözleri Anayasa tartışmalarının on yıllardır süreceğini ve bir çözüm ulaşılamayacağını gösteriyor.  Laiklik tartışmalarına fazla girmeyelim. Dün cami görürken yanından kaçan, ev sahibinin evinde Kur’ an görünce ev sahibine küsen ve mezarda ruhuna bire el- fatiha okumamayı tavsiye eden geçmişte başbakanlarımız ve cumhurbaşkanlarımız vardı. Çok şükür bugün başına takke giyerek evlerde, camilerde ve mezarlarda  Kur’an okuyan bir Sayın Cumhurbaşkanımız var. Bu olay, 1950 veya 1960’lı yıllarda olsa idi, Türk Silahlı Kuvvetleri “vatan, millet ve devlet elden gidiyor” diye darbe yapar, “suç işledi” töhmetiyle cumhurbaşkanını Yassıada’da kuracağı özel “Yüksek Mahkeme” kanalıyla  “Anayasayı ihlal” den idam ettirirdi.  Görüyorsunuz ki, Cumhurbaşkanımız bunları okuduktan sonra ülkede hiçbir şey olmadı. “Kıyamet” kopmadı,  elden giden – gelene rastlanmadı. Anayasa uğrunda 145 yıldan (1876 – 2021) beri uğrunda kanlı, bıçaklı olarak boğuşmalarımızı bırakalım, ülkemiz “Anayasasız” kalsın. Zaten dünyanın birçok ülkesinde devletler “Babayasasız, Anayasasız” da idare edilebiliyorlar. “Dünyanın süper güçlerinden” denilen İngiltere’nin Anayasası mı vardı?   Her halde bu gidişle bunları daha geniş boyutlarda tartışarak, boğuşarak 2021 yılını da bütünüyle böyle  “heba” edeceğiz.

       “İktidar bildiğini yapıyor, okuyor” diyelim.  Ama, muhalefet ne yapıyor? Maalesef, “seviyeli” bir muhalefet yok,  hiçbir şey yapmaktan da öte “ülkeyi yangına atmak” a çalışıyor. Sayın Erdoğan, “Ülkemizde milli ve yerli bir muhalefet yok. Büyük bir muhalefet sorunu var. Gerçek muhalefeti de ülkeye biz getireceğiz” sözlerini boşunu söylenmese gerektir.  Sayın Bay  Kılıçdaroğlu, Sayın  Bayan Akşener, yaptıklarınız olmuyor,  olmuyor bayım ve bayanın!. Bütün yaptıklarınız , “sözde başkan” diyerek üstelik de hakkında “pot” kırdığınız   Sayın Başkanımız  Erdoğan’a laf atmak ve laf yetiştirmekten başka bir şey değil. Adınız CHP ama, ülkeye tam “Cumhuriyet” i getirecek ve “Halk” ı tam mutlu edecek elle tutulur bir programınız yok. Adınız İyİ Parti ama,  ülkeyi kalkındıracak  hatırı sayılır  “İYİ” bir programınız  yok. Çünkü laf ebeliği yapmaktan, Sayın Başkan’a laf atmak ve laf ulaştırmaktan bunları yapmaya vakit bulamıyor, bu asıl konunuzda halka açıklamalar yapamıyorsunuz.  Atalarımızın “Lafla peynir gemisi yürümez” sözünden de ders almıyorsunuz, Sayın Bayım ve Bayanım!...

       Günümüz itibariyle 10 milyon “açık işsiz”  genç , “gizli işsiz” on milyonlarca insanımız  var. Bunlar hem kendilerine hem de bu millete kazandırılamadan heba olup gidiyorlar.

        Bu millet sizden, “Bulu”, “Anayasa tartışmaları” ve benzerlerini değil, 10 milyon işsiz  gence   onların iaşe  ve ibadelerini sağlayacak “nasıl iş bulunacak”, kaşıkla içip karınlarını doyduracak önlerine  “nasıl bir kase aş konulacak”, başlarını sokup barınabilecek “nasıl bir ev bulunacak”, koyunlarına  alıp yatarak  çoluk çocuk sahibi olmak suretiyle nesillerini devam ettirecek “nasıl   eş bulunacak”  bu hayati sorunlarımızı tartışınız ve çözüm yolları bulunuz lütfen NOKTA

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya