Aziz dostlar ve sevgili okuyucularım, şimdiye kadar sizlerle “dağınık yazılarım” la buluşmuştuk. Artık bundan böyle “KÖŞE YAZISI” formatı adı altında, daha düzenli ve sistematik bir yazı hayatımla sizlerle buluşmaya devam edeceğim. Dua edeniz, Allah beni utandırmasın ve başarılı olayım. 6-7 yıldan beri kullandığım “TARİHE NOT DÜŞMEK” formatım da ara sıra devam edecektir. Bildiğiniz üzere bütün yazılarım “açık büfe” dir. İsteyen istediği yerde benden izin almadan ve bana telif ücreti ödemeden yayınlayabilir.
17.02.2021 09:40
716 okunma
AK PARTİYE MANİFESTOM
Süleyman Kocabaş

TARİH VE  GÜNÜMÜZ PERCERESİNDEN

                                                               BÜYÜK UYARI!

                                     AK PARTİYE MANİFESTOM

                                                                                          

                                                  Okuyucularıma Bir Bilgilendirmem             

         Aziz dostlar ve sevgili okuyucularım, şimdiye kadar sizlerle “dağınık yazılarım” la buluşmuştuk. Artık bundan böyle “KÖŞE YAZISI”  formatı adı altında, daha düzenli ve sistematik bir yazı hayatımla sizlerle buluşmaya devam edeceğim. Dua edeniz, Allah beni utandırmasın ve başarılı olayım.  6-7 yıldan beri kullandığım “TARİHE NOT DÜŞMEK” formatım da ara sıra devam edecektir.  Bildiğiniz  üzere bütün yazılarım “açık büfe” dir. İsteyen  istediği yerde benden izin almadan ve bana  telif ücreti ödemeden yayınlayabilir.

                                                           Yazı  Başlığı Metni

      Aziz dostlarım ve sevgili okuyucularım, bugünkü ilk  köşe yazımızda sizleri “Günümüz Penceresi” nden bakarak bilgilendirmek ve  aydınlatmaya çalışacağız.

    “Demokrasi ile idare ediliyoruz” deriz hep!...  “Güzel”!... “Siyasi partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır” da deriz!... Bu da “güzel”!... Bu bakımda ben bir tarihçi yazar olarak hem demokrasiyi hem de, iktidar  olup  zaten “vatan, millet ve devleti kurtarmak” için kurulduklarından şüphe etmediğim hangi parti olursa olsun, hataları ve sevapları, yanlışları ve doğrularıyla  da  “etik” olarak hepsini de sever, takdir ederim. Mümkün olduğu kadar ayrım yapmamaya dikkat ederim.  İktidar partisi AK Parti de böyle değerlendirdiğim partilerimizdendir. “Marksist ve PKK ile arasına mesafe koyamayan” denilen partiler dışında her partiye  oy verdim. Takım tutar gibi parti tutmam. CHP’ye bile mührümü bastığım oy pusulalarım oldu. Yalan söylüyorsam yılan çarpsın.  Tabii ki AK Partiye daha çok oy verdim, ama “sürülerle başarısızlığı” beni çok rahatsız ediyor. Sayın  Erdoğan’ın başarısızlıklarını açık  açık söylemesi de beni sevindiren diğer bir noktadır. Bizde onun dışında hiç bir lider “kendi dilimle itibar kaybetmeyeyim” düşüncesi ve korkusuyla  hatasını söylemekten yılandan kaçar gibi kaçarak söylemez.  Türk milletinin  en azından 2000  yılık tarihinde bunun tek istisnası Sayın Başkanımız Erdoğan’dır ve bu onun “en büyük erdemidir” kanaatindeyim.

      Sayın Erdoğan, iktidarda olduğu halde sanki bir muhalefet partisi imiş gibi kendi politikası ve yaptıkları aleyhine neler söylemedi ki:   2015 yılından başlayarak önce “Eğitimde başarılı olamadık” dedi, ardından  ekledi “Kültürde başarısız olduk”, 2019’da da  “Fikri hâkimiyetimizi kuramadık ” dedi. En son olarak da, bu “üç başarısızlığı” na  “iki başarısızlık” da ekleyerek, “5 büyük başarısızlık mecmuu” ndan olarak  13 Şubat 2021’de ana – baba memleketi Rize’de şunları söyledi: “Eğitimde, kültürde, fikirde, ailede ve sanatta başarılı olamadık” dedi. Mecmuunu birden söylediği için kendisine “daha büyük” olarak teşekkür ederim. İşin esasına bakılırsa, adı gelen bunlarda “başarısız” olmak, her alanda başarısız olmak demektir. Çünkü, “kalkınmanın alt yapısı” bunladır. Kalkınma,  bunlarda başarılı olmakla mümkündür.  

        Bu milletin siyasi hayatından  Atatürk, İnönü, Menderes, Demirel, Ecevit, Özal, Erbakan, Türkeş vb. gibi daha niceleri gelip geçmiş “siyaset devleri” vardır, ama,   bunlardan neredeyse hiçbirisi “hatalarını itiraf etmek, söylemek erdemi” ni Sayın Erdoğan kadar göstermemişlerdir. Ama, yine de “haklar” ını yemeyelim: Bunlardan 2-3 hata itirafı da olsa  Atatürk 2, Demirel 2, Özal da 3 hata itirafı erdemi göstermiştir. Eğer beni  “küçümsemeden, ötelemeden” okursanız bunları da önümüzdeki günlerde köşe yazımda yazacağım. Beni okuyan kazanır; okumayanın ise klasik, kısır ve güdük kalacağı kanaatindeyim. Birisi Atatürk’ün “İkinci Adamı” İnönü ile onun “Üçüncü Adamı” Celal Bayar, “büyük hatalarla”  yüklü oldukları halde bunları söylememek için yılandan kaçar gibi kaçmışlardır. Hata bunu İnönü –Bayar ikilisinden Bayar, “Benim ile İnönü arasında öyle sırlar vardır ki, bunları dağlara yüklesek onlar bile çekemez” diyerek, genelde “hata itirafları” olacak olan bunları açıklamadan mezara kadar götürmüşlerdir.   

      Sayın Erdoğan gerçekten “siyasi hata itiraf erdemleri” nden  olarak daha başka  neler söylemedi ki: Muhtelif tarihlerde kronolojik sıra ile  “Esed beni aldattı, Apo beni aldattı, Fetö beni aldattı, Mesut Barzani beni aldattı, Başkan Trump beni aldatı, NATO beni aldattı, Şu ve Bu beni aldattı…” dediklerini de herkes bilir zaten. Yakında da “Vladimir Putin beni aldattı” der mi, demiz mi kestiremiyoruz.  Sayın Erdoğan’ı  bu “hata itirafları” yla da tebrik ederim. Bir arada da “Ekonomide istediğimiz seviyeye gelemedik” demişti galiba. Sayın  Erdoğan’ın “Hiçbir şey yapamadık, benden ve bizden bu kadar” demesine sıra  gelir mi gelmez mi bilinmiyor.

      Benim bildiğim ve istediğim bir şey varsa o da şudur:  AK Partinin bütün bu itiraf edilen hatalarını en kısa zamanda düzelterek iktidarını sürdürmeye davam etmesidir. Çünkü, onun yerini doldurup daha başarılı işler yapabilecek, Sayın Erdoğan’ın ifadesiyle “Ehliyetli, liyakatli, milli ve yerli muhalefet yoktur.” Yani, gelen gideni aratabilir. Keşke aratmasa, bir dileğimiz de budur.

        Sayı Erdoğan, “Devlet şikayet  etmez,  devlet şovlu  propaganda yapmaz, iş yapar, vatandaş görerek takdir eder, sandıkta yeniden ya seçer yada seçmez, değiştirir” denilir. Çok doğrudur. Sayın Erdoğan’ın bu “erdemli hata itirafları” yanında, aşması gereken  en büyük diğer bir “handikap” ı da “Pandemi Sürecidir”. Bu süreci de “kazasız- belasız” atlatamazsa belki de yalnız başına bu, kendisini ve partisi AK Partiyi   güme götürebilir. Benim şahsen buna gönlüm razı değildir… 18 yıllık iktidarı süresince Türk seçmeni AK Partiye her seferinde büyük krediler açtı.  Bunlar   “heba” edilmemeli, millet “ümitsizlik” e sürüklenmemelidir. Bir kuşumuz varsa affoluna. 

        Atatürk’ün “iki hatası erdemi” ni  anlatacağımız gelecek haftaki yeni bir köşe yazımızda buluşmak  üzere hoşça kalın efendim. Vesselam. 16 Şubat 2020

Süleyman KOCABAŞ
Tarihçi Yazar
kocabassuleyman@gmail.com

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya