Mehmet Sami, Teknik Üniversitenin makina bölümünü bitirince; Bayındırlık Bakanlığı’na iş için müracaat etti. Bakanlık, “dilekçeni kayda aldık. İmtihan açılacak. Seni imtihandan önce ararız” dedi.
19.02.2021 04:24
2 yorum
1.649 okunma
Yaşanmış hikayeler..
Av. Sabri Turhan

Mehmet Sami, Teknik Üniversitenin makina bölümünü bitirince; Bayındırlık Bakanlığı’na iş için müracaat etti. Bakanlık, “dilekçeni kayda aldık. İmtihan açılacak. Seni imtihandan önce ararız” dedi. 

Genç Mehmet Sami, işi garantiye almak istiyordu. Tek yeri gözlemek istemiyordu. Özel sektörden de iş istedi. Değişik müracaatları oldu. 

Bu arada  Bayındırlık Bakanlığından  bir yazı geldi. Yazıda; “5 mayıs günkü imtihan  için bakanlık konferans salonunda  hazır  bulununuz” yazıyordu. 

Bu arada Mehmet Sami  imtihan  gününe kadar özel sektörde iş buldu. İhtihana gitmedi. Aradan bir ay kadar daha bir zaman geçti. Bu sefer Bakanlıktan yeni bir yazı daha  geldi. Yazıda; “girdiğiniz imtihanı kazandınız.1 temmuz günü Bakanlık personel  dairesinde  hazır olunuz” yazıyordu. 

    Xxxxxxxxxx 

1979 yılında  Ortaklar Öğretmen Okulu, Eğitim Enstitüsü  olunca , bütün ilk okul öğretmenleri yüksel okul mezunu olmuş oldu. 

O yılLarda Türkiye’nin  siyasi hayatı karmaşıklıklar  ve çekişmeler içinde idi. Sık sık iktidar değişmeleri oluyor, öyle ki bir iktidar  7-8 ay iş başında ancak kalıyor, yerine daha hırslı ve daha aktif olmaya çalışan  başka bir iktidar geçiyordu. Milletvekili  transferlerinin de çok olduğu bir dönemde, her iktidar bir öncekine göre daha çok ve daha hızlı iş yapmak istiyor gibi görünerek, halk nezdinde itibar hesabı yapıyordu. Okul mezunlarını  hemen tayin edip, bir  an önce adayları maaşla buluşturmak bile böyle bir hesaba dahil ediyordu. 

O yıl, okulun son sınıf  öğrencilerinin hepsi, hemen bir-iki hafta içinde ilkokul öğretmeni olarak tayin edildiler. Son sınıf  öğrencisi öğretmen adayı genç Emine’nin iki dersten bütünlemesi  vardı.Bu curcuna arasında  O da Şanlıurfa  Akçakale’nin   bir köyüne tayin oldu. 

Emine o köyde iki yıl çalıştı. 3.Yıl, eş durumundan Fethiye’nin  bir köyüne tayin oldu. Bir yıl da o köyde İlkokul öğretmenliği  yaptı.3.Yılın sonunda; Milli Eğitim Müdürlüğünden gelen bir yazıda; “kayıtlara  göre henüz okulu bitirmediğinizden, öğretmenliği  bırakmanızı ve şimdiye kadar aldığınız maşaları da iade etmenizi rica ederiz ”diyordu.  

Emine öğretmen, okuluna gitti. Aldığı maaşları iade etti. İmtihanını verdi. Yeniden Fethiye’ye tayin oldu. Yıllarca öğretmenlik  yaptı. Emekli oldu. Şimdi Fethiye’de yaşıyor. 

Xxxxxxxxxxxxxxxxxxxx 

1960 yılı 27 Mayıs günü ihtilal olduğunda ,Konya’nın Sarayönü ilçesinin  bir köyünde ekin tarlasında  dolanmakta olan Adem, haberi duyunca;” bu iş neyin nesi” diye köy kahvesindeki radyodan  haber dinlemeye gitti. İhtilal olmuş, askeriye yönetime el koymuştu.Ajansı sunan spikere iyice kulak veren Adem;” Cemal Gürsel liderliğindeki Milli  Birlik komitesi “ lafını duyunca, şapkasını havaya atıp iki elini de yumruk yapıp ,avazı çıktığı kadar “ooh beee !..”dedi. 

Hemen eve gelen Adem, karısına; “hanım,çabuk bir hediye sepeti hazırlı ! Benim emir eri olduğum paşa, ihtilal yapmış. Ankara’ya gidip kendisini ziyaret edelim” dedi. 

Ertesi günü Ankara’ya gelen Adem, ihtilal liderinin bulunduğu yeri keşfedip, kapıdaki  nöbetçilere kendisini tanıttı. “ben eskiden  O’nun emir eri  idim. Kendisi ile görüşeceğim” dedi. Askerler, Adem’i 

içeri   almadılar  ve görüştürmediler. Adem de yolun karşısındaki  ağacın altındaki  banklara oturup, saatlerce bekledi . Birkaç defa görüşmek için gene denemede bulundu. Gene olmadı.O gece o bankın  üzerinde sabahladı. Ertesi sabah, yeni gelen nöbetçilere durumu gene anlattı. Gene içeri almadılar O’nu. Adem o gece de  banklarda sabahladı. Daha ertesi günü, gene denedi. Bu sefer, görevliler, O’ nunla baş edemeyeceklerini  anladılar. Ve O’nu Paşa  ile görüştürmek için  içeri oldılar.  Adem büyük bir saygı ile Paşayı selamladı. Zaten birbirleri ile yıllardır  haberleşiyorlardı. Adem, paşaya sık sık mektuplar yazıyor, bayramlarda kartlar atıyor, halini hatırını soruyordu. 

İçeride görüşme uzun sürmedi .Adem ; “ben bir yere girmek ve orada baş olmak istiyorum”dedi. 

İhtilal lideri  Konya valisine ulaştırılmak  üzere yazdığı mektubu  Adem’e  verdi. Görüşme bitti. Adem, 

Sevinçle oradan ayrıldı.  Otobüs’e binip   Konya’ya  geldi. Doğru  Konya Valiliğine  gitti. Konya Valisi mektubu okudu. Kendisini mektupla  vali  muavinlerinden  birine  göndererek muavinine “bir bak bakalım”dedi. 

Vali muavini baktı .Adem’i dinledi. Biraz konuşturdu. Uyanık bir adamdı ama, bu işleri  yapabilir miydi pek tereddütte kaldı. Listeye baktı, Sarayönü İlçesi Mal Müdürlüğü  münhaldi. 

Adem, Sarayönü Mal Müdürlüğü’ne tayin olacaktı. Vali muavini O’na biraz nasihatta bulundu:Kimseye  acemi olduğunu, bu işlerden pek anlamadığını  belli etme ! Biliyormuş gibi davran. Seni tecrübeli  ve bilgili sansınlar” dedi. Eline bir atama belgesi verdi ve gönderdi. 

Yeni Mal Müdürü, önce kaymakamı  ziyaret etti. Personeli ile tanıştı. Günlerce daireye muntazam geldi gitti. İşini başarı ile yürütmeye çalıştı.  

Bir gün Orman İşletme’den  bir yazı geldi. Yazıda;” müessesenizdeki mahrukat miktarını bildirin” diyordu. Müdür bey,”mahrukat” kelimesine (odun ve yakacak) takıldı. Bir türlü bilemedi. ”Mahlukat olsa ,yaratılmış ,insan veya hayvan demektir bu” dedi. Ama kimseye de soramadı. Vali muavini, “her şeyi  biliyormuş gibi yap “demişti ya, bunu unutmamıştı. 

Düşündü, düşündü… “Bu mahrukat  olsa olsa daha üstün bir şeydir herhalde” dedi. En sonunda  yazıya bir cevap yazdı. “Müessesemizde mal müdüründen başka mahrukat  yoktur” dedi.  

(bu üç olay da ayniyle vakidir.)  

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
2 yorum yapıldı
"GÜZELE" devam.
Güzel bir derleme olmuş.Düşüncürücü anektotlar. Yazmaya devam. Aslında bunların hikaleştirilmesi ne kadar güzel olurdu.
Yorum Ekleyen: hasan mutluoğlu     23.02.2021 20:51:37
MAHRUKAT-MEVAŞİ
Mahrukat hikâyesi, mevaşi hikâyesine pek benziyor. Bir seferinde de onu yazıver. Selam ve sevgilerimle.
Yorum Ekleyen: İsmail Aydın     20.02.2021 00:17:25
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya