Ömer Faruk Harman bir yıldız idi, kaydı, bir güzel insan idi kaybettik, onca birikimi ile tevazu örneği idi, sessiz ve derinden hayırlı hizmetlerde bulunmuş, eserlere imza atmış idi, artık ondan mahrum olduk. Rabbim “Dünya hayatın buraya kadar” demiş, bizim, “Biz hepimiz sana aidiz, Mevlâmız, sahibimiz sensin, yok iken sen yarattın, bana gelin buyurduğunda elbette sana döneceğiz” demekten başka kulca yapacağımız bir şey yoktur.
07.03.2021 11:53
1.367 okunma
İki taziye
Hayrettin Karaman

Ömer Faruk Harman bir yıldız idi, kaydı, bir güzel insan idi kaybettik, onca birikimi ile tevazu örneği idi, sessiz ve derinden hayırlı hizmetlerde bulunmuş, eserlere imza atmış idi, artık ondan mahrum olduk. Rabbim “Dünya hayatın buraya kadar” demiş, bizim, “Biz hepimiz sana aidiz, Mevlâmız, sahibimiz sensin, yok iken sen yarattın, bana gelin buyurduğunda elbette sana döneceğiz” demekten başka kulca yapacağımız bir şey yoktur.

1963-’65 yıllarında İstanbul İmam Hatip Okulu’nda meslek dersleri öğretmeni olarak görev yapmıştım. Aynı hizmet yolunu benimseyen arkadaşlarımızla on beşer öğrenci seçmiştik, onları on beş günde bir evlerimizde topluyor, özel olarak verdiğimiz ödevlerini kontrol ediyor, yeni ödevler veriyor, çay içip sohbet ederek toplantıyı bitiriyorduk. Verdiğimiz ödevler Arapça ve bir yabancı dil öğretimi, bir kitap okuma ve okul derslerindeki durum kontrolü, ülkemizde ve dünyada olup bitenleri değerlendirme… idi. İşte bu öğrenciler arasında merhum derken içim yanan Ömer Faruk Harman da vardı.

Biz İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü’ne asistan olarak geçtikten sonra da bugüne kadar onunla dostluk, sevgi-saygı, istişare, yardımlaşma… ilişkimiz hep devam etti.

Bilecik Söğüt’te doğmuştu (1950). O, bir okul ile yetinecek ve resmi imkânsızlıklara boyun eğecek bir karakter değildi. İstanbul İmam-Hatip Okulu’ndan (1968) ve Pertevniyal Lisesi’nden (1969), sonra İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü’nden (1972) ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nden (1973) mezun oldu. “Dinler Tarihi Açısından Şehristânî ve el-Milel ve’n-Nihal” adlı takdim teziyle İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü’ne öğretim üyesi oldu (1977). Enstitünün 1982 yılında Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ne dönüşmesinden sonra aynı adlı teziyle doktor unvanını aldı (1983). Aynı fakültede 1988 yılında doçent, 1994’te de profesör oldu. 2005-2009 yılları arasında Diyanet İşleri Başkanlığı Paris Din Hizmetleri Müşavirliği görevinde bulundu. Emekli olduktan sonra çeşitli hizmetlerine devam etti. Hayatının sonuna kadar da İbn Haldun Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi’nde dinler tarihi öğretim üyesi idi.

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya