Esat Mahmut, ilkokulu bitirdiği zaman; okumasını ve köyden gidip memur olmasını isteyen babasının arzusuna uyarak parasız yatılı okul imtihanlarına girdi. Parasız yatılı lise imtihanı, öğrenmen okulu imtihanı ve İmam Hatip lisesi imtihanı...
20.03.2021 04:42
1.768 okunma
Yaşanmış hikayeler…(2)
Av. Sabri Turhan

Esat Mahmut, ilkokulu bitirdiği zaman; okumasını ve köyden gidip memur olmasını isteyen babasının arzusuna uyarak parasız yatılı okul imtihanlarına girdi. Parasız yatılı lise imtihanı, öğrenmen okulu imtihanı ve İmam Hatip lisesi imtihanı... 

Esat Mahmut, aslında çok istemese de sadece imam hatip lisesi yatılılık imtihanını kazandı. O’nun gönlünde daha başka okullar vardı. İstemeyerek başka bir şehre yatılı okula gitti. 7 yıl sonra okulu bitirdi. 

Okulu bitirip köyüne döndüğünde babası, O’nun kısa yoldan memur olup para kazanacağına sevindi. Esat Mahmut müftülüğe gitti. Bir köye tayini yapıldı imam hatip olarak... Valizini alıp o köye gitti. Ama baştan imam hatip okulunu istememişti ki, imam olmayı istesin... Biraz gönülsüz olarak vaktinde ezan okuyor, insanları namaza çağırıyordu. Harman ve değirmen zamanı olunca namazlara köylüden pek gelen olmuyordu. 

İmam Esat Mahmut’un biraz da halkla ilişkileri zayıftı. Köylüler O’nu, O köylüleri tam bağrına basamadı. Hatta köylüler kendileri namaza gelmediği zaman, Esat Mahmut’un tek başına kaldığında camide namaz kıldığına bile şüphe ile bakıyordu. Esat Mahmut da bu işte pek hevesli değildi. 

Konunun tam burasında; imamlık yapmak istemeyen başka bir hikâye aklıma geldi. Esat Mahmut’a ara verip, onu anlatayım istersiniz... 

1940’larda ülkede dini hayatın zayıfladığı bir ortamda, Yozgat’ın köylerinde köylülere imamlık yapacak, cenaze yıkayacak insan kalmamıştı. Köylüler çevre köylerden kendilerine cuma namazı kıldıracak, Ramazan’da teravih namazı kıldıracak insan arıyorlardı. Emanet olarak gelen imama maaş yok tabi. Bir ay sonra biraz buğday, biraz arpa, biraz da daha başka bir şeyler vererek, onu teselli edecek bir hediye ile gönderiliyordu emanet imam. 

Bu olay Cemil Kılıçaslan’ın Halo Can kitabında anlatılıyor… 

Halo Can’daki Halo Dayı, köyünün sağlam bir adamıdır. Güvenilirdir. Ve muttakidir de. Köylüler çevre köylerden imam aramaktansa, Halo Dayı’yı kendi köylerine imam yapmak isterler. Halo Dayı’nın evine giderler. Köylüler: ”Halo Dayı biz düşündük, taşındık seni köyümüze imam yapmak istiyoruz. Bize sen imam ol, sen bize namaz kıldır” derler. 

Halo dayı imam olmak istememektedir. Aklından bile geçmez bu. Hemen bir mazeret bulur: ”Benden imam olmaz” der. Köylüler:” Niçin senden imam olmaz Halo Dayı” derler. Halo dayı: ”Ben zamanında kız kaçırdım. Kız kaçıran adamdan imam olmaz” der. Bu sefer köylüler: ”Kızı kaçırdın ama, onunla evlendin. Boyunca çocukların oldu. Bu imamlığa engel değildir” derler. 

Bu mazeretinin tutmadığını gören Halo Dayı, “ben zamanında adam vurdum. Adam vuran adamdan imam olmaz” der, bu sefer... O zaman köylüler: ”Adam vurdun ama, o adam ölmedi. Bunun için hapse girip cezanı da çektin. Bu da imamlığa engel değildir” derler. Halo Dayı, bir-iki küçük mazeret daha bulsa da köylüler gene bastırır. En sonunda Halo Dayı köyüne imam olur. Gönülsüz olarak da olsa...  

Gönülsüz imam Esat Mahmut, o köyde bir yılı aşkın bir zaman kaldı. Camiye gönülsüz gidiyor, köylüler ile tam temas kuramıyordu. Bir gün kalkıp Ankara’ya Diyanet İşleri Başkanlığı’na gitti. Tayin işlerine bakan görevliye “hocam, ben, cami imamı olmak istemiyorum. Beni mümkünse bir büro görevlisi olarak, kalemde iş yapılan bir yere tayin edin” dedi. 

Tayin işlerine bakan görevli listeye baktı. ”Tekirdağ-Malkara’da büro memurluğu münhal. Oraya gider misin“ dedi. Esat Mahmut bekardı. ”Valizimi alır giderim” dedi. Hemen evraklar hazırlandı. Malkara’ya tayin çıktı. Kaymakamlığa tayin emri bildirildi. Bir nüshası da Esat Mahmut’un eline verildi. Kendisine “15 gün sonra orada ol” denildi.  

Esat Mahmut, 15 gün sonra Malkara’ya geldi. Elinde bir valiz. Cebinde tayin evrakı... 

Müftülük binasına geldi. İçeri girdi. Üstünde “müftü” yazan kapıyı hafifçe tıklattı. İçeriden gür bir “geel” sesi duyuldu. Esat Mahmut içeri ürkerek ve korkarak girdi. Daha “ben buraya tayin oldum “der demez, müftü; yerinden kalktı kucaklarını açtı: ”Yahu kardeşim. Sen neredesin? 15 gündür ben seni bekliyorum” dedi. Esat Mahmut’u kucakladı. Esat Mahmut, bu iltifata şaşırdı. 

Biraz sonra müftü, “benim tayinim çıktı.15 gündür vekil olacak birisini bulamadım. Buradaki şahısların çoğu ilkokul mezunu ve müftülüğe vekalet edecek vasıfları yok. En uygunu sensin. Sen bundan sonra müftü vekilisin” dedi ve çıkıp gitti. 

Esat Mahmut’a bir şok daha. Oturdu orada bir koltuğa, düşündü kaldı. Ne yapacağını bilemedi. Terledi. Yağmurdan kaçarken doluya tutulmuş adam gibi idi. 

Müftü olmak, vekil olsa da kolay mıydı? Her hafta merkez camide vaaz edecek, diğer camilerde bu sesi diyafonla bağlanarak binlerce insan dinleyecekti. Boş boş konuşma da olamazdı ya... Bunun için Kur’an’dan, mealden, siyerden, tarihten konular bulacak, konuşma metni hazırlanacaktı. Ayrıca şehirde gerektiğinde protokolde yer alacak, konuşmalar yapacak, insanları idare edecekti. Velhasıl Esat Mahmut’un işi zor mu zordu... 

Müftü Esat Mahmut bu ile bir yıl dayanabildi. 

Bir yıl sonra Diyanet İşleri Başkanlığına gitti tekrar. ”Hocam, beni kurtarın. Beni başka bir bakanlığa verin. Ben bittim” dedi. 

Esat Mahut, en sonunda Fethiye Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ilçe müdürlüğüne makam şoförü olarak atandı. Orada yıllarca; müdürü, veterinerleri ve teknisyenleri köyden köye hayvanların aşılanması için taşıdı durdu. Oradan emekli oldu. 

                              Xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx 

Bu olay yani Esat Mahmut olayı ayniyle vakidir. Halo Dayı olayını da Cemil Bey bilir artık... 

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya