Zaman geçmiyor ki T.L.nin döviz karşısındaki değeri bir anda düşüvermesin! Ne oluyor da T.L. bir anda değersizleşiveriyor?
27.03.2021 02:32
1.555 okunma
DÖVİZ KURU ÜZERİNDEKİ MANİPİLASYONLAR NASIL ENGELLENİR?
Mehmet Aktan
Zaman geçmiyor ki T.L.nin döviz karşısındaki değeri bir anda düşüvermesin! Ne oluyor da T.L. bir anda değersizleşiveriyor? 
 
Reel (Gerçek) ekonomi mi çöküyor? Şirketlerimiz mi bir anda iflas ediyor? Bir anda Merkez Bankamızın tamtakır olduğunu mu öğreniyoruz? Milli hasılamız mı birdenbire yok oluyor? Hükümet mi düşüyor? Hükümet mi kurulamıyor? Uzun uzadıya süren siyasi ve ekonomik krizler nedeniyle paramız pul mu oldu? Askeri, siyasi, yargısal darbe mi oluyor? Sosyal karışıklıklar, ayaklanmalar, isyanlar mı zuhur ediyor? Girdiğimiz bir savaştan mağlubiyet sonucu tamamen yıkılmış, yok olmuş halde mi çıktık? Devletimiz, Milletimiz baş edemeyeceği çok yakın bir dış tehlikeyle mi karşı karşıya? Çok büyük depremler, yangınlar, seller memleketi harabeye mi döndürdü? Sadece bizim Ülkemizde mi salgın var? 
Bu soruların hiçbirisine evet diyemeyiz hamdolsun. Başka bir deyişle T.L.nin değer kaybetmesi için gerçek manada bir sebep yok. Ancak, kısa zaman aralıklarıyla T.L.nin değeri birdenbire düşüveriyor. Bunun bir izahının olması gerekiyor. 
 
T.L.nin değer kaybetmesi konusuyla bağlantılı olarak T.L.nin satın alma gücü konusunda da bir değerlendirme yapmamız gerekiyor.
Her ne kadar itibari olarak T.L. karşısında A.B.D. doları ortalama 7,5 kat, Euro da 8,5 kat daha değerli gözüküyorsa da, satın alma gücü açısından T.L.nin dolar ve Euro karşısında hiç de geri kalmadığını, söz gelimi 1.000 T.L.nin Türkiye’deki satın alma gücüyle, 1.000 Euro’nun Avrupa’daki satın alma gücü arasında, ya da 1.000 doların A.B.D.deki satın alma gücü arasında fazla bir fark bulunmadığını görüyoruz. 
 
Örnek olarak; Ekmek Türkiye’de de 1.5 T.L. Avrupa’da da 1.5 Euro, A.B.Dde de 1,5 dolar gibi. Sair gıda fiyatlarında da benzer durumlar olduğu gözleniyor. Sadece et fiyatlarında Avrupa ve A.B.D.de biraz ucuzluk var gözüküyor. Bunun sebebi de, oralarda bizim yemediğimiz malum hayvanın etinin yeniyor olması nedeniyle, bu durumun et fiyatlarını aşağı çekiyor olmasıdır.
 
Taşınmaz fiyatlarıyla ve kiralarında ise, T.L.nin satın alma gücünün dolar ve Euro'dan daha fazla olduğu, Avrupa, Amerika görmüş, oralarda kalmış insanların ifadelerinden, bazı yabancı belgesel TV. kanallarındaki programlardan anlaşılıyor.
 
Sanayi mamullerinde ise; Ülkemiz’de üretimi yapılmayan malların A.B.D ve Avrupa’ya oranla daha pahalı olduğu biliniyor. 
 
Peki o halde, dolar ve Euro'nun T.L. karşısında uluslararası piyasada 7-8 kat daha kiymetli olmasının sebebi nedir?
 
1-İthal etmek zorunda olduğumuz malların fiyatlarını, bu malları üreten ülkelerin istedikleri gibi belirleyip, dayatmaları ve bu malları dolar ya da Euro’yla almak zorunda oluşumuz. Bu, dövize olan talebi artırmakta, bu suretle döviz kıymetlenmektedir.
 
Şöyle bir düşününüz: ilk defa yabancı ülkelerde üretilip, bizim ithal ettiğimiz sanayii ürünlerini ne astronomik rakamlarla satın alıp kullandığımızı! Sonra Ülkemizde üretilmeye başlayınca bu ürünlerin ne kadar ucuzladığını.
 
Özetlemek gerekirse, sanayide ileri ülkelerin sanayi sektörü sanayi devriminden bu yana insanlığın kanını emmeye devam etmektedir. Şu hâlde gerçek bir üretim seferberliği elzemdir.
2-Vatandaşımız istiklal harbindeki seferberlik heyecanından çok uzaktır. Elindeki T.L.nin bir kiymeti harbisinin olmadığını düşünerek, döviz ya da altının devamlı kıymetlendiği hesabıyla döviz ve altına yönelmekte, her fırsatta döviz ve altın alıp biriktirme peşinde olmaktadır. Bu tavır, ithalatçının döviz talebine eklenince, döviz kiymete binmekte, böylece ha bire yükselmektedir. 
 
3-Uygun siyasi ve ekonomik ortam oluştuğunda beynelmilel Yahudi sermayesi, medyanın desteğiyle, kriz çığırtkanlığı yaparak dövize olan talebi azdırmakta, öncü manipülasyonlarla da dövizin yükselmesini sağlamaktadır. 
 
4-Ülkemizdeki düşman mahfiller kukla medyaları vasıtasıyla kriz propagandaları pompalayarak, gafil ve sorumsuz muhalifler de beyanat ve davranışlarıyla yaraya tuz basmaktadır.
 
Osmanlı’ nın yıkılma sürecinde 2.Abdulhamit Han’a yapılanlar, 1. Dünya Harbi’nde Osmanlı’nın, müttefikleriyle birlikte mağlup sayılması, devamında yeni bir haçlı saldırısıyla Devletimizin tamamen tarih sahnesinden silinmesi çabaları nasıl Misak’ı Milli ve Milli Mücadele ruhuna vücut verdi ve bu ruh sayesinde İstiklal Harbiyle Vatan kurtulduysa, günümüzde de Yeniden bir Milli Mücadele ruhunun canlandırılması, öncelikle ekonomik alanda yeni bir seferberlik ilanı elzemdir!
 
Vatandaşa, Ülkemize karşı başta ekonomik alanda olmak üzere her alanda yapılmakta olan haçlı saldırıları bütün çıplaklığıyla anlatılmalı, müteakiben de, ecdadımızın İstiklal Savaşında verdiği mücadelenin bir örneğinin günümüzde bilhassa ekonomik sahada aynen verilme zarureti ortaya konulmalıdır.
 
Şu günde; Bir tarafta canını vatan için feda etmiş şehitlerimiz ve gazilerimiz dururken, diğer tarafta, ekonomik kayba uğramayayım diye, memleket ekonomisinin zaafa uğraması pahasına, Dolar'a, Euro’ya yahut da altına yatırım yapılması en hafif tabiriyle gaflettir! Ve bu davranışın, sonuçları göz önüne alındığında ihanetle eş değerdedir!
Vatan müdafaasının, süfli menfaatlere feda edilmesi kabul edilemez! 
 
İthalat ve ihracatçıların dışındaki vatandaşlarımızın kasalarında keselerinde döviz bulundurmaları ekonominin gereği değildir. Süfli menfaatlerin korunması icabıdır. Buna fırsat verilmemelidir! Gün süfli menfaatlerin korunacağı gün değildir! Ekonomik Millî Mücadele’ye katılma, katkı verme günüdür!
Devlet İdarecilerinin “Ekonomik seferberlik” ve “Ekonomik Millî Mücadele” mefhumlarının içinin yasal olarak doldurulması noktasında gereğini yapması acil bir görevdir. Nasıl dövizle alım satım, kiralama, sözleşme yapma gibi konularda yasal sınırlamalar getirildi ise, bu konuda daha kapsamlı ve tutarlı yeni düzenlemelerin yürürlüğe konması kaçınılmaz bir zorunluluktur.
 
SONUÇ OLARAK:
 
Ülkemizi ekonomik olarak yıkma gayretlerinin önüne geçmek için;
 
Öncelikle “Ekonomik Seferberlik” ve “Ekonomik Millî Mücadele” ruhunun ikame edilip canlandırılması için gerekenin yapılması,
Gerçek manada, üretim seferberliği ilan edilip, gerekli yasal düzenlemelerin yapılması ve seferberlik atmosferinin tesis edilmesi,
T.L.nin kıymetini koruma konusunda gerekli yasal düzenlemelerin yürürlüğe konulması,
Düşman mihrakların manipülasyonlarının deşifre edilip, engellenmesi için gerekli tedbirlerin alınması,
Felaket tellallığı ve kriz çığırtkanlığı yapan mihrakların deşifre edilip toplumumuz üzerindeki moral bozucu yıkıcı etkilerinin ortadan kaldırılması.
Bu konuda RTÜK’ ün üzerine düşeni eksiksiz yapması.
 
Değerli okuyucu; Karşı karşıya olduğumuz ekonomik saldırıların, faiz oranlarının artırılıp azaltılmasıyla halledilebileceğini zannetmek, zan ve vehimden başka bir şey değildir. Faiz oranlarını artırırsınız, enflasyon azar. Faiz oranlarını indirirsiniz, döviz başını alır gider! Bir halk tabirimiz vardır: “Ha anan ölmüş öksüz kalmışsın, ha baban ölmüş yetim kalmışsın!” Faiz yükseltip düşürmenin bu problemi çözmeye hiçbir şekilde katkısı olamaz. Esasen Müslüman Türk Milletinin faizle uğraşması abestir! 
 
Bizim ekonomimiz: Katılımcı yatırım ekonomisine, Milli ve yerli üretime, lüks üretim ve tüketim yerine, öncelik sırasıyla; Elzem ve faydalı üretim ve tüketime dayalı olmalıdır.
Elzem ve faydalı üretim ve tüketim konusunda yeterli düzeye ulaşıldıktan sonra, lüks ihtiyaç maddelerinin üretim ve tüketimi gündeme gelmelidir. Dağıtımda da adalet esas olmalıdır.
 
Aslında bu doğruları yeni keşfetmiyoruz. Bu doğrular, her konuda olduğu gibi, Batı’nın yanlışlarını doğru kabul ettiğimiz zamandan beri unuttuğumuz, ara sıra hatırımıza gelen Milli Kültürümüzün eşi bulunmaz hazineleri! 
İnşallah, bu hazinelerimizi daha çok insanımız hatırlar, daha çok yönetenlerimiz hatırlar da aslımıza rücu ederiz!
 
Beraat Kandili’mizİ tebrik ediyorum. Hayırlara vesile olur İNŞAALLAH. Allah’a emanet olunuz. 27.03.2021
 
 
...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya