Medeniyetim, kültürüm, milli değerlerim adına kontrol altında tutulduğum; izzetimin, onurumun zaman zaman çiğnendiği, “adam” yerine konmadığım iki yüz yıllık bir süreç Batılılaşma. Adeta “gönüllü sömürgecilik” dönemi.
08.04.2021 11:35
2 yorum
1.132 okunma
Kahramanı ve Kurbanı Olduğum Dönem: BATILILAŞMA
İbrahim Gülsu

            Medeniyetim, kültürüm, milli değerlerim adına kontrol altında tutulduğum; izzetimin, onurumun zaman zaman çiğnendiği, “adam” yerine konmadığım iki yüz yıllık bir süreç Batılılaşma. Adeta “gönüllü sömürgecilik” dönemi.

            Zaman zaman ülkeler, toplumlar; ekonomik, siyasi, sosyal krizler yaşayabilir. Ama yaşama azmi olan milletler; milli kimliğinden enerji alarak tekrar toparlanır.

            “Kendi” olmak istemeyen milletler “başkası” olur.

            “Ne Yahudiler ne Hristiyanlar, sen onların dinine uyuncaya kadar (onlar) asla senden hoşnut olmazlar.” (Bakara-120)

            “Kim ki bir kavme benzemeye çalışırsa ondan olur.” (Hadis, Ebu Davut)

            Bu ilahi ikazlar bizi bize döndürmeli.

 Batılılaşma sürecinde, özellikle yönetici, aydın düzeyinde bir psikolojik, sosyolojik bunalım yaşadık ve hâlâ dozu biraz düşse de bu çarpıklığı yaşıyoruz.

İstiklâl Savaşı’nda, devlete ve aydınlara rağmen, millet direnmiş; toprağına, kültürüne, milli değerlerine sahip çıkmıştır.

            Batılılaşma,tüm dünya coğrafyasının  dünden bugüne çok hayati,bir milli meselesidir. Çünkü, dünyada küresel kültürle, küreselleşmeyle, Batılılaşmayla iki yüz yıldır yerel güçler, kültürler sürekli kavga halinde olmuştur.

            Batı medeniyeti, birçok medeniyeti dozer gibi ezdi geçti. Bu bir kültür, medeniyet katliamıdır. ABD’de, Afrika’da, Uzak Doğuda… yaşananları, kaybolan medeniyetleri medeniyet tarihçileri söylüyor.

            Şuan, Batı medeniyeti karşısında direnen tek medeniyet Türk-İslam Medeniyeti’dir.

            Tanzimatla keskinleşen kimliksizlik bunalımı, bizi ABD-Batı eksenli düşünceye, kültüre, siyasete mahkûm etmiştir. Bundan dolayıdır ki yıllarımız hep yabancı programların üzerimizde denenmesiyle geçmiştir. Maalesef birçok ülke için “Batılılaşma” gönüllü sömürgeciliğe dönüşmüştür.

            Kozmopolitizmin sözcüsü olan birçok kitle iletişim, kültür ve eğitim vasıtalarının bugün hangi toplum modelini hedeflediği ve hangi insan tipini yetiştirmeye çalıştığı belli değil. Hâlâ yerli, milli olanla olmayanın kavgası gönül coğrafyamızda ve dünyada devam ediyor.

            Dünyanın merhameti ve vicdanı olan bu millet, değer üretip dünyaya ihraç etmesi gerekirken; başkalarının ürettiği değerlerle, fikirlerle düşünen ve konuşan bir toplum oldu.

            Artık Batılıların bizi tanımlamasından; tüm kültür ve bilim alanlarındaki Batı’nın bilgi işgalinden kurtulmalıyız. Yoksa insanlığın ümidi, beklentisi olan yeni bir medeniyet hamlesi yapamayacağız.

Dinimiz, kültürümüz ve medeniyetimizle ilgili Batılıların ve oryantalistlerin ürettiği bilgi asla “gerçeğin bilgisi” değildir. Batılı kendisinden bir şey katmadan bilgi üretmez. Adeta boğa güreşlerinde boğaya tutulan şallar gibi bizim ve birçok milletin önüne konan, suni, oyalayıcı ve uyutucu gündemler,milletlerin enerjisi tüketiyor.

Batı, “medeniyet” bizimle başladı, iddiasında.

            Milli,yerli ve insani değerler, hedefler, projeler üretip dünyaya ihraç etme konumunda olmalıyız. Dünya şunu bilmeli ki Batı Medeniyeti çökmüştür. Bu sosyolojik anlamda bilimsel bir gerçektir. Bugün tarih yakamıza yapışmış bizi tarih sahnesine çağırıyor; ama gözümüz görmüyor, kulağımız işitmiyor. Üç yüz sene önce gönüllü olarak yakamızı Batı’ya kaptırmışız. Batı’nın hak ettiği üstünlük bizde, özellikle de aydınımızda aşağılık kompleksi oluşturmuş, milli direncimiz kırılmıştır. Farkında olalım veya olmayalım, düne göre biraz “ayık”mış olsak da, bu kompleks devam ediyor.

İbrahim GÜLSU

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
2 yorum yapıldı
Haklı ve Yerinde bir tespittir bu...
"Milli,yerli ve insani değerler, hedefler, projeler üretip dünyaya ihraç etme konumunda olmalıyız. Dünya şunu bilmeli ki Batı Medeniyeti çökmüştür. Bu sosyolojik anlamda bilimsel bir gerçektir. Bugün tarih yakamıza yapışmış bizi tarih sahnesine çağırıyor; ama gözümüz görmüyor, kulağımız işitmiyor. " Haklı ve yerinde bir tespitle bitirdiğiniz yazınız gerçekleri dile getiriyor. Tazminat Hareketiyle başlayan Batılılaşma modası bizi hem kültürümüzden hem de dinimizden koparmış, ahlaksızlığı birileri kendine moda yaparak kimliğini kaybetmesini sağlamışlardır. Bu aşağılık duygusu kendimizi inkar etmeyi getirmiş maalesef .. Selam ve saygılarımla...
Yorum Ekleyen: Ahmet Sargın     10.04.2021 18:48:08
Acizane
Peki islam toplumları son 300 yıldır insanlık için ne yaptı sorusuna gelelim sorun tespiti kolay peki çözüm ne.İslam toplumlarına bir bakın sadece tüketen gelişmeyi ilerlemeyi savunan islam dinini bilime gelişmeye kapalı bir din haline getirmiş siyonizmin kuklası haline gelmiş cemaat ve tarikatlarla kendisinin kurtuluşa erişeceğne inanan Mankurt bir topluluktan başka ne görüyoruz.Mademki şahlanmak istiyoruz tekrar dünyaya yön vermek istiyoruz ozaman tüketimden gösterişten uzak adilane çalışkan bir nesil yetiştirmek gerekiyor...
Yorum Ekleyen: Kuşçubaşı     10.04.2021 12:50:41
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya