Son günlerde sosyal medyada içimizdeki kripto (casus) yabancılarla ilgili bir yazı dolaşıyor.
12.04.2021 01:42
500 okunma
İÇİMİZDE ADI SOYADI BİZİMKİ GİBİ
DÜŞMAN YABANCILAR MI VAR?
Mehmet Aktan

            Son günlerde sosyal medyada içimizdeki kripto (casus) yabancılarla ilgili bir yazı dolaşıyor.

            Özetle; 1927'de, sessiz sedasız, kimsenin ruhu duymadan, Ülkemizdeki 200.000 Yahudi ve 800.000 Ermeni’ye ad ve soyadları Türkçe ad ve soyad'larla değiştirilerek yeni kimlikler düzenlenip verildiğinden, bunların zamanla Ülkemiz’in üst düzey siyasetçileri, iş adamları, finansörleri, akademisyenleri, kültür ve san’atçıları, medya patronları, üst rütbeli subayları vs. kalburüstü insanları olduklarından bahsediliyor.

            8 Şubat 2018’deki vatandaşın soyağacı bilgisini e-devlet ile öğrenebilmesine imkân sağlayan uygulamanın bu kişileri oldukça rahatsız ettiği, 1927’deki toplu kimlik değiştirme hadisesinin ortaya çıkacağı endişesiyle, gizli açık birtakım ittifaklar kurarak Millet’e Devlet’e düşman görüş ve taktiklerini hararetle savunma gayreti içine girdikleri ifade ediliyor.

            Değerli okuyucu;

            Özetlemeye çalıştığım bu konu tamamen gerçek dışı, kısmen gerçek dışı, ya da tamamen doğru olabilir. Ancak bunun sıhhatli bir incelemeyle ortaya çıkarılması gerekiyor. Zira, yazıda anlatılanın doğru olması halinde, Ülkemiz’in bir asır boyunca her bakımdan neden yerinde saydığı, ahlaki yönden neden geri gittiği çabucak anlaşılacaktır. Bu takdirde ise radikal tedbirlerin alınması söz konusu olacaktır.

            Gerçekten; Türkiye’nin girmediği 2. Dünya Harbi’nden Almanya ve Japonya mağlup ve yıkılmış olarak çıktılar.

            Tepesinde atom bombasının ilk defa patlatıldığı Japonya’nın hal-i hazırdaki durumu hakkında bir şey söylemeye gerek yok.

Almanya ise; 1946 da savaştan çıktıktan 20 yıl sonra Türkiye’den ve başka ülkelerden işçi kabul etmeye başladı. Halbuki Almanya’nın o zamanki nüfusu Türkiye’nin nüfusunun iki katı, yüzölçümü ise 1/3 ü kadardı. Yani kilometre kare başına Türkiye’nin barındırdığı nüfusun 6 misli nüfus barındırmak durumundaydı. Böyle bir mukayese karşısında kahrolmayacak bir vatandaşımız yoktur herhalde!

Hani Türk Milleti zekiydi, çalışkandı? Yoksa değil miydi? Yoksa bu yargı sadece hamaset nutkundan ibaret miydi?

Elbette hayır? Bu Millet gerçekten zeki, çalışkan, becerikli, dürüst, adil ve kahraman bir Millettir! Hülasa Müslüman’dır! Bir insanda bulunması gereken tüm güzel hasletler Aziz Milletimizin beher ferdinde mevcuttur!

Aziz Milletimiz; 6 asır boyunca, 19,5 milyon Km kare yüzölçümlü (Türkiye’ nin 20 misli) bir büyük devletin tebaasına huzur ve mutluluk sunmuş Âli bir Millettir!

Pekâlâ ne oldu da biz dünyada daha millet bile olamamış topluluklar, toplumlar kısa zamanlarda süper güçler haline gelirken; bu Aziz Millet bizi de kabul etsinler diye ABnin kapısında 50 yıldır bekler olduk? Ne oldu da, bu Aziz Millet’in evladı Almanya kapılarında “Beni de sığınmacı olarak kabul ederler İnşallah” diye dua eder oldu!

Son zamanlarda sanki uykudan uyanıp kendimize gelir gibi olduğumuzda neden içimizden bazıları, dışımızdaki düşmanlarla aynı safta bize karşı savaşıyorlar?

Değerli okuyucu;

Sadece Çanakkale’de 250.000, Sarıkamış’ta 90.000 şehit veren Müslüman Türk Milleti’nin evladı, Devletine, Milletine bu kadar düşman olabilir mi? Bu husumet gafletle, Fikir ve görüş ayrılığıyla izah edilebilir mi?

İdarecilerinin 95 güzel, doğru, iyi icraatını göz ardı edip, 5 yanlış, hatalı işini diline dolayıp düşmanla aynı hasmane tavrı takınabilir mi?

Bu Aziz Milletin bir ferdi iken, düşmanın beyin yıkama faaliyetine bu kadar mı ram olduk? Yüreğimizde, manevi değerlerimizden, kültürümüzden, ecdadımızın ruhundan hiç mi eser kalmadı?

Değerli okuyucu;

Yazımızın başında sözünü ettiğimiz ad ve soyadların topluca değiştirildiğine ilişkin bilginin gerçeğe dayanıp dayanmadığının acilen, çok titiz bir incelemeyle ortaya çıkarılması gerekiyor.

Aksi halde; Siyasi hayatımızda Adnan MENDERES gibi Millet’e mal olmuş vatan evlatlarının neden bertaraf edildiğini, neden her 10 yılda bir askeri darbeler yapıldığını, neden darbelerle ilgili olarak, siyasîlerin, akademisyenlerin, bürokratların, askerlerin hem fikir olup birbirlerine omuz verdiklerini,

Niçin onlarca insanın zaman zaman durumdan vazife çıkarıp bir araya gelerek bildiriler kaleme alıp, yayınladıklarını,

Bu Millet’i neden Dîn’inden koparmak istediklerini, Yüce Dîn’imizi neden dejenere etmek istediklerini, neden FETÖ misali istismar ederek yüzbinlerce masum yahut gafil insanımızı mağdur ettiklerini,

Anlayamayız.

Ülkemizde, asırlar öncesinde, başka ülkelerin zulmünden kaçıp Ülkemize sığınmış Yahudilerin ve asırlardan beri Ülkemizde Millet-i Sadıka sıfatıyla huzur bulmuş Ermenilerin nereye kayboldukları gerçekten merak konusu değil mi? Yine Ülkemizdeki Masonların halen ne işle meşgul olduklarına dair bir bilgimiz var mı?

Elbette Hamdolsun M.İ.T.'ımız son zamanlarda göğsümüzü kabartan çalışmalar yapıyor.

İnanıyorum ki bu konularda da yüreğimize su serpecek çalışmalar yapacaktır. Bir vatandaş olarak bu konunun atlanmaması gereken bir konu olduğunu vurgulamak adına bu yazıyı kaleme alma ihtiyacı hissettim.

Ramazan-ı Şerifimiz hayırlara vesile olsun İnşaallah. Allah’a emanet olunuz.
12.04.2021

 

Av. Mehmet AKTAN

 

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya