Medeniyet kelimesinin sözlük anlamı şehirlilik sözcüğüne karşılık gelmektedir. Arapça kökenli olup, “Medine-Şehir” kelimesinden türemiştir.
03.05.2021 02:41
387 okunma
MEDENİYET ÜZERİNE
Mehmet Aktan

            Medeniyet kelimesinin sözlük anlamı şehirlilik sözcüğüne karşılık gelmektedir. Arapça kökenli olup, “Medine-Şehir” kelimesinden türemiştir.

            Şehir hayatının insan topluluğuna sunduğu manevi ve maddi iyilik ve imkânları ifade eder.

            Tarihi geçmişi, hemen anlaşılacağı üzere; Yüce Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.S.) Efendimizin Medine’de kurduğu İslam Devleti’ne uzanır. Bir başka deyişle medeniyetin temeli, Medine’de kurulmuş olan İslam Devleti’dir.

            Medeniyet iki başlık altında incelenebilir. Birisi Manevi medeniyet ki, bu kategori, medeniyet vakıasının asıl amacı ve konusudur. İnsanların Yaratan’ına karşı sorumluluklarını, bizatihi kendi aklî, bedenî ve ruhî varlığına karşı sorumluluklarını, diğer insanlara ve Devlet’e karşı hak ve sorumluluklarını, insanlığa karşı hak ve mesuliyetlerini, canlı-cansız tabiata karşı hak ve mesuliyetlerini tanzim eden kaideler bütünüdür.   

            Medeniyet kavramının diğer şubesi de maddi medeniyettir. Medeniyetin bu şubesi ise; insan ve toplumun hayatını kolaylaştıran, refahını artıran her türlü fenni ilimler, keşif ve icatlar, ekonomi yönetimi, teknoloji, endüstriyel üretim, ulaşım ve iletişim vasıtaları vs. maddi imkanları kapsar.

            Son çağda medeniyetten ne anlaşıldığına baktığımızda çok çarpıcı bir gerçekle karşı karşıya olduğumuzu görürüz:

            Çağımızda medeniyete yüklenen anlam neredeyse tamamen maddi medeniyeti işaret etmektedir. Gerçekten;

            Uzaya insan gönderen, iletişimde elektroniğin zirvesine çıkmış bulunan, ulaşımda akıllara durgunluk verecek teknolojileri üretmiş olan, tıpta büyük hamleler yapmış, tarımsal üretimde tavan yapmış olan, harp sanayiinde insanı dehşete düşürecek silahları üretebilmiş olan toplumlar çağımızın en medeni toplumları sayılmaktadır.    

            Bu medeniyet alanındaki gelişmişlik derecesi, toplumların gücünün derecesini de belirlemekte, bu nedenle; toplumlar-devletler, güç sıralamasında ilerde olabilmek için hiçbir insanî ve ahlaki kayıt tanımadan maddi medeniyet alanında acımasız bir yarış halinde bulunmaktadır.

            Bu konuda geride kalmış olan toplumlar ise, çağımızın medeni sayılan toplumlarına yetişebilmek için her türlü fedakârlığa hazır vaziyette, azami gayretle çabalamaktalar.   

            Değerli okuyucu;

            Medeniyet sözcüğünün asıl anlamını teşkil eden manevi medeniyet kavramı ise insanoğlunun gündeminden neredeyse tamamen düşmüştür!

             Medine’de tesis edilmiş olan gerçek medeniyetin mirasçıları olarak kendi kendimize soralım ve samimiyetle cevap vermeye çalışalım:

            Çağımızda hangi toplumlar daha medenidir?

            Verilecek cevaplar arasında “Asr-ı Saadet Toplumudur” şeklinde cevap verilme ihtimali ne kadardır?

            Bu soruya doğru cevap veremeyişimizin nedeni, medeniyet kelimesine bizim de sadece ve sadece maddi medeniyet anlamını yüklüyor olmamızdır.

            Maddi medeniyet unsurlarıyla ilgili olarak Batı’nın bizlerden, hatta Asr-ı Saadet’ten çok çok ilerde olduğu tartışılmaz.

            Ne var ki;

            Güçlüysen haklısın;

Kendi refahın için başkalarını sömürebilirsin,

Sen doy, başkaları ölse de önemli değil,

Öyle silahların olsun ki, başkaları haklı da olsa, sana karşı koyamasınlar,

Keşif ve icatlarının ürünlerini öyle pahalıya sat ki, yoksul ülkeler senden almak zorunda oldukları endüstri ürünlerine ödeyecekleri para yüzünden, ekmek parasını zor bulsunlar.

            Gibi, insan ve toplumlar arasındaki adaleti yıkan ve zulmü esas alan bir medeniyet anlayışı insanlığa huzur ve mutluluk getirebilir mi?

            Oysa, medeniyet insanlığın huzur ve mutluluğunu temin için değil midir?

            Huzur ve mutluluğun esas kaynağı ise adalettir. Asr-Saadet toplumunda; Müslüman olsun olmasın herkese adaletle hükmedilmiş değil midir? Medine İslam Devleti’nde devlet eliyle zulmedilmiş bir kimse ya da topluluk olduğuna ilişkin bir haber bir bilgiye rastlanmış mıdır? Zulme müsaade edilmiş midir? Saldırmayana saldırılmış mıdır?

            Beğenmediğimiz Osmanlı’da; Fatih Sultan Mehmet Han’ın kolunun kesilmesine karar verildiğinde, bu adil karara şahit olan Rum kadının İslam’a girmesi bizim mensubu bulunduğumuz medeniyet hakkında bize bir fikir vermiyor mu?

            Müslüman olsun olmasın insanların mal, can ve namuslarını teminat altına almış olan İslâm Medeniyeti’dir. Haksız kazancı haram sayan, “Kazanç olarak insanın alın terinden başkası yoktur” düsturunu koyan İslâm Medeniyeti’dir. Zenginle yoksul arasındaki farkı zekât, fitre, kurban, sadaka-i cariye ile uçurum olmaktan kurtaran İslâm Medeniyeti’dir. İnsanın huzur ve mutluluğu için elzem olan; Sabır, şükür, kanaat, sevgi, saygı, tevekkül, hakka rıza, samimiyet, hoşgörü, empati yapma, temizlik, doğruluk, dürüstlük, çalışkanlık, azim, ilim tahsili, iki günü bir olmamak, hataları gidermek ancak şahsiyetleri rencide etmeme anlayışı, ahlak ve erdem gibi düsturları koyan İslam Medeniyeti’dir.

Din ve vicdan özgürlüğü, ikna değil tebliğ anlayışı, zorla güzellik olmaz anlayışı İslam Medeniyetindedir.

            Vakıf, sadaka taşı, yitik taşı, diş kirası gibi kavramlar başka medeniyetlerde yoktur.

            Mensubu bulunduğumuz medeniyetin güzel özelliklerini saymakla bitiremeyiz.

            Değerli okuyucu;

            Çağımızın medeni toplumları olarak kabul edilen toplumlar, asırlardan beri özellikle son iki asırdır, sahibi oldukları maddi güçlere dayanarak en başta bize, İslam Ülkelerine vs. mazlum milletlere zulmetmektedirler. Attıkları birer atom bombasıyla Japonya’nın Hiroşima ve Nagazaki adlı iki şehrini toptan yok eden, Amerika’nın gerçek sahipleri olan Kızılderilileri ortadan kaldıran A.B.D. gerçekte Ermeni mezalimine uğramış Türkiye’ye Ermeni Soykırımı suçlaması yapabilmektedir! Kendi gözündeki hezeni görmeyen, bizim gözümüzdeki saman çöpünü görmektedir!

            Bizim yapmamız gereken; Mensubu bulunduğumuz manevi medeniyetin gerçek medeniyet olduğunun idrakine ermek, gerisine düştüğümüz maddi medeniyet konusunda da, yine medeniyetimizin emir ve işaretleri doğrultusunda gereğini yaparak ekonomi, ilim ve teknolojide en öne çıkmaktır.

            Allah basiret, feraset ve idrakimizi artırsın İnşaallah. 03.05.2021

Av. Mehmet AKTAN

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya