Bir Ağustos 1952 Isparta Yalvaç doğumlu usta şair-yazarımızın tam adı Yusuf Bilge Boyacı’dır. Okurlarına ve okurlara birbirinden güzel yazı ve şiirleri ulaştıran usta, genellikle Yusuf Bilge diye bilinir. Babası M. Ali Bey Leblebiciler Mahallesi Boyacılar sülalesinden, Annesi Dürdane Hanım Kaş Mahallesi Hacı Beyler’dendir.
21.10.2021 07:00
1.072 okunma
Bilge Şair: YUSUF BİLGE USTA
Durdu Şahin

Bir Ağustos 1952 Isparta Yalvaç doğumlu usta şair-yazarımızın tam adı Yusuf Bilge Boyacı’dır. Okurlarına ve okurlara birbirinden güzel yazı ve şiirleri ulaştıran usta, genellikle Yusuf Bilge diye bilinir.  Babası M. Ali Bey Leblebiciler Mahallesi Boyacılar sülalesinden, Annesi Dürdane Hanım Kaş Mahallesi Hacı Beyler’dendir.

Yazı ve şiirleriyle okunan ve saygı gören Yusuf Bilge usta, ilkokul, ortaokul ve liseyi Yalvaç’ta okudu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksek Okulunun 1975 yılı mezunlarındır. Başbakanlık Personel Dairesinde kontrolör olarak çalıştı. Toprak Reformu Müsteşarlığı Urfa ve Konya birimlerinde araştırma ve eğitim uzmanlığı görevinde bulundu.

5 yıl devlet hizmetinden sonra serbest ticarete yöneldi. İ.Ü. İktisat Fakültesi’nde Sosyal Yapı ve Sosyal Değişme üzerine Yüksek Lisans eğitimi var. Balkanlardan Türk Göçleri ve Göç Sosyolojisi konulu tezini hazırladı. (1) . 2006 yılında emekliliğinden sonra edebi çalışmalarını sunmaya gayret eyledi. Birbirinden güzel yazı ve şiirler yazdı, yazıyor.

Bilge şair Yusuf Bilge; Aydınlar Ocağı, Türk Ocağı, ESKADER, Türkiye Yazarlar Birliği, üyelikleriyle birlikte Turan kültür Vakfı’nın da kurucu üyesidir.  Çeşitli kültür ve şiir sitelerinde yazı ve şiirleri okurlara ulaşan ustanın eserleri Akıl ve Fikir Yayınları tarafından okurlara ulaştırılıyor.

Şiiri, Fazlalıklardan Arınmış En Üst Düzey Sanat Dalı Kabul Eyliyor

Okurlara ulaşmış kaliteli ve çok okunan eserleri bulunan değerli şair ve yazar; bir yazarın da dediği gibi, şiiri fazlalıklarından arınmış, en üst sanat olarak kabul eyliyor.  O’na göre şiir sanatların sanatıdır. 

Edebî anlayışı Yahya Kemal çizgisinde ’kökü mâzide olan âtiyiz’ özdeyişine yatkındır.

Türk Edebiyatı’nı bütün dönemleri ve anlatım biçimleriyle kesintisiz bir süreç olarak kabullenir ve sever.

Şiirleri ve yazıları, 1968 den günümüze çeşitli dergilerde okurlara ulaşmıştır.

Adeta Bir Kelime Virtüözüdür Usta

Her okuduğunuz şiiriyle, herhangi bir konun derununa nüfuz eylediğiniz, yeni ve farklı güzelliklere ulaştığınız usta, adeta bir kelime virtüözüdür.

Her birisi bir projektör görevi gören, uzakları, ufukları aydınlık eyleyen şiirlerin adeta çimentosu hükmündeki kelimeler; ustanın kelime seçimindeki titizliğini, hassasiyetini gösteriyor okurlara.

Bir iki günde eskiyen, bulunduğu mısrada kabalık alameti bir şekilde görünen,  rengi silinmiş, ahenksiz, söylenmesi zor, ses güzelliğinden mahrum kelimeler değil, bu kelimeler.

Dünümüzü de günümüzü de dillendirirken çokça faydalandığımız, ışıklı, gölgeli kelimeleri;  “firuze, özgüven, gökyüzü, imge, kuş, ufuk, sahil, sımsıcak, mazlum, mâzi, zirve, kaygı, saygı, ziyade, erdem, rehber, muhabbet, cennet, mutluluk, sadık, bilgi, ahlak, iman, mümin, bilge, ceren, özgü, şakrak, efsane, söz, görklü, çağıltı, pınar, insaf, esinti, bahar, buse, meftun, destan, ceylan, dilber, tevazu, istikbal, tefekkür, dildaş, mızrap,  ilgi, sevecen, çağrışım, çiçek, dilek, gökkuşağı, dere, çay, ırmak, rengârenk, tebessüm, şahlanır, inci, mercan, zümrüt,”  vb. şeklinde sıralamak mümkün.

Şiirlerine kelime seçiminde; ustanın bir çini işçisinin titizliği ile kelime seçtiğini görüyor, demek ki usta işi şiirler, aydınlık, mânalı ve seçkin kelimelerle yazılıyor, diyoruz.

Söz Öbekleri ve Benzetmelerle Şiirlerini Kale Duvarı Gibi Heybetli Eylemiş

Ustanın kelime seçimindeki titizliğini; mısraları ve şiirlerini okuyucunun etkilendiği bir heybete kavuşturan söz öbekleri ve benzetmelerinde de görüyoruz.

Etkili, dikkatimizi kendisine yönlendiren, düşündüren, söylenişi zevkli, manası kuvvetli, güzelliği şüphesiz söz öbekleri ve benzetmelerle şiirlerini kale duvarı gibi heybetli eylemiş ustamız.

Şimdi, ustanın söz öbekleri ve benzetme ziyafetine buyurabilirsiniz.

İşte söz öbekleri ve benzetme ziyafeti sofrasında bulunanlar:

“Dirilişin gür sesi, söylenmemiş türküler, Uluğ Türkistan’ın soylu gönenci, dirlik şafağında birlik demi, üdeba meclisinde çay keyfi, kurulan görkemli otağ, ipliği düğümlü mum,  düşmanların merdi,  buz nakış, ceylan bakış, kök çınarı kemiren tırtıllar, gevrek meleyişler, Peygamber Çiçeği, bir av macerası, efkar üfüren rüzgâr, destansı türkü, saf şiirden çözüm, gür ışıklı dizeler, ömre bedel o tebessüm, dil gülşeni, ıtırlı güzellikler, yontulmamış kalemler, denklemin dengi, öfke tuzağı, akrebin postu, sümbül kokan tan yelleri, güdümlü gündem, susmanın erdemi, aklın yüzgeçleri, ince gümüş bir çizgi, bin başlı nifak, İrfan derinliği, ulu günün öncesi, bilge sözü, emel haritası, kuş tüyü anılar, köpüren dalgalar, erdem öğrencileri, muhabbet mestanesi, o mutluluk demleri, som efkâr, altın kemerli pehlivan, lezzet ustası,  kuş dili,  mayhoş deniz, tehlikeli sahne, cennet meyvesi, gözlerimin nâzende gökkuşağı, dağlı serinlikler, empati yöntemi, tarih yazmış akıncı beyleri, hüzün maskesi, şahin pençesi, derman otağı, özlü söylemler, ülfet çaydanlığı, bilgenin neva teli, Özden Özgü Muhammed, bayraklaşan yiğitler, eren dergâhı, han otağı, bilgelik burcu, bu suskun sahiller, gözyaşı renkleri, ağaran ufuklar, ceylan pınarı, bir şair intizarı, yosun tutan hüzünler, her özgür pervane, muhabbetin kıymeti, kar tutan kaşlar, huzur çağıltısı, ışık süzen ballar, nazdan duvar, köpüklü dalgaların büklümleri, aşk erdemi, usta çırak mihengi, ahret bahçeleri, ufkun son busesi, derûni coşkular, gönlümün bestesi, birlik muştusu, kadim Türk töresi, Yörük nakışı, Üsküp tezgâhı, destan pınarı, ömrün ilkbahar çağı, gönlümün rengi, dirliğin fermânı, mağfiret gemisi…

Şiirlerinin Şiir Gibi İsimleri Var

Okurları düşündüren, hislendiren bir tarzda yazan ustanın, “şiirlerinin şiir gibi isimleri var” diyebiliriz.

Daha şiirlerinin ismini okuyunca, o şiirle ilgili düşünmek, meraklanmak mümkün.

“Özden Özne, Ulu Çınar Türküsü, Doğrunun Eğrisi, Dört Kitabın Özeti, Dağdağa, Fikir Cehdi, Dilin Kemiği, Hukukullah, Heccav Postu, Ulu Günün Ulağı, Çağı Türkçe Okumak, Ömür Törpüsü, Börküne Buyruk” vb. şiirleri, bu tür orijinal isimli şiirlerindendir.

Şiirleri Tarihi Şahsiyetler Resmi Geçidi Gibidir

Türk tarihini de İslam tarihini de layıkıyla bilen ustanın şiirleri “tarihi şahsiyetler resmigeçidi gibidir”. Usta, bütün benliği ile tarihi şahsiyetlerimize hayrandır. Hem dini, hem millî şahsiyetlere her daim saygılıdır. Şiirin müsaade eylediği kadarıyla, okurların gönlüne bahse konu şahsiyetleri yerleştirmeye çalışmakta, insanımızın, ümmetin ve insanlığın faydalanacağı birçok güzel işler başaran bu şahsiyetleri tanımamız yönünde gayret eylemektedir.

Ustanın şiirlerini okurken mutlaka masamızda konuyla ilgili kitaplar bulundurmalı ve bu eserlerden bahse konu tarihi şahsiyetler hakkında daha teferruatlı bir şekilde bilgilenmeliyiz.

Her birisinin tarihte fevkalade başarıları bulunan, konuyla ilgilenenlerin tanıyıp bildiği, bilmeyenlerin bilmeye ve öğrenmeye çalıştığı bu tür kıymetli insanlara ustanın şiirlerinde gördüğümüz kadarıyla örnekler yazabiliriz.

İşte şiirlerinde gördüğümüz birçok dini, milli ve tarihi şahsiyetlerden bazıları:

Fahr-i Âlem, Maturıdî, İmam Âzâm, Tonyukuk, Kaşkarlı Mahmut, Beyrunî, Fârabî, İstemi Han, Yesevî, Yunus, Mevlana, Hacı Bektaş Hünkâr Veli, Alparslan Gâzi, Osman Gazi, Fâtih Sultan Muhammed Han, Atatürk, Börteçine, Asena, Banu Çiçek, Burla Hatun, Yuluğ Tigin, Atung Bilge, Mimar Sinan, Ulubatlı Hasan, Genç Osman, İlteriş Kağan, Halife El Mustaza, Emir Ulamış,  Âhi Batur Alp, Azat Beg, Elçibey, Sadık Ahmet, İsa Yusuf Alptekin, Başbuğ Türkeş, Osman Batur Han, A. Süleyman Çolpan, Mamey Hatun,  Fidyânı Seyf,  İsfahan’dan Bahtiyârlı Yiğitleri, Filistin’den Şam’dan Eyyûbiler, Van’dan Mahmatlı Aşireti, Hamedan’dan Zengibarlı Avşar Oymakları,  Cezayir’den kahraman Agâbiler, Bamsı Beyrek, Kürşad, Mehmed Esad Yesari Efendi, Almıla, Karangu...

Şiirlerinde İsimleri Bulunan Yerleşim Birimleri; Türk- İslam Tarihinin Yaşandığı Yörelerdir

Yüzlerce tarihi şahsiyet ve karakter örneği isimlere rastladığımız ustamızın şiirlerinde; tarihimizde ve İslam tarihinde çok önemli görevler deruhte eylemiş, nice nice kahramanlara ev sahipliğinde bulunmuş, bin türlü özelliği ve sayısız güzelliği ile hafızalara kurulmuş yerleşim birimlerinin isimlerini de sevinerek görüyoruz.

Mekke, İstanbul, Turan coğrafyamız, Kıbrıs, Bağdat, Başkent, Kaşgar, Doğu Türkistan, Azatlık, Orkun, Karabağ, Tebriz, Musul, Kerkük, Telâfer, Kâbil, Kırım, Rumeli, Kıbrıs, Asya, Taşkent, Buhara, Van, Bişkek, Isfahan, Kırım, Dobruca, Karabağ, Bosna, Çeçenistan, Kıbrıs, Makedonya, Halep, Orkun, Bayburt, Türkistan, Kafkaslar, Azerbaycan vb yerleşim birimlerini bir şekilde şiirlerinde ağırlamış saygıdeğer usta.

Şiirlerinde isimleri bulunan yerleşim birimleri; Türk- İslam tarihinin yaşandığı yörelerdir, şüphesiz. Her birinin Türk İslam coğrafyasında farklı bir önemi, güzelliği ve özelliği var.

Şiirlerinde birbirinden kıymetli mısraları var.

Bilge şair;  kendine özgü görüşlerini,  zihnimize, gönlümüze başarıyla ulaştırıyor,

Mısraları mevzuları hem tanımlıyor, hem değerlendiriyor.

Özümlenmiş bilgi, içselleştirilmiş ahlak ve aydınlık zihninin ürünü şiirlerinde; değerli, mânalı, bugünden daha da çok sonralara ulaşmaya müsait birbirinden kıymetli mısraları var.

Dikkatli şiir okuyucusunu bilgilendiren, düşündüren, gönendiren, umutlandıran söyleyişler, bu mısralar.

İşte o mısralardan bazıları:

“Şeyleşen öznelerin yalnız adları farklı.”

“Bendine kıvrıldı ufuk çizgisi.”.

“Terör gıdası kavga, barış maske besbelli.”

“Kâbe’nin derununda kıble gerekmez, bildim.”

“Buyurana dilimiz kem söylemez.”

Radyasyondan bin beter zihniyet kirliliği.” 

“Kendini bil, oku diye, Yaradan’dan bir nişansın. “

“Gönül inciterek hakka varılmaz.”

“Cuma cem olmak demek Allahın huzurunda.”

“Her varlık bir kutlu ferman, bilen okur kendisini.”

“Yolunca gitmeyen denksiz yorulur.”

“Bilincine, köprü sensin.”

“Bil ki, sevgi kâinatın ortak dili.”

“O, gerçek bilgeyse bilir kendini...”

“Türk’ün şaşmaz erdemi.”

“Bizim İlhanımız Kayı boyludur.”

“Bir karış toprağa değer bin akın.”

“İnsan ilk sınavını kelimeyle kazandı.”

“Eski bir fotoğraf özgüven sağlar.”

“Şaşı gözden yön sorulmaz.”

“Aydınlık çehrelerde ay-yıldızın nuru var.”

“Fetih günü coşkusu önce düşte yaşanmış.”

“Belâların dildedir bet yuvası.”

“Ruha mihenk, Fahr-i Âlem gözüdür.” 

“Bilgelik burcunda dost dosta nokta.”

“Her meşrebin bir semti, her semtin bir özü var.”

“Yüzyıllar epritemedi Yesevî öğretisini.”

“Söz erinden darbı mesel: İmandandır ahde vefa...”

“Bilim, yol ve yöntem demek.”

“Yesevî, Yunus, Mevlâna / Hacı Bektaş Hünkâr Veli / Gönül gücümüz erenler.”

“Yiğit, doğru, dürüst demek.”

”Dil”de, “düş”te, “iş”te birlik /Birliktedir bütün dirlik.”

“Öz özüne gerçek derman.”

“Dört kitabın özeti: İnsan hakkına saygı.”

“Saf sevgi güçlüdür engel tanımaz.”

“Çifte sudan yalım almış Zülfikar çelik gibidir.”

“Türkmen sedirinde koşma dinlenir...”

Hazine Değerinde Öğütleri Var

Şiirlerinde etik ve estetik özellikler ve güzellikler gibi hazine değerinde öğütleri de var, saygıdeğer şairimizin.

Şiirlerinin bütününü okuma şansına ulaşan okurlarımızın yüzlercesini göreceği, beğenip faydalanacağı öğütlerinden bir kısmını sıralıyoruz:

“Âh alanlar onmaz, âh yerde kalmaz.”

“Bilgiçlik taslama, kendini tanı.”

 

“Bütün dertlerin önlemi, kendinden zayıf aşı.”

“Dâvetin töresine yaraşsın hareketin.”

“Destek olmalıyız Türkmen soyuna.”

“Duymasın nâmertler, deme nâdâna.”

“Elalem ne der desin, sevdiğine kin tutma”

“Elemlerin od’ağında kalma sen.”

 

“Hatayı tezek bil sakın tüy dikme.”

“Hem işle, hem ışılda, ışıklan, ışıklandır.”

“Koğucu yamyamdan Allah’a sığın.”

“Namert övgüsünü cinas eyleme.”

“Övgülerde, kaygılarda solma sen.”

“Peynir masalıyla karga kandırma.”

“Taa yürekten gör, gözetle, incitme.”

 

“Uğru parasına sebep yağ çekme!.”

“Yanılıp kendine secde kılma sen.”

 

Bilge Şaire Göre Genç Şair 

 

Bilge şair Yusuf Bilge usta,  genç şairlere çok güzel öğütler sıralamaktadır. Ustaya göre (özetle) şiir yazmakta ısrarlı ve kararlı genç şair:

1-  Kelime dağarcığının zenginliği cidden çok önemlidir.  Bu sebeple genç şair hemen hemen hemen her gün bir sözlükle dil taliminde bulunmalı, çok okumalı...

2- Geçmişte ve günümüzdeki kaliteli şiir ürünlerini okumalı, anlamaya çalışmalı… Bilinen şiir sanatlarının cümlesini uygulama konusunda kendi kendini ustalara bakarak yetiştirmeli...

3- Her kelimenin kendine özgü yolundan ilerleyerek usta işi imgelere ulaşmalı… Hayal gücüyle dilediği her an özgün düşünebilme örnekleri kurgulayabilmeli...

4- Mana bakımından en marazi hisleri bile bir şekilde müspet duruma ulaştırabilme yeteneğini kazanmalı...

5- Şiirde yetenek ve ilhamın her şey sayılmayacağını, kelime, teknik, sanat, ahenk ve mana işçiliğinin yüzde doksandan daha fazla etkiye sahipliğini bilmeli, şiir çalışmalarını buna göre yoğun bir emek ve gayretle kendi disiplinine kavuşturmalı…

6- Öncelikle kendi özgün şiir dilinin farkına varmalı... “Şiirde ana birim, manalı ve ahenkli mısradır” hakikatini bilmeli... Bu sebeple gördüğü, izlediği, okuduğu, etkilendiği her olay, nesne ve ilişkilerden kendi özgün şiir diline uygun (mümkün mertebe) notlar tutmalı, bu notlardan şiir yazarken faydalanmalıdır. Unutmamalı ki, bazen tek bir mısra bile şiir sayılır.

7- Yazdığı her notu veya müsveddeyi değerlendirmeli… Demlenme klasöründe sakladığı notlar ve müsveddeleri zaman zaman ziyaret eylemeli, mânalı bir şiir kimliğine ulaşıncaya kadar da klasöründe korumalıdır.

8- Şiirlerinin kurgusunda bilgi ve mantık hatasına rastlanmamalı… Hisler ve görüşleri kâmil manasına kavuştuktan sonra dikkatli bir şekilde, düşünerek yazmalıdır.( 2)

Netice

İmanla, kararlılıkla, din, tarih ve millet sevgisiyle, ecdadına, millî ve manevi değerlere saygı ve en sadık bağlılıkla elinden, dilinden, gönlünden “Türk’ün kadim töresine uygun” bin türlü güzellikler sunan, samimiyetini, fedakârlıklarını, bilgisini, ilgisini hiçbir millet evladından esirgemeyen bir ustadır.

Derelerin çağıltısına, kuşların ötüşüne, çiçeklerin mis koksuna, sabahın zindeliğine, medeniyetimizin köklerine, insanlığımıza, insanlığa, mazlum ve masumlara duyarlı bir yürekle, umutla, aşkla, “haddini bilenlere bayram elbisesi” ahlakla, etik ve estetik bir şekilde seslenen bir inanç adamadır.

En güzel umutları çiçeklendiren, en samimi hisleri besleyen, cümle dostları yüreğinde misafir eyleyen, onca meselelere rağmen meseleleri çözmeye uğraşan, kendisi gibi ilim, irfan ve gönül erlerine ulaşan, iyilikte, hayırda, fazilette en ileride bulunmaya gayret eyleyen, muhatabını sabırla dinleyen, düşünerek konuşan, sakin ve kendine güvenen adımlarla yürüyen, görev ve sorumlulukların farkında hep ileri hedeflere yönelen, kıbleden şaşmadan haddini aşmadan, kibre bulaşmadan çalışan, okuyup yazan, başaran, karakterine hayranlık duyulan, kapasitesine güvenilen, söylediklerine inanılan bir bilge şairdir.

İlim, ahlak, adalet ve hakkaniyetle doğrulmuş, millet ve tarih bilinciyle yoğrulmuş, Allah, Peygamber, vatan, bayrak ve millet sevgisiyle insanlığını korumuş, dinimizin buyruklarına, Hakka ve hakikate kendini adamış, birbirinden güzel eserleriyle insanlara insanlığın en insani taraflarını göstermeye bir ömür emek harcamış seviyeli ve seçkin bir yazardır.

 Masumlara, kimsesizlere “cennet meyvesi merhamet”le, zalime çelikten sert, mazlumlara kadifeden yumuşak tavırlarla “papağan efekti şov kurgular”a eyvallah eylemeden belirlediği doğru istikamete inanmış adımlarla yürüyen, “anlı, “şanlı akıncı beylerini dillendiren cümleler, mısralar yazan, yerli ve millî idrak sahibi bir aydındır.

Bilgece söyleyişlerle, birliğin sırrına erip bilgi çağlarına hazırlanan ümit bahçesine bağban niyetiyle, gönlünün tahammüllerini sınaya sınaya, dirlik, düzenlik, birlik ve bütünlük niyetiyle ses bayrağımız Türkçe ile yazan samimi, dürüst, yerli ve milli her ustaya saygılı davranan, kendisine de saygılı davranılan günümüzün bilge kişilerindendir.

Soyadı ile müsemma bir şairimizdir.

Şiirlerindeki felsefi derinlik, metafizik aydınlık şiirden anlayanların hemen görebildiği bir realitedir.

Bağırmadan, haykırmadan yazdıkları; bağırandan, haykırandan daha etkilidir.


Halk tabiriyle hakiki bir kalenderdir.

Kadirbilir de aynı zamanda.

Yazdıkları ile yaşadıkları birbiriyle uyumlu, birbirine uygun…

İçten bakışları da şiirleri gibi derinlikli.
 

Yusuf Bilge hocayı okuyup doğru anlayabilenler her daim kazançlıdırlar.

Bendeniz sürekli okurlarındanım.
 

Saygılar şiiri bilen ve yazan ustaya,

Allah sağlık ve mutluluğunu daim, dualarını kabul eylesin.

Allah korktuklarından korusun, umduklarına ulaştırsın.

Amin

 

Faydalandığım kaynaklar:

1) Bkz. https://www.biyografya.com/biyografi/25750

2) (https://www.siirfirtinasi.net/yazidetay.php?yaziID=1004&yazarID=203) 23/09/2011. Yusuf Bilge, Şair Adaylarına Tavsiye.

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya