Subay bir babanın oğlu idi. Babasının görevi dolayısı ile birkaç şehir gezdikten sonra, ailecek Ankara’ya gelip yerleşirler.
09.11.2021 08:37
955 okunma
Hamal parası- 14 Nisan 2010
Mustafa Yolcu

Subay bir babanın oğlu idi. Babasının görevi dolayısı ile birkaç şehir gezdikten sonra, ailecek Ankara’ya gelip yerleşirler. 

Oğul sanat okulunu bitirdikten sonra, Ankara’da motor yenileme atölyesinde çalışmaya başlar. Devir motorlu araçlardan, motor işinden anlayanın az olduğu bir devirdir. 

Yıllar sonra, çalıştıkları motor yenileme atölyesinin sahibi olurlar. Sadece Ankara’nın değil, tüm Türkiye’den atölyelerine motor gelir. 

Çok iyi iş yapar, iyide para kazanırlar. Çok az kişinin binebildiği arabaya biner, keyiflerince hayat sürdürürler.

Babası emekliliğinden sonra, memleketi olan Maraş’ta ikamet etmektedir. Oğluna mektup yazarak- “ Ayın şu günü şu saatte tren ile Ankara’ya geleceğim. Tren garına gelip beni karşıla.” Der. 

Oğul babasının mektubunda bahsettiği gün otomobili ile tren garına gelerek babasını beklemeye başlar.

Nihayet beklediği tren gelir. Babası trenden iner ve bavullarını orada bulunan hamalın tekerlekli arabasına koyarlar.

Baba oğul önden gider, hamal onları arabası ile arkadan takip eder. 

Hep birlikte, Oğlun otomobilini park ettiği yere gelirler. Otomobilin arka bagajına bavullar yerleştirilir, bagaj kapatılır. 

Baba prensipli birisidir. Oğluna para verdirmez. Cüzdanından iki tane 25 kuruş çıkararak hamala uzatır.

Hamal uzatılan 50 kuruşa itiraz edecekken, babasının arkasında duran oğlu hamala sus ve bekle işareti yapar. Babasını otomobilin arka koltuğa oturtur kapısını kapatır. 

Hamalın yanına giderek eline 10 lira sıkıştırır. Hamal eline konulan parayı görünce sevinir, sağ ol ağabey der ve gider. 

Oğul otomobiline biner, babası ile birlikte evinin yolunu tutar. Arkadan babası oğluna seslenir- “ Hamala iki bavula elli kuruş verdim, teşekkür bile etmedi.” Der. 

Babasının parasının geçtiği zamanlarda elli kuruş büyük paraydı.

Büyükler anlatırlar-“Oğlum bizim zamanımızda etin kilosu bir lira idi. Şuradaki arsayı iki bin liraya aldım. En iyi daire üç bin liraydı.” 

Enflasyonun yüksek olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Ekonomik istikrarın olmadığı ülkemizde, enflasyon ile yaşayacağız. 

Yılbaşını kimileri, ücretine zam yapılması için, kimileri de etiketine fiyat artışı yapmak için bekliyor. Bunun bir orta noktası yok. 

Daha çok çalışıp, daha kalitelisini üretmemiz gerekirken köşe dönmek, bir an önce zengin olmak beklentisi içine giriyoruz. Böyle olunca da, ülkemizde fiyat istikrarı olmuyor. 

Önceki kuşaklar ile sonraki kuşaklar arasında para konusunda uyumsuzluk yaşanıyor.

Hamal parasında olduğu gibi, elli kuruş baba için hala büyük paradır. İki bavul için hamala elli kuruş vermiştir ama, hamal teşekkür bile etmemiştir. 

Mustafa Yolcu

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya