İttihatçıların yönettiği ülke, 1915’de; Çanakkale’yi geçilmez yapmıştı. Ve İngilizler Boğaz’ı geçip İstanbul’u işgal edememişti ama, Mondros ve Serv Anlaşmaları belimizi kırmış,1918’de İngilizler ve Fransızlar hiç müdahale olmadan İstanbul’u işgal etmişti. Yunan da 1919’da İzmir’e çıkmıştı.
11.11.2021 03:54
660 okunma
Darbeler ve darbe severler..(3)
Av. Sabri Turhan

İttihatçıların yönettiği ülke, 1915’de; Çanakkale’yi geçilmez yapmıştı. Ve İngilizler Boğaz’ı geçip İstanbul’u işgal edememişti ama, Mondros ve Serv Anlaşmaları belimizi kırmış,1918’de İngilizler ve Fransızlar hiç müdahale olmadan İstanbul’u işgal etmişti. Yunan da 1919’da İzmir’e çıkmıştı. 

İmzaladığımız anlaşmalarla askerimiz  terhis edilmiş, ülke savunmasız kalmıştı. 

O zaman Yunan’a Ege’de Efeler direnmiş, Gazi Paşa da Samsun’dan itibaren bir çare arayışına girmişti. 

O yıllardaki tarihimiz bir var olma savaşı tarihidir. Konumuz; ihtilal , ihtilal teşebbüsü ve suikastler olduğundan, bunları geçiyoruz . 

Gazi Paşa’ya  hayatı boyunca (bilinen) 6-7 suikast girişimi ve niyeti olmuştur. İlk suikast girişimi daha henüz Samsun’a çıktığı  günün hemen akabinde  oldu. Gazi Paşa, yanında bir grup arkadaşı ile  Havza ’ya gidecekti. Bunu, orada bulunan Pontusçu’lar  haber aldı. Hem de heyetin üstü açık bir araçla gideceğini bile öğrendiler. Stilo isimli suikastçının  yönetimindeki 20 kadar Rum genci, yolu, uygun   buldukları bir yerde kestiler .Heyet iki araba idi. Üstü açık araba önden 5 kişi ile gidiyordu. Arkadan da Gazi Paşa’nın  bulunduğu araç, emniyet  tedbiri olarak 2 kilometre geriden onları takip ediyordu. Rum  Pontuscular, yolu kesince  öndeki üstü açık araca ateş açtılar. Araçta bulunan 3 kişi orada şehit oldu. Arkadaki araçtakiler ve Gazi Paşa’ya hiç bir şey olmadı. 

İkinci suikast girişimi de  Erzurum’dan Sivas’a  dönerken oldu. Yolda, suikast  niyeti taşıyan bazı grupların planı bozuldu. Bu plan, hiç zayiat verilmeden  atlatıldı. Gazi Paşa’ya 3. suikast  girişimi Eskişehir’den trenle gelen üç kişinin eylem niyetidir. Ankara Gar’ında  hareketlerinden şüphelenilen  bu üç kişi, kıskıvrak yakalandı. Bu da tehlikesiz şekilde atlatıldı. 

Gazi Paşa’ya bir suikast (hatta iki ) girişimi de Milli Mücadele’nin ilk yıllarında faydalı hizmetleri olan Çerkez Ethem’den gelmiştir. 

Gazi Paşa, o sırada hastadır. Ankara’da  korunaklı bir evde yatmaktadır. Çerkez Ethem’in “Geçmiş olsun” demek için yanına geldiği, etrafta çok koruma olması  ve durumun müsait  olmaması sebebiyle bu niyetinden  vazgeçtiği, aslında; Gazi Paşa’yı vurmak için oraya geldiği  söylenir. Ayrıca Gazi Paşa’nın 

odasına girdiğinde odada da korumalar vardır. Ve bir ara Gazi Paşa, Ethem geldi diye doğrulmak ister. O sırada yastık yerinden oynar ve altındaki  silah da gözükür. Ethem, bu  niyetinden  tamamen  vazgeçer.  ‘Paşam, hasta hasta seni daha fazla rahatsız etmeyeyim. Geçmiş olsuna  geldim zaten.Bana müsaade’ der, çıkar. Bazı müverrihler, Ethem’in asıl niyetinin suikast olduğunu beyan ederler. 

Sözün burasında biraz Çerkez Ethem’den bahsetmeme izin veriniz... 

 Çerkez Ethem, yukarıda da bahsettiğim gibi, Mili Mücadele’nin  ilk yıllarında  faydalı hizmetleri olan bir milistir. Nizami ordumuz terhis edilmiş ve yenisi daha kurulmadan önce, düşman işgaline karşı direnler; Ege Dağları’nda Efeler , İç Ege'de (Kütahya yöresinde ) de Çerkez Ethem’dir. Çerkez Ethem’in 5000  kişilik silahlı, çoğunun  okuması ve yazması bile  olmayan bir kuvveti vardır. Bölük komutanları Kör Ali , Çopur Osman, Efe Halil ,Sarı İsmail gibi şahıslardır. 

Ethem, Kuvvay-ı  Milliyeci’dir. Kendisi gibi  Çerkez olan Anvazur, Mili Mücadele’ye karşı çıktığı zaman O’nun kuvvetlerini Çerkez Ethem dağıtmış  ve Anzavur isyanı bastırmıştır. 

Nizami  ordumuzun olmamasından  istifade eden Yunan,Gediz’i almış, halka zulmetmiş, Ethem güçleri Gediz’i kuşatarak şehri Yunan’dan geri almıştır. 

Bu arada nizami  ordu henüz  kurulmadığından istifade ile  Yozgat’ta Çapanoğlu, Ankara’ya karşı isyan etmiş, Gazi Paşa, Çerkez’e bir mektup yazarak; Çapanoğlu isyanını bastırmasını  istemiştir. Ethem’in kuvvetleri trenle  Ankara’ya gelmiş, Ankara garından, Ulus Meydanı’ndan ve Anafartalar caddesini baştan başa marş söyleyerek geçmiş, Çerkez Ethem kuvvetlerini  sokaklara çıkan insanlar, balkonlara çıkan kadın ve çocuklar dakikalarca  alkışlamıştır. Ve Çerez Ethem, Yozgat’a gelince Çapanoğlu isyanını bastırmıştır. O’nun böyle faydalı  hizmetleri vardır. 

Yukarıda  bahsettiğim suikast girişimi  de bundan sonra olmuştur. Yani nizami ordu yavaş yavaş teşkil edilmeye başlandığında  Çerkez Ethem, Ankara hükümetine ve Gazi Paşa’ya karşı  tavır almıştır. 

Sonunda Çerkez Ethem hayatının hatasını yapmış, ülkeyi terk etmiş, yıllarca dağlarda savaştığı Yunan’ ’a sığınmıştır. İnsan başlangıçta çok büyük hizmetler  yapsa da son yaptığı ile anılır. O’nun Ankara ile ve Gazi Paşa ile anlaşması kendisi ve ülke için daha iyi olurdu ama, bu, olmamıştır. 

Ethem, Atina’da misafir edilmiş, daha sonra kendi isteği ile Çerkez’ lerin çok yaşadığı Ürdün’e gitmiş oraya yerleşmiştir. Ancak Ethem, Gazi Paşa’ya karşı o kadar kin duymuş olmalı ki, arada da boş durmamış, Ankara’ya üç suikastçı  göndererek planlar kurmuş, ancak adamları Maraş’ta yakalanarak bu plan da suya düşürülmüştür. Çerkez Ethem,  1948’de Amman’a ölmüştür. 

Gazi Paşa’ya en önemli suikast girişimi 1926’da  yapılır. Bu, İzmir Suikasti olarak bilinen suikasttır. 

Eski vekil Ziya Hursit’in organize ettiği bir grup, Gazi Paşa Kemeraltı semtinden geçerken bir mağaza içinden kendisine  ateş açılacak ve öldürülecektir. Plan budur. Her şey hazırlanır. Hatta, suikastçinin hangi  tekne ile Rodos’a kaçacağı, O’nu  kimin  götüreceği bile planlanmıştır. Ancak, İzmir Valiliği, çok detaylı bir çalışma ile suikast gişimini bozar .Bu olay sebebiyle  bazı ünlü isimler bile yargılanır. 15 kişi idama  mahkum edilir. Bir kişi sürgün cezası alır. Gazi Paşa’ya bir şey olmaz. Kendisine bu durum anlatıldığında  Gazi Paşa ürperir. Soğukkanlılığını korur; ”Benim naciz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır. Ama Türkiye  Cumhuriyeti  ilelebet  payidar  olacaktır” der. 

Suikastleri  ve suikast  girişimlerini anlatmaktan darbelere ve darbe girişimlerine vakit bulamadık.. 

Cumhuriyet tarihimizin ilk darbesi 27 Mayıs 1960 ihtilalidir. 

27 Mayıs Darbesi, daha sonra tüm ordu tarafından ve silahlı  kuvvetlerin bütün unsurları tarafından tasvip edilmeyen bir darbedir. Çünkü darbeciler nizami bir kural içinde ve emir komuta içinde darbe yapmamıştır. Ordunun bir kısmı darbeye katılmamış , daha ziyada alt rütbeli  subaylar darbe  yapmıştır. Mesela, darbeye Deniz Kuvvetleri katılmamıştır. Ne hal ise, darbeye katılmayan herkes tutuklandığı ve yargılandığı halde   Deniz Kuvvetleri komutanı Fahri  Korutürk tutuklanmamış ve yargılanmamış, akabinde   Moskova’ya Büyükelçi  olarak atanmıştır. 

İzmir’deki evine yerleşmiş, bahçede domates biber sulamayla vakit geçiren eski Kara Kuvvetleri Komutanı  Cemal Gürsel’e bir grup darbece alt subay gelerek; “paşam, biz darbe yapacağız .Başımızda hiç general  yok. Sen başımıza geçsen, sonra seni devlet başkanı yapsak” “deyip Paşa’yı ihtilale  razı etmişlerdir. 

27 Mayıs ihtilalini  yapanlar  halktan da çok destek görmemiştir. Ordunun tamamından da zaten destek yoktur. Daha sonraki darbeler  ve darbe teşebbüsleri  genel kurmay başkanın deruhte ettiği eylemler olduğu için ordu içinde muhalefet  sesi pek duyulmamışken,27 Mayıs, orduda bile pek tutulmadı.İhtilalciler, halktan da korkmuştur. İhtilal  olduğu zaman bir karşı eylem olur mu diye endişelenmiştir, darbeciler Ben o zaman küçük bir çocuktum. Bütün köylerde  silah ve bıçaklar toplatılmış ,av tüfekleri bile içinde bulunan mermi  ve saçmalar havaya boşaltılarak  götürülmüştür. Bununla karşı eylemin önü alınmak istenmiştir.   

27 Mayıs’tan sonra Yassı Ada’da  mahkeme kurulmuş, bütün hükümet üyeleri ve milletvekilleri yargılanmış, yapılan usule aykırı  tutumları  dile getiren  sanıklara  mahkeme başkanı;  “.sizi buraya tıkanlar böyle bir yargılama yapmamızı istiyor ”demiştir. 

27 Mayıs ihtilali sonrasında kurulan  mahkeme kararları  ve 27 Mayıs’ın izlerini taşıyan bütün kural ve uygulamalar, daha sonraki hükümetler tarafından ortadan kaldırılmıştır. Hatta, ihtilal günü, 27 Mayıs Hürriyet  ve Anayasa Bayramı olarak yıllarca kutlanmış, bu bayram da kaldırılmıştır.

(Devam edeceğim)

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya