Derinlik kelimesi, millet hayatımızda da ne yazık ki, çok kötü bir şekilde kullanılmış, “derin devlet” anlayışıyla pek çok vatandaşımız soruşturmalara maruz kalmıştır.
25.01.2022 11:06
1 yorum
472 okunma
Derinlik-Sığlık
İsmail Aydın

Derinlik kelimesi, millet hayatımızda ne yazık ki, çok kötü bir şekilde kullanılmış, “derin devlet” anlayışıyla pek çok vatandaşımız soruşturmalara maruz kalmıştır. Keşke “derin devlet” yerine “derin millet” kavramını kullanabilmiş ve adalet hedefini gözeten icraatlar yapabilmiş olsaydık. Derin millet kavramı, aziz milletimizin devletsiz yaşayamayacağını ifade ettiği gibi, kadim inancımızı, kültürümüzü, medeniyetimizi ve bu millete vücut veren bütün unsurları bir arada ifade eder. Devlet ne zaman yıkıldıysa, derin millet hemen yenisini kurmuştur. Muhteşem tarihimiz bunun şahididir. Devlet ve millet kavramları bu açıdan ayrı bir çalışmanın konusudur.

Bu yazımızda, derinlik ve sığlık kavramlarının başka bir yönü üzerinde durmaya çalışacağız.

Dilim söylemeye pek varmıyor ama ne yazık ki ilişkilerimizde bir derinlik yok. Toplum hayatımıza sanki sığlık hâkim gibidir.

Derinlikte aşk, sevgi, sevda vardır. Sığlıkta ise şehvet, nefret, menfaat vardır. Sığlıkta aşkın yerini şehvet, sevginin yerini nefret almıştır. Sığlıkta dostluk yok düşmanlık; emanet yok hıyanet; sadakat yok ihanet; birlik yok ayrılık; cömertlik yok cimrilik vardır. Orada insanların eli açık değil sıkıdır, hem de sımsıkı. Sığlıkta insanların yönlendiricisi adalet değil cinayettir. Birinde sosyal ilişkileri zenginleştiren feragat duyguları, diğerinde bütün hayatı kısırlaştıran menfaat hesapları. Orada insanlar samimi değil ikiyüzlü riyakârlardır. Derinlikte kadirbilirlik, sığlıkta nankörlük vardır.

Derinlikte akıl vardır, ilim vardır. Sığlıkta ise hırs vardır, cehalet vardır. Sığlıkta hırs aklın önüne geçmiştir. Derinlik aydınlık, sığlık karanlıktır. Derinlikte insaniyet vardır. Sığlıkta nefsaniyet. Orada insanların yönlendiricisi hakkaniyet değil nefsaniyettir. Derinlikte iman, sığlıkta inkâr vardır.

Derinlikte insan hak yolunda, adalet uğrundadır. Sığlıkta ise heva ve hevesi yolunda menfaat uğrundadır. Derinlikte sabır, sığlıkta acelecilik; derinlikte dayanıklılık, sığlıkta zayıflık; derinlikte zorluk, sığlıkta kolaycılık vardır. Derinlikte çalışkanlık diğerinde fırsatçılık ve tembellik esastır.

Derinlik insanın hedefleriyle sığlık insanının hedefleri de aynı değildir. Biri nihaî zaferin peşinde uzak hedefi gözetir; diğeri yaşadığı anın düşünde günü kurtarır, zevk cümbüşündedir.

Derinlikte aile yuvadır, çocuk çiçektir, meyvedir. Sığlıkta ise aile kâr zarar ortaklığına dayalı, karşılıklı menfaatlerin çatıştığı bir şirkettir; çocuk kazadır, yüktür.

Derinlik, kanaat zenginlik demektir, sığlık şükürsüz fakirlik demektir. Derinlikte tevazu, sığlıkta gurur kibir vardır. Derinlikte insan meyve ağacı, sığlıkta kavak ağacı gibidir. Kavak ağacının dalları yukardadır ama meyvesi yoktur.

Derinlikte doluluk, sığlıkta boşluk vardır. “Boş başak dik durur.” Derinlikte af, hoşgörü; sığlıkta haset, kin duyguları…

Fakat bütün bunlara rağmen derinliğin sığlığa yine de bir teşekkür borcu vardır. Niye mi? Derinliğin değerinin anlaşılmasından dolayı. Ki, sığlık olmasaydı derinliğin değeri hiç anlaşılabilir miydi? Güzelliğe değer katan, başka bir ifadeyle güzelliğin farkedilmesine yardım eden çirkinlik değil midir? Tercihimiz derinlik ve güzellik olsun.

Sözü Yunus’un deyişiyle bitirelim:

İşidin ey yarenler / Aşk bir güneşe benzer
Aşkı olmayan gönül / Misali taşa benzer

Taş gönülde ne biter / Dilinde ağu tüter
Nice yumuşak söylese / Sözünde savaş tüter.

Değerli okurlarım. Böylece geldik bir yazının daha sonuna. Yeni bir konu ve yeni bir yazıyla yeniden buluşuncaya kadar hoşça kalınız, diyorum. Yüreğinizden sevgi, yüzünüzden tebessüm eksik olmasın.

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 yorum yapıldı
DERİNLİK
Derinliği çok sade anlaşılır bir şekilde çok güzel ifade ettiniz. Gerçekten bugün millet derinliğine çok çok muhtaç durumdayız. Dikkatleri bunun üzerine çekme amacı taşıyan yazınız nedeniyle de teşekkür ederim değerli yazarımız.
Yorum Ekleyen: HÜSEYİN AYAZ     26.01.2022 13:54:23
İsmail Aydın
DİĞER YAZILARI

İSMAİL AYDIN KİMDİR?

İsmail Aydın, Hukukçu yazar. Anacığının anlatımına göre koç katımında doğmuş. Koç katımı, Yozgat’ta ekim ayının sonu ile kasım ayının başında olur. Dolayısıyla doğum günü belli değil ama Aydın, doğum günü olarak 29 Ekimi benimsiyor. Koç katımı, döl almak üzere erkek koyunun (Koç) dişi koyunlar arasına bırakılmasına denir.

Peki, hangi yılın koç katımı? O da belli değil. 1950 olabileceği gibi 1949’a da ihtimali var. Her nasılsa nüfusa 08.02.1953 D.lu olarak tescil edilmiş. Yaşı küçük diye ortaokula kabul edilmemiş, bu defa da mahkeme kararıyla, ay ve gün sabit kalmak üzere 1950 olarak tescil edilmiş. İsmail Aydın, doğum gününün bile doğru dürüst kayıt altına alınamayışını, okur-yazar olmayan tolumun  “hal-i pürmelâli” olarak niteliyor.

İsmail Aydın İlkokulu Sorgun’a bağlı Temrezli köyünde, ortaokul ve liseyi Yozgat’ta okudu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1977 yılında mezun oldu. Yedek subay olarak yaptığı askerlik görevinden sonra Sorgun’da altı yıl avukatlık yaptı. Ekim 1986’da Diyarbakır / Bismil’de Noter oldu. Kastamonu/Tosya, Bolu ve Ankara’da çalıştı, 2015 Şubatında emekliye ayrıldı.

İsmail Aydın çilekeş Anadolu’nun yanık sesi olarak çıkıyor karşımıza. Türkiye’mizin karşı karşıya bulunduğu sorunlara ilişkin çözüm önerileri sunuyor. Üzerine titrediği kesim Gençlik. Ağırlıklı olarak üzerinde durduğu sorun Eğitim.

İsmail Aydın, fakülte yıllarından itibaren yazı hayatının içinde oldu. İlk gençlik yıllarıyla beraber memleket meseleleriyle ilgilendi. Tartışmalı radyo ve televizyon programlarına katıldı. Çeşitli dergi ve gazetelerde yazıları yayımlandı. Şubat 2013’ten beridir, internet ortamında yayın yapan Ana Haber Gazete’de yazmaya devam ediyor.

Meteorolojinin Sesi Radyosu’nda 2013-2016 yılları arasında yayınlanan Kıssadan Hisseler Programı’nın yapım ve sunuculuğunu üstlendi. Türkiye Noterler Birliği’nin Meslekî Forum Sitesi’nde anılarını yazdı.

Ağustos / 2016’da “Batı’nın Gücü Nereden İleri Geliyor?”, Kasım 2016’da “Yeniden Yükselişe Doğru”, Şubat 2017’de “Umut Ülke Türkiye”, Mayıs 2017’de “Bir Noterin Anıları”, Ağustos 2017’de “Kaybettiklerimiz”, Ocak 2018’de “Kıssadan Hisseler”, Mart 2018’de “Niçin Akif? Niçin Safahat?” isimli kitapları yayımlandı.

Yazı hayatını ve kitap çalışmalarını sürdüren İsmail Aydın evli ve dört çocuk babasıdır.

...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya