İnsanlara bir şeyi tersinden anlattığınız zaman bazen çok etkili olmaktadır.
06.02.2022 05:33
4 yorum
958 okunma
Gençleri Deist Yapmanın Etkili Yöntemleri
Doç. Dr. Şemsettin Kırış

İnsanlara bir şeyi tersinden anlattığınız zaman bazen çok etkili olmaktadır. “Çocukları yanlış eğitmenin yolları” gibi kitaplar yüksek ilgi görüyor. Son zamanlarda deizm konusu tartışılıyor. Gençlere sıkça deist misiniz diye soruluyor, anket yapılıyor. Gençlerin bir kısmının dikkat çekmek deistim dediğini biliyoruz. Orta öğretim öğrencileriyle yaptığımız toplantılarda bu hususu birçok öğrenciden dinledik. Gençler adam yerine konulmak istiyor. Görsel medyada da deistim dediği zaman kendilerini adam yerine koyacak kimselerin olduğu ima ediliyor. Bu sebeple anketlerde deist oranları yükseliyor. Sosyal meselelerde hiçbir konu bir sebebe dayandırılmaz. Mutlaka birçok sebebi vardır.

Psikanalizle ilgili çalışmalar dindarlığın doğasının cinsellik ile de ilgili olduğunu ortaya koymuştur. Rahmetli hocamız Ali Murat Daryal, Kur’an’da derin bir psikanaliz olduğunu söyler ve “size anneleriniz, kızlarınız kız kardeşleriniz haram kılındı…” (Nisâ 4/23)  meâlindeki âyeti örnek olarak zikrederdi. “İnsan zayıf yaratılmıştır” (Nisâ 4/28) meâlindeki âyetin cinsel bakımdan zayıflık olduğunu söylerdi. Gençlerimiz için cinsel hayat aslında ergenlik ile beraber başlamaktadır. Kanun ve yönetmelikler gereği her genç 18 yaşına kadar okulda tutulmak zorundadır. Okullarda özellikle öğrenci kıyafetlerinde büyük bir değişim yaşanmıştır. Eskiden kıyafet disiplini vardı, öğrencilere forma giydirilebiliyordu. Şimdi öğrenciler için en yaygın kıyafetin ne olduğunu anlamanız için balet giysisini zihninizde canlandırmanız yeterlidir. Karma liselerde kız öğrenciler için de erkek öğrenciler için de en yaygın giysi, balet giysisine “en çok benzeyen” giysi haline gelmiştir. Psikanalitik açıdan baktığımızda bu kıyafet, hem kız öğrencileri için hem erkek öğrenciler için yoğun bir cinsel baskı demektir. Bunun yanı sıra gençler sınırsız sayıda görsel ve sanal cinsel içeriğe muhataptır. Buna karşılık dinin kabul edebileceği fiilî cinsellik imkânsıza yakın zorlaştırılmıştır. Ülkemiz şartlarında ortalama bir evliliğin 25-30 yaş aralığında gerçekleşmesi söz konusu olabildiğinden dinin kabul edebileceği bir cinsel hayatın zorluğu ortadadır. Bazıları din, karşılıklı rızaya dayalı cinselliği kabul ediverse sorun çözülmüş olacak diyebilir. Bunu dinin kabul etmesi mümkün değildir. Bu durumda deizm fiilen devreye girmektedir. “Manevi değerlere saygılıyım, din karşıtı değilim ama özellikle kadın erkek ilişkilerinde dinin koyduğu sınırlara uymak zorunda değilim” şeklinde özetlenebilecek bir söylem devreye girmektedir. Bunu dînî açıdan bir yere oturtmak mümkün değildir.  

2023 eğitim vizyonunda okullar, “millî ve manevi erdemlerle birlikte yaşam becerilerinin içselleştirildiği mekânlar” olarak gösterilmiştir. Planlanacak ilk eğitim vizyonunda okullar, “dinimizin helal ve haram saydığı şeylerin bilgisi ile bu bilgilerin nasıl hayata geçirileceğinin öğretildiği mekânlar” olarak tanımlanırsa deizmle mücadelede mesafe alınır. Netice itibariyle şunu söylemek istiyoruz. Deizmin asıl nedeni eğitimin temel amaçlarıyla ilgili devletin resmi belgelerinde “dindar nesil yetiştirmenin” bir hedef olarak gösterilmeyip manevi erdemli gençlikle yetinilmiş olmasıdır. Uygulama değil bilgi temelli, öğretmekten çok sorgulama kisvesi altında kurcalama ve şüphe uyandırmaya dayanan bir din bilimleri eğitimi de deizmi destekleyen alt yapının tuzu biberi olmaktadır.

Şimdi biz tersinden bir mantıkla deizmi besleyen din bilimleri tahsilinin bazı unsurlarını da açıklamak istiyoruz. Deizmi artırmak istiyorsanız verdiğiniz eğitimde şu hususlara dikkat edersiniz. Bu açıklayacağımız hususların hiçbirine katılmıyoruz, daha etkili anlatmak ve konunun vahametini ifade etmek için yazıyoruz.

Deist bir nesil yetiştirmek istiyorsanız öncelikle Hz. Peygamber’i akıllı, zekâsıyla bedevileri çekip çevirmiş bir “uyanık adam” olarak göstereceksiniz. Hz. Peygamber bahçe bitkilerini aşılamak gibi bazı dünya işlerinden anlamayan, hatta “siz dünya işlerini benden daha iyi bilirsiniz” diyen bir insandır. Hz. Peygamber onun için sıradan bir insan olmalıdır. İç dünyalarında Hz. Peygamber’in manevi otoritesi kalmaz.

İkinci olarak Hz. Peygamber’in Kuran dışı bir mucizesi yoktur demelisiniz. Mucizelerin tamamını hurafe, uydurma, efsane şeyler olduğunu söylemelisiniz. Kur’an’ın da ezeli bir söz olmadığını Allah tarafından yaratıldığını söylemelisiniz. Sonradan yaratılan şeylerin değişebildiği gibi Kur’an’daki hükümlerin de değişebileceğini söylemelisiniz. Aklın Kur’an’dan da büyük bir ayet olduğunu söylemelisiniz. Akıl Kur’an’ı nesh edebilir, yürürlükten kaldırabilir demelisiniz. Dinin iki kaynağı olan kitab ve sünnetin akıl ile değiştirilebilirliğini savunmalısınız. Dini akıl ile eşitlediğinizde ruhu kalmaz, deizm kendiliğinden gelir.

Üçüncü olarak Hz. Peygamber’in birinci kuşak takipçilerini yani sahabîleri insanların gözünde bitirmeniz gerekir. Bunu yapmak için şunları söyleyeceksiniz: Sahabe denilen kişiler Hz. Peygamber’in vefatından sonra birbirini boğazladı. Bunun için rakamları da abartarak önce Cemel vakasını anlatmalısınız. Sonra Sıffin’i anlatmalısınız. Sonra günlerce sürecek şekilde Kerbela’yı anlatmalısınız. Korkmayın rakamları da fazla fazla da verin. İnsanların geçmişte olmuş bir olayı test edecek halleri de bulunmamaktadır. Mesela Sıffın’de 90 bin kişi öldü deyin. O günün şartlarında on bin kişinin bile bir araya getirilmesinin ayları gerektiren ön çalışmayı gerektiğini biliyor olsanız bile rakamları yüksek gösterin, korkmayın.

Dördüncü olarak İslam’ın günümüze ulaşmasında emeği geçen âlimleri gözden düşürmelisiniz. Geçmiş İslam âlimlerinin manevi otoritesini kırmalısınız. Bunu için de nerede bir görüş ayrılığı olmuş, onun üzerine gitmelisiniz. Âlimlerin birbiri hakkında söyledikleri en olumsuz ifadeleri bulup, bir araya getirip neşretmelisiniz. Zaten ilahiyat eğitiminin amacı geçmiş ilim ehlinin birbiri hakkında söyledikleri galiz ifadeleri bulmak değil midir?(!) Mesela Buhârî, Ebu Hanife’ye mi çatmış. Bu konuya günlerce haftalarca hatta aylarca zaman ayırmalısınız. Bu yaptığınız işlemle hem Buhârî’yi hem de Ebu Hanife’yi gençlerin gözünden düşürmüş oluyorsunuz.

Beşinci olarak yaşadığınız çağdaki Müslümanları gençlerin gözünde düşürmelisiniz. Müslümanlar yeryüzünün en sefil insanları göstereceksiniz. Göçmen facialarını ballandırarak anlatacaksınız. Sefâlet bir ise on göstereceksiniz, on ise yüz göstereceksiniz. Hangi ülkenin vatandaşı iseniz o ülkenin insanlarının İslam ümmetinin bir parçası olarak görmeyeceksiniz. Müslüman halklar arasında bir arada yaşasalar bile kapanamayacak kültür farklılıkları olduğunu iddia edeceksiniz.

Altıncı olarak Müslümanların geri kalmışlığını bir ideoloji gibi gençlere zerk edeceksiniz. Nihayet hitap ettiğiniz gencin geçmişine, tarihine, değerlerine yönelik hiçbir saygısı ve özgüveni kalmayacak. Tarihlerine özgeçmişlerine güvenmeyen toplulukların ferdî özgüvenleri de olmaz. İslam medeniyeti hakkında da şüphe tohumları ekmelisiniz. İslam medeniyeti akla önem vermemekle ilerleyişini durdurdu diyeceksiniz. Bizim de aklımızı kullanarak meşru olanla olmayanı belirleyebileceğimizi söylemelisiniz.

Yedinci olarak ahlakı dinden ayrı tutacaksınız, ismini de etik diye değiştireceksiniz. Etik değerlerin evrensel ve tüm inanç guruplarını kapsayacak kadar geniş olduğunu savunacaksınız. Tüm insanlıkla evrensel değerlerde bir araya gelinmesi gerektiğini savunacaksınız. Kültürler arası diyalogu savunacaksınız ve çok kültürlülükten dem vuracaksınız. Bununla da sekülerliğin alan hâkimiyeti içinde dindarlık duyarlılığı bulunanlara akıllıca(!) tavsiyelerde bulunacaksınız. Kimsenin kıyafetine, arkadaşına, içkisine karışma diyeceksiniz. Dindarların perde arkasında ne yanlışlar yaptığını günlerce anlatacaksınız. İslam’ı hayatında hiç yer vermeyen ünlüler içinde dürüstlüğü ile tanınan bir iki örneği öne süreceksiniz. Dindar olmayanlar daha dürüst ve ahlaklı şeklinde bir hava estireceksiniz.

Nasıl, etkili yedi yöntemi öğrendiniz mi? Şimdi anladınız mı gençler niçin deist oluyor? Eğitim sistemi nasıl kurulmuşsa ürettiği insan da ona göre olur. Bu eğitim sistemi dindar nesil yetiştirmeyi samimi olarak istiyor mu, yoksa dindar tabanı tatmin etmek için makyaj kabilinden işler mi yapıyor? Her eğitim sisteminin bir felsefesi vardır. Şu an yürürlükte bulunan eğitim sisteminin de bir felsefesi vardır. Bu felsefeyi açıklayan yazılı metinlerde deizmle mücadele açısından dişe dokunur bir değişiklik olmamıştır. Mesela 2023 eğitim vizyonunda manevi değerlere saygılı ifadesi geçmiş, dindar nesil ifadesi geçmemiştir. Manevi değerlere saygı deizmin temel felsefesidir. Deist gençler, manevi değerlere sadece saygı duyalım ama o değerler bize modern hayat tarzının dışında bir hayat tarzı dayatmasın istiyor. Deizmi önlemenin birçok yolu olabilir. Kanaatimize göre açıklanacak ilk eğitim vizyonunda “dindar nesil” hedefinin geçmesi, deizm ile başa çıkma açısından önemlidir.

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
4 yorum yapıldı
işte böyle
biraz sesli düşünmek gerek. bildiğiniz doğruları rahat konuşabilmek topluma yansıtabilmek sizler için bir görevdir. şimdi söylemezseniz ne zaman söyleyeceksiniz.
Yorum Ekleyen: halil     11.02.2022 16:51:41
Bilişim çağı ve deizm
Hocam görüşlerinize katılmak mümkün değil. Tarihi gerçekleri gizlemek bu çağda artık mümkün değil. Dinin tarihsel ögelerini bugünün dünyasında geçerli imiş gibi sunmak ve farklı görüşleri linç etmek deizm artırır. Maalesef bu düşünce korumacı yaklaşımın mümkün olmadığı bir iletişim çağındayız. Allahın dinini akıl yürütme ile günümüz dünyasına ve gençlere guncelleyerek açıklamaz isek linç kültürü ile deizme destek olmuş oluruz.
Yorum Ekleyen: Sahin     9.02.2022 13:45:24
Deizm.
Teşekkürker Şemsettin hocam Bu çaba ve gayretleriniz diyanet ve milli eğitim otorilerincede görülür inşaAllah.
Yorum Ekleyen: Arif Ovali     8.02.2022 14:25:50
Selâm
Şemseddin hocam mükemmel tesbitler, Allah razı olsun müstefid olduk. İzninizle derslerde kullanacağınız. Selâmlar hürmetler
Yorum Ekleyen: Ramazan Ulema     8.02.2022 03:18:43
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya