Rusya’nın, 24 Şubat’ta Ukrayna’ya yönelik başlattığı saldırılar devam ediyor. Televizyon ekranlarında pek çok yorumcu bu savaşın nereye evrileceği sorusunu tartışıyor. Rusya, Ukrayna’yı otuz altı veya yetmiş iki saat içinde ele geçirecekmiş ama olmamış. ABD ve Avrupa, bile bile Ukrayna’yı Rusya’nın kucağına atmış v.s.
18.03.2022 08:11
2 yorum
300 okunma
UKRAYNA SAVAŞI HAKK’A DOĞRU
İsmail Aydın

                Rusya’nın, 24 Şubat’ta Ukrayna’ya yönelik başlattığı saldırılar devam ediyor. Televizyon ekranlarında pek çok yorumcu bu savaşın nereye evrileceği sorusunu tartışıyor. Rusya, Ukrayna’yı otuz altı veya yetmiş iki saat içinde ele geçirecekmiş ama olmamış. ABD ve Avrupa, bile bile Ukrayna’yı Rusya’nın kucağına atmış v.s.

                Görüldüğü gibi herkesin bir hesabı var. Ancak Türkçemizdeki ünlü ifadeyle evdeki hesap çarşıya uymayabiliyor.

                 Milletleri baskı altında tutmaya, sömürme ve ezmeye yönelik güç bulundurma arzusu, kesinlikle hak-hukuk arayışı peşinde değildir. O sebeple, Rusya’nın savaş için ürettiği gerekçelerin hiçbirisi Hakk’ın tecellisine yönelik olmayıp söz konusu olan çıkar hesaplarıdır. Büyük oyun oynanıyor. Bu noktada, herkesin bir hesabı varsa, Yüce Allah’ın da bir hesabı vardır, hatırlatmasını yapmak istiyorum. “Eğer Allah’ın, insanları birbirleriyle savması olmasaydı, yeryüzü mutlaka bozulur giderdi.” (Bakara, 2/251) Bu saldırının gerisinde kim bilir ne hikmetler gizlidir. Çünkü inanıyoruz ki, Yüce Allah, âlemlere karşı büyük bir lütuf sahibidir.

                Türkiye oynanan büyük oyunu görüp, savaşa bulaşmadan adımlarını dikkatli atmalıdır. Rusya’nın her ne yönetim altında olursa olsun, Petro’nun vasiyetine uygun olarak hegemonik ve emperyal hedeflerinin daima peşinde olduğu asla unutulmamalıdır.

                Benim görüşüm elbette devlet görüşü değil ama Kissinger ve Brzezinski gibi adamların uzlaştırdığı Amerika ve Rusya’nın hesaplarının tutmamasını diliyorum. Dikkat edilirse bu iki güç, geçmişte olduğu gibi bugün de birbirinin kuyruğuna basmıyor. Zalimin dostu, yine kendisi gibi zalim olan bir başkasıdır. Büyük oyun oynanıyor. Sanki dünya babalarının çiftliği, istedikleri gibi idare edecekler, istedikleri gibi at oynatacaklar. İnanıyoruz ki, onurunu yitirmemiş insanlık bu sömürü düzenine ve bu keyfiliğe ebediyen seyirci kalmayacaktır.

                               BİR MİLLET DOĞUYOR

                Bugün savaşın yirmi üçüncü günü. Ukrayna halkı birilerinin hesaplamadığı şekilde Rusya’ya karşı direniyor. Böylece bir millet doğuyor. Milletler işte böyle ortamlarda büyük acıların, müşterek hatıraların, ortak inançların eseri olarak doğar. Umuyoruz ki Ukrayna toplulukları acılar içinde yoğrularak yeni bir millete dönüşür ve zafere ulaşır. Dileğimiz Ukrayna’nın şerefli bir barışla zafer kazanmasıdır.

                Kazanılacak zaferin sonunda Putin’in devrilme ihtimali yüksektir. “Kötü tuzak, ancak sahibine dolanır.” (Fatır, 35/43) Umuyoruz ki, Putin’in devrilmesiyle Rus pençesindeki milletlerin (Kafkas ve Orta Asya Türklüğü) hürriyet idealleri daha da yükselecektir. Rusya’nın asıl korkusu budur, NATO değildir.

                 Birileri Rusya kaybederse Amerika kazanmış olmayacak mı, diye soruyor. Rusya kaybederse Amerika kazanmış olmayacaktır. Esasen, çok kere görüldüğü üzere Amerika’nın ne denli güvenilemez bir devlet olduğu daha savaşın ilk gününde görülmüştür. Küçük Ev ve Dallas dizilerinin uyuşturucu büyüsü sonsuza dek süremez. Milletler bir gün mutlaka uyanacaktır.

                Rusya kaybettiğinde Amerika’nın da kâğıttan kaplan olduğu görülecek ve sonunda o da kaybedecektir. Ölümden korkmayan milletleri hiçbir hesap engelleyemez, hiçbir silah durduramaz.

                Ukrayna toplulukları, şanlı direnişin sonunda kazanamayıp kaybetseler bile gene bir millet teşekkül edecektir. Kirli savaşla giderek yayılan Rus nefreti, Ukraynalıları Hak arayışına yöneltecek ve günün birinde nihai zafere ulaştıracaktır. Tarihleri onlara bu gerçeği haykırıyor. Osmanlı yönetiminde iken dil ve dinlerinin değiştirilmediğini, asimile edilmediklerini öğreneceklerdir. Yeter ki hafızalarını yoklayabilsinler. Rusya’nın dilindeki, Osmanlı devletini parçalama ve içişlerine müdahale için kullandığı Hıristiyanlık, Ortodoksluk ve Slavcılık gibi kavramlar dün olduğu gibi bugün de Rus emperyalizminin cilalarıdır.         

                               İMAN VE ÜMİT IŞIĞI HER ZAMAN PARILDAR

                İman ve ümit ışığı, karanlık geceleri delip geçen yıldızlar gibi işte böyle durumlarda parıldar. İman ve ümit kaybedilmeyecek yegane zenginliktir. Umuyoruz ki bu ışık önce Ukrayna’da sonra bütün dünyada gerçek bir inanca yönelir. Niçin olmasın? İnanıyoruz ki hikmet düzeninde tesadüfe yer yoktur. Olaylar geçmişte görüldüğü gibi kim bilir ne gibi gelişmelere gebedir!

                 Allah’a kavuşacaklarını bilen ve bunu bekleyenler savaştan kaçmazlar. Doğru inanca kavuşmuş olanlar bilirler ki ölümden kaçış mümkün değildir. Bugün bu savaşta ölmezse diğer bir gün mutlaka ölecek ve nihayet Allah’ın huzuruna varacaktır. Gerçekten iman edenler sonunda mutlaka zafere ulaşırlar.

                Aziz milletimiz işte böyle bir inanca sahip olarak savaştan kaçmaz. Vatanı uğrunda savaşmayı cana minnet bilir. Savaştan kaçarak korkak bir tilki gibi sinmiş vaziyette yaşamaktansa mukaddesleri uğrunda aslanlar gibi meydanlarda çarpışarak ölmeyi tercih eder. Ölürse şehid, kalırsa gazidir.

                Ukraynalıların silah, cephane ve mühimmat bakımından durumları, Çanakkale’de destanlar yazan Mehmetçiğin imkânlarından katbekat fazladır. Eksik olan, Çanakkale ruhudur.

                Çanakkale şehitlerimizi ve bütün şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anarken, Rus saldırısının Ukrayna’da ve bütün dünyada böylesine kutlu bir uyanış ve inanca yol açmasını umuyorum.

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
2 yorum yapıldı
Arkadaki Hikmet
Bu savaş dünyanın yeniden şekilleneceğinin kodlarını taşımaktadır. Ukrayna yeni düzenin sağlam istinat noktası oluyor. Yeni Bir Dünya doğuyor ve bugünkü emperyalist güçler yer değiştiriyor ama Umut ve dua ediyoruz ki bu yenilikte Hakkın hükümranlığının önü de açılıyor. Adaletin merhametin hakkın ve hukukun küresel güç olarak konumlanması gerçekleşiyor inşallah.
Yorum Ekleyen: HÜSEYİN AYAZ     22.03.2022 07:49:43
Savaş
Çok konuda sizinle aynı fikirdeyim.Ancak bu savaşın Rusya-Ukrayna değil ABD-Rusya savaşı olduğunu,Ukraynanın ABD nin güdümünde bir ülke olduğunu düşünüyorum.Eğer ABD kazanırsa dileklerimizin hiç biri gerçekleşmez o dünyaya jandarma olmaya ve Büyük Şeytan yolunu sürdürür.Müttefik düşman olacağına bizim açımızdan Rusya gibi net ve münafık olmayan düşman kazansın isterim...
Yorum Ekleyen: Ahmet Günal     20.03.2022 10:57:21
İsmail Aydın
DİĞER YAZILARI

İSMAİL AYDIN KİMDİR?

İsmail Aydın, Hukukçu yazar. Anacığının anlatımına göre koç katımında doğmuş. Koç katımı, Yozgat’ta ekim ayının sonu ile kasım ayının başında olur. Dolayısıyla doğum günü belli değil ama Aydın, doğum günü olarak 29 Ekimi benimsiyor. Koç katımı, döl almak üzere erkek koyunun (Koç) dişi koyunlar arasına bırakılmasına denir.

Peki, hangi yılın koç katımı? O da belli değil. 1950 olabileceği gibi 1949’a da ihtimali var. Her nasılsa nüfusa 08.02.1953 D.lu olarak tescil edilmiş. Yaşı küçük diye ortaokula kabul edilmemiş, bu defa da mahkeme kararıyla, ay ve gün sabit kalmak üzere 1950 olarak tescil edilmiş. İsmail Aydın, doğum gününün bile doğru dürüst kayıt altına alınamayışını, okur-yazar olmayan tolumun  “hal-i pürmelâli” olarak niteliyor.

İsmail Aydın İlkokulu Sorgun’a bağlı Temrezli köyünde, ortaokul ve liseyi Yozgat’ta okudu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1977 yılında mezun oldu. Yedek subay olarak yaptığı askerlik görevinden sonra Sorgun’da altı yıl avukatlık yaptı. Ekim 1986’da Diyarbakır / Bismil’de Noter oldu. Kastamonu/Tosya, Bolu ve Ankara’da çalıştı, 2015 Şubatında emekliye ayrıldı.

İsmail Aydın çilekeş Anadolu’nun yanık sesi olarak çıkıyor karşımıza. Türkiye’mizin karşı karşıya bulunduğu sorunlara ilişkin çözüm önerileri sunuyor. Üzerine titrediği kesim Gençlik. Ağırlıklı olarak üzerinde durduğu sorun Eğitim.

İsmail Aydın, fakülte yıllarından itibaren yazı hayatının içinde oldu. İlk gençlik yıllarıyla beraber memleket meseleleriyle ilgilendi. Tartışmalı radyo ve televizyon programlarına katıldı. Çeşitli dergi ve gazetelerde yazıları yayımlandı. Şubat 2013’ten beridir, internet ortamında yayın yapan Ana Haber Gazete’de yazmaya devam ediyor.

Meteorolojinin Sesi Radyosu’nda 2013-2016 yılları arasında yayınlanan Kıssadan Hisseler Programı’nın yapım ve sunuculuğunu üstlendi. Türkiye Noterler Birliği’nin Meslekî Forum Sitesi’nde anılarını yazdı.

Ağustos / 2016’da “Batı’nın Gücü Nereden İleri Geliyor?”, Kasım 2016’da “Yeniden Yükselişe Doğru”, Şubat 2017’de “Umut Ülke Türkiye”, Mayıs 2017’de “Bir Noterin Anıları”, Ağustos 2017’de “Kaybettiklerimiz”, Ocak 2018’de “Kıssadan Hisseler”, Mart 2018’de “Niçin Akif? Niçin Safahat?” isimli kitapları yayımlandı.

Yazı hayatını ve kitap çalışmalarını sürdüren İsmail Aydın evli ve dört çocuk babasıdır.

...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya