21.03.2022 11:46
315 okunma
Asrın Zaferi Çanakkale
Edip Ahmet Ceylan

Bir gün gemiler, dağlara tırmandı denizden

 Kudret ve zafer, bizlere miras dedemizden

 1453’te Fatih’in gemileri dağlara tırmandı denizden

 1915’lerde yine gemiler dağlara tırmandı denizden!

 

  Hey hat! İki olay arasında tarihin tekerrür edişi vardır. Biri insanlığa medeniyeti sunarken diğeri;

 “Tek dişi kalmış canavar” 1915’lerde “Hasta adam” (!) Hasta adamın bağrına hançeri dayamıştı. Avını bir an önce parçalamak, yutmak için saldırıyor, saldırıyordu.

          “Çanakkale-Gelibolu-Rumeli” Fatihi “Süleyman Beyden” bu yana hep dost yüzler görmeye alışmıştı.

          Mavi sulardan kıvrım kıvrım Mendereslerden “Barbaroslar, Turgut Reisler, Seyidi Ali Reisler, Mustafa Kemaller ve daha nice adsız kahraman, Mehmetçikler” yüzyıllar var ki “Çanakkale Osmanlıya- Osmanlı, Çanakkale’ye” sırdaş olmuş, düğüm olmuştur.

  Kutsal vatanımız için canlarını feda eden aziz şehitlerimizin Şehitler Günü’nü onurla yâd ettiğimiz, Çanakkale Zaferi’nin yıldönümünü büyük bir gururla kutluyoruz. Kutlu olsun

Çanakkale Savaşı, 1. Dünya Savaşında itilaf devletlerinin Osmanlı toprakları üzerindeki emellerini gerçekleştirmek için Çanakkale üzerinden İstanbul’u ve oradan tüm Anadolu topraklarını ele geçirmek maksadıyla karadan ve denizden saldırıya geçtiği savaştır.

18 Mart 1915 yılında dünyanın en büyük donanmasına karşı kazanılan Çanakkale Deniz savaşı itilaf devletlerinin hasta adam diye yok etmek istediği Osmanlı'nın yok olmayarak küllerinden doğduğuna tüm dünyanın şahit olduğu muhteşem bir zaferdir. Dünya tarihinin seyrini değiştiren Çanakkale Zaferi, Türklerin kesin zaferiyle sonuçlanmıştır.


           Tarihe altın harflerle Çanakkale Destanı olarak yazılan Çanakkale Savaşı’nın önemini anlatmak için itilaf Devletlerinin Osmanlı üzerindeki emellerini iyi bilmek ve kavramak gerekir.

Dünyanın en büyük donanmasına sahip olan İngiltere, dümeninin Osmanlı topraklarına çevirdiğinde Çanakkale’yi geçip iki gün sonra İstanbul'u ele geçireceği ve ardından da Anadolu’dan Türk izini yok etmek amacıyla yola çıkmıştı.

         Hasta adam benzetmesi ile Osmanlı topraklarını ele geçirmeyi planlayan İtilaf Devletleri, bir milletin yeniden doğuşuna tanıklık etmiştir. Bundan dolayı Çanakkale Savaşı, Türk milletinin Anadolu topraklarında ebediyen kalışının kanıtı niteliğinde asrın zaferidir.

          İşte “3 Kasım 1914 ile 9 Ocak 1916” tarihleri arasında Gelibolu Yarımadası’nda Türk Milleti ile İtilaf Devletleri arasında yapılan deniz ve kara muharebeleridir. Bu muharebelerde haçlılar bu düğümü çözmek için “Çanakkale” önlerine gelmişlerdi.

          Böylesine anlamlı böylesine Türk Milletinin göğsünü kabartan bu tarihi olayın kutlamanın idraki içerisinde bulunuyoruz.

          Düşman Çanakkale’yi geçmek için defalarca taarruzda bulundu.

Fakat her taarruz sonunda geri çekilmek zorunda kaldı.

          Düşman 18 Mart 1915 tarihinde Çanakkale Boğazını her ne pahasına olursa olsun geçmeye karar verdi. Bu arada Çanakkale Savaşının komutanı değişmiş yerine “Mustafa Kemal” gelmişti.

          O koskoca zırhlılar boğazdan içeri girdiler. Kendilerine ateş açılmadığını görünce, başarıya ulaştıklarını sandılar. Düşman gemilerinin yeterince ilerlediğini gören “Mustafa Kemal” boğazın iki yakasındaki tabya ve bataryalara ateş emrini verdi. Kıyasıya bir savaş başladı ki görenleri hayrete düşürüyordu.

          “Vatanı sevmenin imanın bir gereği” olduğuna inanan Mehmetçik var gücüyle “Allah-u Ekber” sesleri ile düşmana saldırırken, Çanakkale Zaferi eşsiz komutanı “Mustafa Kemal;” bu ölüm kalım savaşını şöyle anlatıyordu:

“Karşı siperler arasında mesafeniz sekiz - on metre, yani ölüm muhakkak… Birinci siperdekiler, hiç biri kurtulmamacasına tümüyle düşüyor, ikinci siperdekiler onların yerine geçiyor, fakat ne kadar özenilecek bir itidal ve tevekkül biliyor musunuz? Öleni görüyor, üç dakika dört dakika sonra kendisinin öleceğini biliyor, ama hiç mi hiç ufak bir bezginlik bile göstermiyor; sarsılmak yok! Okumayı bilenler ellerinde Kur’an-ı Kerim, Cennete girmeye hazırlanıyorlar. Bilmeyenler “Kelime-i Şahadet” çekerek koşuyorlar. Bu Türk Askerindeki ruh kuvvetini gösteren hayrete ve tebrike değer bir misaldir.

Emin olmalısınız ki; “Çanakkale Muharebesini” kazandıran da bu yüksek ruhtur.

          Mustafa Kemal devamla: “Haydi aslanlarım bu bizim son gayretimiz. Ben bu payede size taarruz değil, ölmeyi emrediyorum.” Sözleri ve Türk Mehmetçiğinin top sesleri boğazın her iki yakasını inletirken;

          Milli Şairimiz Mehmet Akif bu anlamlı zafer şu şekilde anlatıyordu:

Yerin altında cehennem gibi, binlerce lağam;

Atılan her lağımın, yaktığı, yüzlerce adam.

Ölüm indirmede gökler, ölüm püskürmede yer;

 

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya