nsan vücudu beden ve ruh olmak üzere iki farklı yapının birleşiminden oluşmaktadır. Bedenimizin hareketlerini sağlayan hayat enerjimize "can", ruhumuzun faaliyetlerini sağlayan enerji gücümüze de "akıl" denir.
16.04.2022 12:02
106 okunma
Siyaset Kanseri
Kemal Cengiz

İnsan vücudu beden ve ruh olmak üzere iki farklı yapının birleşiminden oluşmaktadır. Bedenimizin hareketlerini sağlayan hayat enerjimize "can", ruhumuzun faaliyetlerini sağlayan enerji gücümüze de "akıl" denir.

Hz. Mevlânâ'nın, "Canımın tenimle ilişki ne ise, ruhumun bedeninle alakası odur" sözü, insanın bedeni ile ruhu arasındaki bu girift (birbirine geçmiş) ilişkiyi ifade eder.

Hayat rehberimiz olan kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim'de Yüce Allah bu gerçeğe şöyle işaret ediyor :

"O Allah ki, yarattığı her şeyi güzel yapmıştır ve ilk başta insanı çamurdan yaratmıştır. Sonra onun zürriyetini, neslinin dayanıksız bir suyunun özünden üretmiştir.

Ona düzgün bir şekilden sonra nurundan bir "ruh" vermiştir. Size kulak, göz ve kalp de vermiştir. Ne kadar az şükredersiniz" (Secde, 7-9) buyuruyor.

Beden yapımızın hayati faaliyetlerini sekteye uğratan (akışını yavaşlatan) hastalıkların bir kısmını, vücudumuz kendi faaliyeti ile düzeltir ve iyileşir. Bir kısmını iyileştirmek için de, "tedavi" dediğimiz dışarıdan desteğe ihtiyaç duyar.

Ancak bazen öyle hastalıklara yakalanırız ki -Allah korusun- vücut iyileştirmeyi başaramaz ve bu mücadele sonucunda yenik düşer.

İşte bu istenmeyen neticeye de "ölüm" denir.

Aynen beden yapımızın faaliyetlerinde olduğu gibi, ruhi yapımızın faaliyetlerinde de (aklımıza ve düşüncemize) sekte veren, normal akışını zorlayan hadiselerle karşılaşırız.

Bunların bir kısmını, kendi akıl ve düşünce gücümüzle bulduğumuz çarelerle atlatırız. Fakat yakalandığımızda bir türlü kurtulamadığımız bazı "ruhi takıntılarımız" olur ki, bunlara aklımızın gücü yetmez.

İşte böylesi durumda, "aczimizi" kabullenerek aklımızı zorlamadan geri çekilmemiz gerekir. Çekilmez de daha da zorlanırsa, akıl bozulur; buna da "delirme" denir. Biraz hafif atlatılırsa "bunama" adı verilir. 

İnsan bedeninde ilerlediği zaman çaresi bulunmayan hastalıkların başında KANSER illeti gelmektedir. Ruh yapısında ise, ilerlediği zaman çaresi bulunmayan hastalıkların başında ise SİYASET hastalığı gelmektedir.

Bunun için yazımızın başlığını, "Siyaset Kanseri" olarak belirledik.

Bakıyorum da;  benim gibi yaşı yetmiş, işi bitmiş bazı kimseler  bu siyaset  hastalığına öyle yakalanmışlar ki, bir türlü kurtulamıyorlar (Allah kurtarsın). Enerjileri bitmiş, hayatlarının sonlarına gelmişler; âhir ömürlerinde artık köşelerine çekilip "dinlenmeyi"  düşünmüyorlar. Bitkin halleri ile siyaset kulislerinde "hâlâ" koşturmalarına, aklı başında  herkes gülüyor. Ama onlar "bunadıklarının" farkında değiller.

Bunlar laftan da anlamıyorlar; bari işaret diliyle birileri anlatırsa belki anlarlar :

Bunlara denilmeli ki, "ömrünüz gibi aklınız da azaldı. Artık bırakın da kalan aklınızı olsun  âhiretiniz için kullanın. Yoksa akılsız giderseniz, bu dünyanız gibi  öbür dünyanızı da kaybedersiniz" !

16.04 2022

KEMALCE

 

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Kemal Cengiz
DİĞER YAZILARI

Kemal CENGİZ
Emekli Müftü

Memleketi olan Ankara/Çamlıdare Ahatlar köyünde 1951 yılında doğdu. İlköğrenimi yıllarında Hafızlık ve Medrese Usulü Arapça tahsili yaptı. 1974 yılında Ankara Merkez (Tevfik İleri) İmam-Hatip Okulu'nu bitirdi. Aynı yıl girdiği İzmir Yüksek İslam Enstitüsü'nden 1978'de BİRİNCİLİKLE mezun oldu.

Dini Yüksek Tahsilini yaparken aynı zamanda İmam-Hatip olarak göreve başladı. Mezuniyetini takiben yurdun çeşitli il ve ilçelerinde Vaiz, İlçe Müftüsü ve İl Müftü Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Toplam 43 yıl görevden sora 2016 yılında "yaş haddinden" emekli oldu.

KELÂM-I KEMÂL adıyla özlü sözlerini içeren bir kitabı yayımlandı. Dini, milli, ahlaki ve sosyal konularda çeşitli gazete ve dergilerde çok sayıda çıkan yazılarına devam etmektedir. Bu yazılarından aldığı derece ve ödülleri ile TAKDİR belgeleri bulunmaktadır. 2007 yılında Diyanet İşleri Başkanlığınca Türkiye çapında açılan "Hutbe Yarışmasında" BİRİNCİLİK ödülü bulunmaktadır.

Dini Yüksek İhtisas Eğitimi (İstanbul-Haseki 4. Dönem) yanında Uzmanlık derecesinde Arapça, orta derecede İngilizce biraz Farsça, biraz da Almanca bilmektedir.

Evli, iki oğulu  ve beş torunu bulunmaktadır.

...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya