Osmanlı döneminde iftar davetleri, insanların vücutlarını ve psikolojilerini oruca hazırlamaları ve ilk günlerini aileleriyle birlikte geçirmeleri için ramazanın dördüncü gününden sonra başlardı
24.04.2022 06:18
94 okunma
Osmanlı'da iftar davetleri ramazanın dördünden sonra başlardı.
Erhan Afyoncu

Osmanlı döneminde iftar davetleri, insanların vücutlarını ve psikolojilerini oruca hazırlamaları ve ilk günlerini aileleriyle birlikte geçirmeleri için ramazanın dördüncü gününden sonra başlardı

Osmanlı Devleti'nin kuruluşundan itibaren resmi teşrifat, yani protokol kuralları gelişmişti. Ramazan ayı geldiğinde gelenekselleşmiş kurallara göre birçok faaliyet yapılırdı. Bunların en önemlilerinden biri de veziriazamın, yani dönemin başbakanının iftar davetleriydi. Ancak Osmanlı döneminde günümüzde olduğu gibi iftar davetleri ramazanın ilk günüyle birlikte başlamazdı. İnsanların vücutlarını ve psikolojilerini oruca hazırlamaları ve ramazanın ilk günlerini aileleriyle birlikte geçirmeleri için davetler ramazanın dördünden sonra başlardı. Ancak iftar davetlerinin ramazanın üçüncü ve yedinci geceleri başladığı da olmuştur.
Veziriazam ve diğer üst düzey devlet adamları, ramazanın dördünden itibaren ulemayı, bürokratları ve askerin ileri gelenlerini ince ince belirlenmiş protokol kuralları içerisinde iftara davet ederlerdi. Prof. Dr. Kemal Beydilli ve Ertuğrul Yıldırım'ın Osmanlı dönemindeki resmi iftarların nasıl olduğuna dair araştırmaları vardır.

 

Veziriazam tarafından verilen bir iftar.

 

İLK ULEMA ÇAĞRILIRDI
İftar davetlerinin en önemlisi, veziriazamın konağında vereceği ziyafetlerdi. Veziriazamın davetine katılacak devlet adamlarının listeleri düzenlenerek padişahın onayına sunulurdu. Davetlere ilk çağrılanlar ulema sınıfıydı. Ramazanın dördüncü gününde "selatin", yani padişahlar tarafından yaptırılmış olan camilerin şeyhleri, beşinci gününde şeyhülislam, altıncı gününde Rumeli ve Anadolu kazaskerleri ile Peygamberimiz'in soyundan gelenlerin kayıtlarını tutan nakibüleşraf, veziriazamın davetine katılırdı. Daha sonra ordunun ve bürokratların önde gelenleri, makamlarına göre tespit edilmiş günlerde veziriazamın sofrasında iftar yaparlardı. İftarlara geliş ve ayrılış törenle olurdu.
Yeniçeri ağası ve ocak ileri gelenleri 16. yüzyılda ramazanın 15. gününde, 18. yüzyılda ise ramazanın 20. gününden sonra veziriazamdan başlayarak sırayla vezirlerin konaklarına iftar için giderlerdi.
Ramazanın ilk günlerinde veziriazamın iftarına giden ulema, sonraki günlerde iftar için şeyhülislamın konağına gitmeye başladı. Bu gelenek, 18. yüzyılın ikinci yarısında şeyhülislamlık yapan ve konağında padişahın sarayındakilerden daha lezzetli yemek piştiği söylenen Salihzâde Camgöz Mehmed Emin Efendi (1775-1776) tarafından başlatılmıştı.
Davetler, ramazanın 24'ünde sarayda padişaha hizmet eden mirahurlar, bostancıbaşı ve kapıcılar kâhyasına verilen iftar yemeğiyle sona ererdi. Bu arada veziriazamın iftar davetine katılanlar daha sonraki günlerde şeyhülislam ve diğer vezirlerin ziyafetlerine giderlerdi. Ramazanın 25'i boş geçirilirdi. İftar davetleri veziriazamın, şeyhülislama iftar ve bayram tebriği için gittiği 26. günü akşamı sona ererdi. Daha sonra oruç ve kefaret ayının son günleri devlet adamlarının birbirlerini bayram tebriği ziyaretleriyle geçerdi.

Mahyaları yakılmış bir cami.

 

PADİŞAH SARAYDA İFTAR YAPARDI
Osmanlı padişahları, iftarlarını genelde sarayda yaparlardı. Padişahların saray dışında iftar yapmaları istisnai bir durumdu. 18. yüzyıl hükümdarlarından Birinci Abdülhamid (1774-1789), zaman zaman kız kardeşi Esma Sultan'ın Kadırga ve Maçka'daki saraylarına iftara giderdi. 19. yüzyılda ise padişahların nadiren de olsa veziriazamlara veya ulemadan birine haber vermeden iftara gitmelerine rastlanır.
Sultanlar, 19. yüzyılın sonlarına doğru devlet adamlarına ve ordu mensuplarına iftar yemeği vermeye başladılar. Özellikle, 1876 ile 1909 yılları arasında Osmanlı tahtında bulunan II. Abdülhamid, askerleri Yıldız Sarayı'nda iftara davet ederdi. Padişahın ramazan dolayısıyla tertiplemiş olduğu iftar yemeğine katılan subay ve askerlere hediyeler de verilirdi.

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya