Bu yazı serisinde Almanya hatıratımı haftada bir gün (Çarşamba) olmak üzere sizlerle paylaşmak istiyorum. Ömür geçip gidiyor. Arkamızda kalanlara yaşadığımız olayları birer hatırlanma vesilesi yapmanın gereğine inanıyorum.
05.07.2022 05:39
164 okunma
Almanya Hatıram 3
Mustafa Yıldız

Bu yazı serisinde Almanya hatıratımı haftada bir gün (Çarşamba) olmak üzere sizlerle paylaşmak istiyorum. Ömür geçip gidiyor. Arkamızda kalanlara yaşadığımız olayları birer hatırlanma vesilesi yapmanın gereğine inanıyorum.

Hayatımın son mesut durağı olan Anadolu Vakfı ve AnaHaberGazete mensubu dostlarımın duasını almak temennisiyle 1983-1988 arasında Diyanet İşleri Başkanlığınca Almanya’da Din Görevlisi olarak görev yaptığım sırada yaşadıklarımdan kesitler sunacağım..

Aslında aklım erdiği günden bugüne kadar olan olayların hatırlayabildiklerimin önemli bir kısmını ayrıntılarıyla yazdım. İyi kötü ne varsa yazdım. Onlar “Tarihçe-i Hayatım” başlığı altında dijital ortamda saklı. Onlardan bazılarının şimdilik yayımlanması uygun olmayabilir. Çocuklarıma ve torunlarıma yaşanmış bir hayat hikâyesi olarak bırakmak istedim. Benden sonra isterlerse yayımlayabilirler.

Ben o hatırattan bazı kesitleri “ALMANYA HATIRATIM” başlığı altında AnaHaberGazete okuyucularıyla paylaşmak istiyorum.

Başarı ve hayır Allah’tandır.

 

HATIRAT- 3

ALMANYA’DA DİN GÖREVLİSİ OLMAK

Havaalanı ve terminal binası, söylendiğine göre dünyanın ikinci büyük ve modern havaalanı imiş. Birincisi Amerika’da imiş. Evet, modern bir dünya ile ilk defa karşı karşıya geliyorum. Üniversitede iken biraz İngilizce öğrenmiştim. Kapıların üzerindeki giriş-çıkış vs. gibi yazıları okuyabileceğimi umuyordum. Ne fayda ki, hepsi Almanca. Almanca olarak da bir tek kelime bilmiyorum. İngilizceyi de çok iyi bilmiyorum. Şimdi derdimi nasıl anlatacağım? THY uçağından Alman Havayolları Lufthansa uçağına binmem lazım. Çünkü gideceğim yer, Köln. Biraz tedirgin olarak çevreme bakıyorum. Türkçe konuşan vatandaşlarımızı görüyorum. Doğrusu Almanya’da çarşıda, sokakta bu kadar çok vatandaşımıza hemen rastlanabileceğini tahmin etmiyordum. Bir gruba yaklaşıp selam verdim. Aktarmalı olarak Köln’e gitmek istediğimi söyledim. Bana bir uçak yazıhanesini gösterdiler. “Gelin bana yardım edin” diyemedim. Kendim gittim ve alman bayana İngilizce olarak transit yolcu olduğumu ve Köln’e gitmek istediğimi söyledim. Almanca olarak bir şeyler söyledi, anlamadığımı görünce “Give me your ticket = bana biletini ver” diye İngilizce söyleyince biletimi uzattım. Biletime bakarak ayrıca bir bekleme salonunun numarasını ve uçağın uçuş saatini yazdı. İngilizce teşekkür ederek, adı geçen salona geçtim. Çevreme gözlerimi gezdirdim. Türk yoktu. Çeşitli milletlere mensup insanların olduğu belli. Elinde Arapça bir gazete okuyan bir Arap gördüm. Arapça anlaşabileceğim için sevindim. Hemen yaklaşıp selam verdim. Kendisine nereli olduğunu sordum. Tunuslu bir avukat olduğunu ve Köln’e ayağındaki arızayı tedavi için gittiğini söyledi. Ben de kendimi tanıttım.

Arap arkadaşımla sohbete dalıyoruz. Elinde El Sabah gazetesi. Gazeteyi sayfa sayfa gösteriyor. Dini konuları işleyen sayfalara dikkatimi çekiyor. Bu arada Habib Burgiba ve karısının denizde yüzdüğünü gösteren 1. sayfayı da gösteriyor. Kendi kendime bizdeki ismi Müslüman, yaşayışı Amerikan olan bazı adamları hatırlıyorum.

Yarım saatlik bir beklemeden sonra Lufthansa ile uçuyoruz Köln’e doğru. Uçakta alman hostes yiyecek içecek bir şeyler dağıtıyor. Arkadaşım alıyor. Ben İngilizce olarak “hayır, ben istemiyorum” deyince hostes omuzlarını kaldırarak gülüyor. Artık İngilizceme mi gülüyordu, yoksa başka bir şeye mi, anlayamadım.

Uçağımız kısa bir süre sonra Köln’e iniyor. Liman salonu dışında bekleyen taksilere yaklaşıyoruz. İngilizce bir şeyler anlatıyoruz taksicinin birine. Elimizdeki yazılı adresleri gösteriyoruz. Bir genç yanımıza yaklaşarak adresi okumaya çalışıyor. “Aaa! Bu Türk!” diyor Türkçe. “Evet, sende Türksün” diyorum. Netice anladık ki taksicilik yapıyor bizim genç. Anlaşıyoruz. Alman taksiciye Arap arkadaşı veriyoruz ve ben bizim taksici ile adresimize doğru yollanıyoruz. Otobanlar, yollar, düzgün, intizamlı şehir, gelişmiş bir dünyada olduğumu bana hissettiriyor. Taksicimiz beni bir hemşehrimin yanına bırakıyor.

Almanya’da din görevlisi demek çok şey demektir. Camide namaz kıldıran, vaaz ve sohbet yapan, dernek çalışmalarını ya fiilen yönlendiren ya da yardımcı olan, Türk çocuklarına dini ve milli bilgiler veren, Kur’an öğreten, onlarla sohbet eden, onlara şiir okutan, müsamere yaptıran, bilgi yarışmalarıyla Türkiye’yi ve Türk kültür ve medeniyetini, tarihini öğreten; vatandaşlarımızı hapishanede, hastanede ziyaret eden, onların düğün, cenaze gibi işlerinde kendilerine yardım eden, vatandaşlarımızla konsolosluklar arasında köprü görevi yaparak çeşitli işlerini bizzat kendi eliyle yürüten; dini, milli ve kültürel konularda seminer, kurs ve konferanslar veren, hatta Türkiye’ye karşı yapılan haksız yayın ve faaliyetleri protesto için miting düzenleyen, protesto telgrafları ve toplu imzalar toplayan, Almanlarla toplantılar yaparak; dini konularda kilise ile karşılıklı konuşan, okul idareleriyle öğrencilerin problemlerini konuşan, Alman Çalışma Kurumu ile gençlerimizin meslek sorunlarını ve kurs imkânlarını araştıran… Mülkiyeti DİTİB’e ait olmak üzere cami olarak kullanılan binaların satın alınmasında öncülük eden, adı geçen binaların hem ibadet hem de sosyal faaliyetler için hazırlanması esnasında onların inşa ve imarında fiilen çalışan. Borcun harcın çilesini çeken kişidir Din Görevlisi.

Velhasıl bir hoca, Almanya’daki Türk toplumu için su ve hava kadar aranan insandır. Çünkü gurbette olmanın beraberinde getirdiği manevi mahrumiyetler hoca ile büyük ölçüde (diyebiliriz) giderilebilmektedir.

Sizlere bu görevlerden bahsederken hepsini yapmış veya yapmaya çalıştığımı ifade ederek söylüyorum.

( Bu satırların devamı başlı başına bir kitap olur. Ne yazık ki bunlar hem yazılı değil, hem de bunları hatırlayarak yeniden yazmayı şimdilik göze alamıyorum. Sadece yukarıda verdiğim metinlerle yetiniyorum. 10.02.2010 Ankara)

Haftaya: ALMANYA’DA 5 YIL

 

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Mustafa Yıldız
DİĞER YAZILARI

MUSTAFA YILDIZ KİMDİR?

Mustafa Yıldız 1951 yılında Konya'nın Kulu İlçesinin Hisar köyünde doğdu.1963 yılında İlkokuldan mezun olduktan sonra birkaç yıl Arapça okudu.

1967–1968 ders yılında Ankara İmam-Hatip Okulu'na girdi. 1973–1974 yılında bu okuldan mezun olduktan sonra Ankara merkezinde İmam-Hatip olarak memuriyete başladı. Aynı yıl Hacettepe Üniversitesi Sosyal ve İdari Bilimler Fakültesi'ne girdi. Bir yandan memuriyetini sürdürürken diğer yandan öğrenimini sürdürerek mezun oldu.

1981 yılında Erzincan'da kısa dönem askerlik görevini yaptı.

1983 yılında Diyanet işleri Başkanlığı adına Almanya'ya Din Görevlisi olarak gitti. 1988 yılında yurda dönen Yıldız, Diyanet İşleri Başkanlığı'nda Süreli Yayınlar bölümünde Diyanet Gazetesi, Diyanet Çocuk Dergisi... Gibi yayınların hazırlanmasında çalıştı ve adı geçen yayın organlarında yazılar yazdı.

Bir yıl sonra1989 Eylülünde istifa ederek serbest ticarete atıldı. Bu tarihten sonra aktif siyasete atılarak, belediye başkanlığı adaylığı, milletvekili adaylığı ve on yıl boyunca bir partinin Ankara İl Başkanlığını yaptı.

2003 yılında ticaret ve siyasetten ayrılan Mustafa YILDIZ, açıktan atama ile Ankara Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın Daire Başkanlığı nezdinde göreve başladı. 2 yıl sonra adı geçen dairede Kamuoyu Değerlendirme Şube Müdürü olarak 12 yıl boyunca anket çalışmalarını ve sanat sergilerinin yöneticiliğini yaptı. Petek adlı şiir kitabını bu görevinde iken yayımladı.

Belediyedeki görevine başladıktan kısa bir süre sonra Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir Bölümünde master yaptı.

Mustafa Yıldız’ın yayımlanmış 2 kitabı ile yayımlanmamış 5 kitabı; çok sayıda dini, sosyal ve kültürel içerikli yayınlanmış makalesi bulunuyor.

60’lı yıllardan beri muhtelif yayın organlarında şiirler ve yazılar yazmaktadır. Yeniden Milli Mücadele ve Pınar dergilerinde şiir ve yazıları yayımlanan Yıldız, AnaHaberGazete internet gazetemizin de köşe yazarıdır.

Mustafa YILDIZ, Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı mütevelli heyet üyesidir.

Ankara Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanlığında Şube Müdürü görevinden emekli olan Mustafa Yıldız, 4 çocuk ve 7 torun sahibidir. Ankara’da ve Konya’nın Kulu ilçesinde ikamet etmektedir.

...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya