05.05.2021 10:31
803 okunma
Paylaş
TÜRKİYE ENGELLENEMEZ ABD BAŞKANI
SON GEÇERSİZ KOZUNU DA OYNADI
Osmanlı Devleti Tehcire Neden Mecbur Kaldı?
Süleyman Kocabaş

GAZETECİ FATMA GÜLŞEN KOCAK’LA ERMENİ SOYKIRIMI İDDİALARI RÖPORTAJIM

TÜRKİYE ENGELLENEMEZ

ABD BAŞKANI SON GEÇERSİZ KOZUNU DA OYNADI

1-Osmanlı Devleti Tehcire  Neden Mecbur Kaldı?  Osmanlı Tarihinde onun,  bu devletin asli kurucusu Müslüman Türkler dışında kalan ve ona tabi olan Ortodoks  Grek, Slav, Romen  ve Ermeni Hristiyan unsurları yanında,  Müslüman Araplar, Arnavutlar ve Kürtleri,  Batı Kapitalist  Emperyalizminin yayılmacı ve sömürgeci Büyük Devletleri (İngiltere, Rusya, Fransa, İtalya, Avusturya  ve sonra Amerika  vb.) , Osmanlı üzerindeki  bu emellerini  gerçekleştirmek için adı geçen unsurları “Bağımsızlık vaatleri” yle kışkırtarak “Vekalet Savaşçıları” olarak ona karşı kullanmışlardır. En son olarak kalan unsurlar Araplar, Arnavutlar, Siyonist Yahudiler ve Ermenilerin kullanılmasına sıra gelmişti.  I. Dünya Harbinde İngilizler, bu uğurda Araplar ve Siyonist Yahudileri kullandılar. Rusya ise Doğu Anadolu’da Ermenileri kullandı. Rusların bağımsızlık vaatlerine kanan  günümüzün PKK’sı benzeri Ermeni  Terör Örgütleri Taşnak ve Hıncak Komitacıları  savaşta ordumuzu arkadan vurdular, yerli Ermeni halkı da kışkırtıp silahlandırarak   Müslüman Türkler,  Kürtler ve  Çerkezler üzerine saldırttılar. Bunlar soncu  Osmanlı  Devleti, bölgede Ruslarla işbirliği yapan Ermenileri adı  üzerinde “Tehcir Kanunu” , yani “Göç Ettirme Kanunu””   ile harp bölgesinin dışına çıkartmak zorunda kalmıştır. Bunun en önemli sebebi budur.

 

2-Ermeni ihanet ve saldırıları için neler söylersiniz? “Sıcak Denizlere İnmek” milli  emeli uğrunda Ermenileri tarihte ilk defa “Vekalet Savaşçıları” olarak Çarlık Rusyası daha I. Petro (Deli Petro) zamanında kullanmaya başlamıştır. İkinci olarak, 13 Temmuz 1878 Berlin Antlaşmasından sonra, İngiliz emperyalizmi,  yayılmacılık ve sömürgecilikte rakibi Rusya’nın “Sıçak Denizler” e inmesini önlemek için Doğu Anadolu’da kendi nüfuzunda bir “Bağımsız Ermenistan Devleti” kurmayı planlamış , buna bir başlangıç olarak  Berlin Antlaşmasının 23. Maddesine  Doğu Anadolu’da “Ermeni Islahatı Maddesi” ni koydurmuştur. Sultan II. Abdülhamid,  ıslahatlar ve ardından gelecek muhtariyetlerin  giderek bağımsızlığa  yol açacağı için bu maddeyi uygulamamıştır.  Bunun üzerine İngiliz – Ermeni ayrılıkçıları işbirliğiyle , Dünya’nın dikkatini üzerine çekerek bağımsız devleti kurmak için  1892-1900 zaman diliminde   Doğu Anadolu’da bugünün PKK’sı benzeri şiddet olayları başlatmışlardır. O günden bugünü Ermeni ihanetleri ve saldırılarının birinci  sebebi budur. Anlayacağınız,  Büyük Devletlerin  dikkatlerini üzerlerine   çekerek   Yunanistan, Sırbistan, Bulgaristan  vb. örneklerinde  olduğu  gibi  şiddet, terör  olaylarını basamak yaparak bağımsız olmaktır.

  3-Soykırım iddiaları  karşısında tezimizi neden anlatamıyoruz.?  Soykırım söylemleri karşısında, tarihte ve milletler içinde en büyük ve en çok  haksızlığa uğrayan bizim milletimizdir. Kıta Avrupasında adı “Büyük Devlet” e çıkmış bütün devletler hem kendi ülkeleri ve hem de özellikle sömürgelerinde büyük soykırımlar yapmışlardır ama, sanki dünyada tek soykırımcı millet bizim milletimiz  imiş gibi tavır  takınmışlar, propagandasını yapmaya başlamışlardır.

       İşin esasına bakılırsa, hatanın büyüklüğü bir çeşit bizden kaynaklanmaktadır. Soykırım iddiaları karşısında   daha işin başından beri ilgisiz kalmamız, bunun olmadığına yönelik bütün tarih belgeleri bizim arşivlerimizde  olduğu halde vaktinde  bunları araştırıp hem Türkçe ve hem de dünyadaki bütün büyük dillerde anlatamamamızdan kaynaklanmaktadır.

       Türkiye hükümetlerinin konuya  yaklaşımları, hep güncel ve popülist olmuştur. Bunu da bu hale getiren  sömürgeci  Büyük Devletler  olduğu için, Türkiye’nin onların peşine takılarak  “yok soykırım yapmadık” demesi, inandırıcı olmamakta, Türkiye  hükümetlerinin  bu konuda kendi inisiyatifinde ciddi ve kalıcı çalışmalar yapmaması kendisini göstermektedir.  Dünya’da  Ermeni diasporasının kendi meselelerini  anlatan  450  cıvarında  vakıf, dernek ve enstitüleri vb.  vardır. Bizde bunların ne kadarı var? Neredeyse hiçbiri!...

4-Soykırım iddialarını yeni nesillere nasıl anlatmalıyız?: Bu iddiaları, hep popülist yaklaşımlar sebebiyle dışa iyi anlatamadığımız gibi içe de  iyi anlatamıyoruz. Bir tarihçi yazar olarak 1993’den beri hep kitap fuarlarına gider kitaplarımı imzalarım. Ne açıdır ki, buralarda kendisini Ermeni tezlerinin doğruluğuna kaptırmış onlarca gencimizle karşılaştım.  Dışta ve içte Ermeni propagandası  bizim propagandamızdan daha baskındır.  Ders kitaplarımızda bile  Ermeni Meselesini doğru  dürüst anlatan metinler yoktur.

 5-Balkanlardaki ve diğer yerlerdeki  Türklere yapılan zulümler neden  gündeme getirilmiyor? Bu konuda neler yapılmalı? Üç kıtada adalet ve huzur götürerek  var olmuş,  1774’e kadar  Dünya’nın  321 yıl (1453-1774) süreyle  birinci süper gücü “Büyük Osmanlı”’nın bundan sonraki “Dağılma Devri” ne damgasını vuran olaylar, tamamen bilinçli olarak yapılan bir “Müslüman Türk Soykırımı” ndan başka bir şey değildir. Batılı önce Katolik ve  sonra Kapitalist emperyalistlerine göre Müslüman Türkler, kendi tabirlerince “İnsanlığın insan olmayan numuneleridir. Bunlar, Balkanlar ve Anadolu’da yok edilmeli veya  geldikleri  yer Orta Asya’ya geri sürülmelidirler.” Batı Hristiyan dünyasının  biz karşı ana milli emeli budur. İçimizde, bir zamanlar Batı’nın kendileri üzerinde uyguladıkları zulümler sebebiyle    bize kurtarıcı olarak tabiimiz olmuşlardan  Grekler (Yunanlılar –Rumlar) , Slavlar , Romenler,  Yahudiler, Ermeniler vb.  de algı operasyonlarıyla  buna göre ayarlamışlardır. Osmanlı  dağıtılırken,  tarihinde  hep Balkanlarda  Yunanistan, Sırbistan, Karadağ, Romanya, Bulgaristan gibi “Küçük Hristiyan Devletçikler” kurdurulmuştur. Bu devletçikler,  gerek isyanlar sırasındaki kuruluş aşamasında ve gerekse kurulduktan sonra, ana milli politikalarından birisi de  “ülkeleri  içinde ırkçı,  safi ırk  politikaları” gütmeleri olmuştur.  Bunun net olarak anlamı, yukarıda bahsettiğimiz  devletçiklerin içlerinde hiçbir Müslüman Türk unsurunu bilinçli olarak bırakmamak olmuştur. İşte asıl soykırım budur. Bunu, Amerikalı  sağduyulu araştırmacı   McCarthy, kitabında  açık açık yazar. Balkanlardan 5 milyon Müslümanın baskılarla göç ettirildiği ve bir o kadarının da soykırımlarla öldürüldüğünden bahseder. Anlayacağınız, Osmanlının son döneminde “Müslüman Türksüz bir Balkanlar” istenmiş ve gerçekleştirilmiştir.

      Bunu, tabii ki bu problemin kaynağı Büyük Devletler ve onların piyonu Küçük Devletçikler dile getirmezler, getiremezler. Bunu biz dile getireceğiz. Ermeni Meselesi  gibi hayati  bir meselesini  henüz tam anlamıyla dile getiremeyen Türkiye hükümetleri ve üstelik de üniversiteleri “Balkanlarda  Müslüman Soykırımları” nı nasıl dile getirebilirler? Türkiye’nin çıkmazlarından birisi de işte   budur. Hatta içimizde eski bir diplomat ve büyükelçi  Yalım Eralp gibi “Osmanlının zulmünden  önce Yunanlılar , sonra biz kurtulduk” diyebilen Yunan ağızlı  diplomatlarımız bile  vardır.  Üstelik de bunları, Atina’da Yunanistan’ın  kuruluş yıldönümü bayramında yaptığı konuşmada  söylemiştir. Bu saçma sapan söylemleriyle  Türkiye, kendi ayağına kurşun sıkmaktadır.  

     6-Tarihi meselelerde tarihçiler nasıl bir rol oynamalıdırlar? Türkiye tarihçilerinden bahsediyorsanız, maalesef, üniversitelerimize yönelik olarak  buradaki tarihçilerimizin  rolleri neredeyse bence sıfırdır.  Bu konuda bile, hayati tarihi meselelerimize ışık tutanlar yine onların “alaylı” deyip alaya aldıkları, serbest tarihçi yazarlar olmuştur. Tarihçilerimiz  yıllardır  hep, padişahların analarını, kadınlarını, kızlarını, sünnet düğünlerini, içinde  biraz da cinsellik aradıkları halde Harem hayatını vb. yazmışlardır. Bunların yazılması, Türk dış politikasına  hiçbir “ilmi malzeme” kazandırmaz. Amerika ve Avrupa’nın birçok ülkelerinde  tarihçiler, doktora, doçentlik ve profesörlük tezlerini hep dışişleri bakanlıklarından  almışlardır. Bizde de bunlar yapılmalıdır.

     7-Soykırım iddialarının asılsızlığı hakkında görüşleriniz nelerdir? Bizim arşivlerimizde soykırım iddialarını ispatlayacak hiçbir belge yoktur. Haliyle harp içindesiniz, emniyetiniz için her türlü tedbiri almak zorundasınız. Bu en tabii hakkınızdır. Doğu Anadolu’da Ermeni tebaa Osmanlı Devletine bağlılığını devam ettirse idi, tehcir yani  göç ettirme olayı olmazdı. Yine haliyle, birbirlerine düşman taraflardan ölenler öldürülenler olacaktır. Ama bunlar, Türkler açısından bir ırkın bilinçli olarak yok edilmesine  yönelik soykırım olayları değildi.

       Cumhurbaşkanımız Sayın R.T. Erdoğan, “Bir tarihçiler komisyonu kuralım, herkes arşivini açsın, meselelere siyasiler değil tarihçiler karar versinler” demiştir ve demeye de devam etmektedir. Ama, karşı taraf dediklerimiz buna yanaşmamaktadırlar. Çünkü asıl suçlu kendileri ve arşivleri Türklerin soykırım yapmadıkları belgeleri ile  doludur. Bu olup bitenler bile,  Ermeni soykırım iddialarının tamamen asılsız olduğunu ve günümüzde sırf siyasette bir pazarlık unsuru ve aracı olarak kullanıldığını ortaya koyar.

     8-Amerikan Başkanının açıklamalarını  nasıl görüyorsunuz? ABD ne yapmak istiyor? Zaten bu, basında ve siyasilerimiz, birçok yazarlarımız tarafından yeteri kadar olup bitenlerin içyüzüne vakıf olarak değerlendirildi.  Hepsinde özet olarak varılan sonuç, ben ona Bıden değil (Bidon kafalı olabilir mi diyeceğim)  24 Nisan’da yaptığı ”Soykırım yapıldı” açıklaması, tamamen siyasi amaçlı bir açıklamadır. Amerika’daki seçmenleri  Ermeni lobisinin etkisinde kalmışlığın yanında, asıl olan, bölgesinde Amerika’nın kontrolünden çıkmış, kendi ayakları üzerine basarak süper güç olmaya çalışan Türkiye’yi bundan “Ermeni Soykırımı Sopası”nı da kullanarak vazgeçirmek ve ondan tavizler almak için pazarlık unsuru olarak kullanmaktır. “Bidon Kafalı” nın bütün hal ve hareketleri iyice sırıtmaktadır. Bir kere kendisi  tarihçi  değildir, üstelik de bir mahkeme değildir, konu hakkında Dünya’da hiçbir mahkeme kararı da yoktur. Buna, “Emperyalist politika güdüler ama, bu derece akılsız politika güdülmez” de  diyoruz. Zaten, son yarım asra yakın süre içinde bütün Amerikan  başkanları akıllarını iyice kaybetmişler, çok gülünç ve maskara olamaya başlamışlardır. Bu onları yıkacaktır.

   9-HDP’inn Ermeni soykırım iddiasını desteklemesine dair görüşlerinizi alabilir miyiz?

 HDP bir kere, geçmişteki selefleri gibi hakki, demokratik ve Türkiye partisi değildir. Kürt kardeşlerimizi basamak yapmak ve diline dolamak suretiyle, dıştan “algı operasyonlu” bir partidir ve aynı operasyonun sonucu PKK’nın siyasi uzantısıdır. 1821-1828 zaman diliminde, isyanları  ve şiddet olayları ile “Bağımsız Yunanistan” ın kuruluşunda büyük rolü olan  Etniki Eterya Terör Örgütü ve I. Dünya Harbi yıllarında  “Bağımsız Ermenistan”ı kurmaya çalışan Taşnak ve Hıncak  Terör Örgütleri ne ise, PKK da tarihin bir tekerrürü  olarak bunların günümüzdeki devamı ve benzeri  bir terör örgütüdür. Yayılmacılık ve sömürgecilik  emellerini gerçekleştirmek için Etniki Eterya’yı  kendi ülkesinde   Çarlık Rusylası, Taşnak ve Hıncak Örgütlerini ise İngiltere kurmuştu.. PKK ise, genelde Amerika tarafından Ortadoğu’da  onun emellerine  hizmet eden bir terör örgütü olarak kurulmuştur. Bunlar tarafından adı  geçen bölgede  14 Mayıs 1950’de “jandarmaları” yapılandırılmasında  kurulan “Küçük İsrail”in Genelkurmay Başkanı Yardımcısı Yair Golan bile, 12 Eylül  2017’de “PKK bize hizmet ediyor” diyebilmiştir. Peki, Türkiye hükümetleri  İsrail’e bir nota vererek, “Gel bakalım PKK size nasıl hizmet ediyor?” diye sorabilmiş midir? Ne gezer! Türkiye’nin terörle mücadelede  uğraştığı hep Bataklığı kurutmak değil, onu üreten  sivrisineklerle mücadele olmuştur. Bu sebepten PKK terörü bitmez. Kıyamete  kadar sürer.

      HDP şimdiye kadar hangi milli meselemize ve TBMM’nin milli ortak kararlarına imza atmıştır ki, son TBMM kararına imza atsın? Bugün sağduyulu Ermenilerin bile, “Bu mesele de ne Ermeniler ne de  Türkler  suçluyuz, asıl suçlular, bizleri  emperyalist  emelleri uğrunda kullanmak isteyen  Emperyalist Büyük Devletlerdir” dedikleri  halde ve üstelik de Doğu Anadolu’da  Müslüman nüfusa oranı % 20 olan Ermeni  azınlığın  % 80 Müslüman Türkler, Kürtler ve Çerkezlerden meydana gelen çoğunluğa karşı , asıl bunları göce zorlamak ve soykırıma tabi tutarak “Müslümansız  bir Ermenistan” meydana getirmek emeli de bilindiği  halde, HDP’nin görüşlerinin  ne anlama geldiği apaçık kendisini gösterir.

       Böyle bir parti ABD veya Kıta Avrupası’nın herhangi bir ülkesinde  olsa idi yaşatılabilir miydi? Hiç sanmıyorum. Samimi Müslüman Kürt kardeşlerimizi üzerlerinde oynanmak istenen oyunları görerek uyanık olmaya çağırıyorum.

     10—Son olarak neler söylersiniz? Genelde, ilk veya son söylenmesi gerekenleri söyledik. Bir zamanların başbakanı Turgut Özal, Ermeni soykırım iddiaları karşısında, kuru –sıkı olarak “Bir atımlık kurşunları vardır, onu da atarlar, artık bize bir şey olmaz” dememiş miydi? Zaten Joe Bıden de bize  karşı son kurşununu attı veya son geçersiz  kozunu oynadı. Bundan aleyhimize bir şey çıkmaz kanaatindeyim.  Anlayacağınız, “İt ürür kervan yürür”. ABD ne kadar dirense de Türkiye  bölgesinde ve hatta dünyada  süper güç olmaya devam edecek, ona karşı, “onu yola getirmek için” denilerek Ermeni soykırımı iddialarında ısrar edenler tarihe mizahi ve gülünç olarak geçeceklerdir.  

    Bütün bu anlattıklarımı yerli, yabancı kaynaklar ve arşiv belgelerine dayalı olarak daha geniş boyutlarda öğrenmek isteyenler, benim 11 inci baskısı yapılan “Ermeni Meselesi  Nedir Ne Değildir” isimli kitabımı okuyabilirler.

     İlginize teşekkür ederim. 

Süleyman KOCABAŞ
Tarihçi  Yazar
kocabassuleyman@gmail.com

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
 

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya