Dolar Sepep, Faiz ve Enflasyon Sonuçtur
MAKALE
Paylaş
05.01.2022 12:21
2 yorum
883 okunma
İlhan Akkurt

Ülkemiz ve dünyada Korona salgının neden olduğu ekonomik zorluklar yaşanmıştır. Geçtiğimiz yıl, bütün dünyada olduğu gibi özellikle her şeyi tetikleyen, enerji fiyatlarındaki yükseliş, ülkemizde de diğer ürünlere yansıyıp enflasyon artmaya başlamıştır. Hükümet artan bu hayat pahalılığı düşürmek için bir dizi önlemlere baş vurmuştur. Kapitalist ekonomide enflasyonun düşürülmesinde tek yol olan faiz artırımından vazgeçerek, aksine faizleri, %21 olan enflasyonun 7 puan aşağıya düşürerek %14’e indirmiştir. Hükümet bununla şunu amaçlamıştır. Döviz bir miktar artsın ki ihracatımızda artsın, artan ihracatla ele geçen dövizle, kur atışını dengelensin. Bu ara düşük kredi faizleri sebebiyle iç talep ve yatırımlar durmayıp artsın. Hükümet şunu iddia ediyordu; kapitalist ekonomistlerin “Enflasyon sebep faiz sonuç” iddiasının aksini “Faiz sebep enflasyon sonuç.”  Evet, faizin artmasıyla döviz yerine millet parasını faize yatırıyor. Ancak, iç talep düşüyor, pazarda mallar satılmıyor, üretim durup iflaslar başlıyor, işsizlik artıyor ve ülkenin fabrikaları tek tek dışarıya bedavaya satılıyor. Yani enflasyonu düşüreceği derken ülke satılıyor. Ancak ekonomimiz dışarıdan ithal edilen ara mallara bağlı olmasından dolayı doların artışıyla ihracat ne kadar artıyorsa ithalatta o kadar artmıştır. Sonuçta pahalılaşan ara mallardan dolayı enflasyon daha fazla artmaya başlamıştır. Bunu gören vatandaş ta eldeki TL’yi korumak için faiz düşük diye dolar almaya başlamış ve olay tam bir krize dönecekken, hükümet dolara olan talebi düşürmek için “dolar garantili TL mevduatı” uygulamasına geçmiştir. Bu önlem sonuç vermiş ve döviz kuru ortalama %30 düşmüştür.

Bu ara şunu da iyi görmek gerek dolara vatandaş hücum etmese yükselmeyecek ve ekonomik çöküntüde olmayacaktır. Dolara olan bizin talebimiz neticesinde yükseliyor ve biz de eldeki parayı koruyalım diyerek fasit bir daireye düşerek kendi kendimizi krize sokmuyor muyuz? Çünkü ortada bizden başka doları artıracak unsur yok. IMF’yi devreden çıkardık, dışarıdaki bankaların elinde yeterli TL olmadığından dış saldırı pek yapamıyorlar. Bu durumda bütün kabahat hükümetin midir? Maalesef serbest kur uygulayan ülkeler her an iç veya dış müdahaleye açıktır. Kur serbest olmazsa biraz iyi ancak bu kez dış borç için IMF’ye el açarsan doları yükselttirmeden kuruş borç vermiyor. Yalnız ellerinde yeterli TL olmayıp 2018 Ağustos’unda bir gecede dolara pik yaptıracak saldırılar yapamayan, dış bankalar ülke içinden yüksek getiri vaad ederek TL toplamaya başladıkları duyumları vardır.

Bu uygulama bize şunu ispat etmiştir. Döviz açığı olan bir ülkede “Dolar sebep diğerleri sonuçtur.” Diğerlerinden maksat, faiz de, enflasyon da, dış ticaret te, dış borç ta, ülkede istikrar da vs. Küresel derebeyleri dünyanın ekonomisini dolara bağlamakla işi sağlama almışlar. Kendi isteklerini dinlemeyen ülkeleri dolarla hizaya getirmektedirler. Hükümetimiz son 7 yıldır küreselci derebeylerin jandarmasını pek takmıyor. Suriye, Ak Deniz, Karabağ, PKK ve FETÖ ile mücadelede Milli çıkarlarımızı korumaktadır. Terör, darbe, anarşi sökmedi ve bize dayatılan oldu bittileri reddetmekteyiz. Vermedikleri savunma silahlarını onlardan daha üstününü yapar hale geldik, Ortadoğu, Türk Birliği, Afrika ve Balkanlarda işbirliği kurduk. İsrail’e Davosta “van minut” BM’de “Dünya beşten büyüktür” dedik. Bu gelişmeler onların çarklarına çomak sokmaktır. Ellerinde kalan tek kozları dolardır.

Ne demiş en büyük küresel derebeyi Mayer Rotschild “Bana bir ülkenin parasının kontrolünü ver, ülkenin kanunlarını kimin yaptığı umurumda bile olmaz.” Maalesef günümüzde bu gerçek olmuş, başta Avrupa ve ABD olmak üzere bütün merkez bankaları ve dolar bu adamların kontrolüne girmiştir. Ayrıca bütün dünya merkez bankaları bağımsız olacak diyenler acaba bu bankaların İsviçre’deki Uluslararası Ödemeler Bankası’na (BİS) bağlı olduğunu bilir mi? Her ülkedeki merkez bankasının faizi, bu banka tarafından belirlendiğini bilirler mi? Erdoğan 2018’de dış saldırıyı önleyip, faizi yükseltmek zorunda kaldığın da,  BİS’in genel müdürü Agustin Carstens’in, “Diğer ülkeler merkez bankalarının bağımsızlığına hükümetlerin karıştığında ne olduğunu görmek için Türkiye’ye baksın” dediğini duyan var mı? Adamlar ülkelerin parasını kendileri basıp, ülkesine faizle satmaktadır. Ülkeler kendi bankalarından borçla para almaktadırlar. Devletler paralarını kendileri bastığı taktirde bu işlemden alacakları senyoraj haklarından mahrum kalmaktadırlar. Ayrıca bütün dünyaya dış ticarette doları geçerli rezerv para yapmaya mecbur bırakmışlardır. ABD, Suud kral ailesini koruma karşılığında, petrolü dolarla satmaya mecbur bırakmasıyla, bütün OPEC ülkelerine de bunu kabul ettirmişlerdir.

ABD’de merkez bankasını bunların kontrolünden kurtarmak isteyen 3 başkan suikasta kurban gitmiştir. Kendi kontrollerinde kurdukları Dünya Bankası ve IMF ile dünya ülkelerinin ekonomilerini kontrol etmektedirler. Yine kendilerinin kurdukları Moody, S&P, Fitch gibi uluslararası kredi değerlendirme kuruluşlarıyla, ülkelerin kredi notları düşürülerek, yüksek faizle borçlandırılmaları sağlanmaktadır. Dünya ülkelerini kendileri görünmeden, bu kuruluşlarla borçlandırıp, kendilerine bağımlı kılmaktadırlar. 2021 yılı sonu itibariyle dünya ülkelerinin GSYH’sı 86 trilyon dolar olurken, dünya ülkelerin toplam borcu bunun 3.5 katına ulaşmış ve 300 trilyon dolara ulaşması bekleniyor.  Dünyanın en zengin kapitalist ülkeleri, başta ABD ve AB ülkeleri olmak üzere en borçlu ülkelerdir. Ancak bu ülkeler Küresel Derebeylere karşı çıkmadıkları için dolar operasyonuna maruz kalmamaktadırlar. Bütün bunlar dış borcun varsa, ödeyecek doların yoksa ve bunu ödemekte zorlanıp, dışarıya el açarsan oluyor. Bu kumpastan kurtulmanın birkaç yolu var. Birincisi dış ticaret açığın olmayacak. Yani dışarıya fazla satıp, az alacaksın ki elinde dolar olsun, borcun olmasın. Diğeri de dış ticaretini milli parayla yapmak.

Bu konuda dün Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk lirası ile ticaret gerçekleştirdiğimiz ülke sayısı her geçen gün artıyor. 2021 yılı itibarıyla 205 ülke ve bölgeye ihracat işlemlerimizi milli paramız ile gerçekleştirdik. Türk lirası ile yaptığımız dış ticaret hacmi 183 milyar liraya ulaşmıştır. Mal ticaretindeki güçlü performansı hizmet ticareti ihracatımıza müspet yansıdığını görüyoruz” demiştir. Bu miktar henüz çok yetersiz. Ayrıca BRİCS ülkeleri arasında dolara alternatif yeni bir para birimi görüşmeleri sürmektedir. Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika'dan oluşan BRICS ülkeleri, küresel finans sisteminde daha etkin rol oynamak için bir uluslararası para fonu, bir de yardım fonu kurma kararı aldı. İlk kez 2013'te açıklanan ve Yeni Kalkınma Bankası adı verilen kurum, Dünya Bankası'na benzer bir yapıda olacak ve ülkelerdeki altyapı projelerine düşük maliyetli finansman sağlayacak.

Sözün kısası dolar sebep; her türlü zulüm sonuçtur. Bu beladan kurtulma için önce borçtan kendimizi kurtarmalıyız. Savunma sanayinde olduğu gibi teknolojik ürünlerin üretimine yönelmeli, katma değeri yüksek ürünler yapıp satmalıyız. İhracatımızı ithalata bağımlılıktan kurtarıp, ihtiyacımız olan ara malları kendimiz üretmeliyiz. Ticaretimizi ihracatımızı, ilişkilerimiz iyi olduğu Afrika, Orta Asya gibi ülkelere yöneltmeliyiz. Hala AB ve ABD dış ticaretimizde başat ülkelerdir. Şükür ki bütün bunların farkında olan bir hükümetimiz var ve bu konulara gereken önem verilmektedir. Yakın gelecekte doların ve bunun gücüyle ayakta duran küresel derebeylerin saltanatının sallanmaya başladığı göreceğiz. Zor geçecek bir 2022’nin ardından aydınlık günler bizi beklemektedir.

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Toplam 2 yorum yapıldı
Yerli yerinde.
Sağlıklı bir bünye için ilk şart"homeostasis"dir. Bünyeye giden ile çıkan dengesi ilk zorunluluktur.Analiziniz bunun olmazsa olmazlarını açıkça ortaya koymaktadır. Başarılar dilerim.
Yorum Ekleyen: Ahmet Özcan     5.01.2022 19:00:57
Muhteşem
En doğru zaviyen bakan zihnimiz, yüreğiniz var olsun. Teşekkürler üstad
Yorum Ekleyen: Mustafa Yıldız     5.01.2022 13:04:02

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya