Bilgisizlik ve iletişimsizlik çağı
MAKALE
Paylaş
04.09.2022 20:11
308 okunma
Hayrettin Karaman

Üçüncü bin yıla (niçin üçüncü bin de daha fazla veya daha eksik değil?) girerken bilgi ve iletişim kelimelerine/kavramlarına fazlaca vurgulama yapılmakta, hatta çağa “bilgi-iletişim” ismi verilmektedir. Çağa damgasını vuracağı iddia edilen bu bilgi, dini ve metafiziği dışlayan, değeri ve gerçekliği beşeri bilgi araçlarının ulaşabildiği sınırda tutan, bunun ötesini -en azından şimdilik- yok sayan bilgidir. Bu bilgi, kaynağının kaynağını irdelemeyen, başı ve sonu devre dışı bırakan, içe değil, dışa yönelen bir bilgidir. Buna rağmen “Hayatta en hakiki mürşit” vasfına layık görülmekte, dinlerin ve aşkın rehberliklerin yerine teklif edilmektedir; bu noktadan itibaren bilim, bilimciliğe dönüşmekte, onun da kulları ve grupları boy göstermektedir.

İslâm’a göre bilgisizliğin (cahilliğin) en kötüsü Allah ve hak din ile ilgili olan bilgisizliktir. İletişimsizliğin en berbadı da kulun, Allah’a yönelik iletişimsizliğidir. Hakiki Ma’bûd’u tanımamış, ona iman ve kulluk edememiş, hak dini bilmemiş olan topluluklar “bilgisizlik (cahiliyye) toplulukları”dır. Bu bilgisizlik ve ilgisizliğin zararı ebedidir, sonucu bedbahtlıktır. Madde âlemi ile ilgili bilgisizlik de zararlıdır, matlup değildir, ancak bunun zararı geçicidir, en fazla dünya hayatı ile sınırlıdır.

En değerli bilginin taşıyıcısı ve en önemli iletişimin rehberi olan Allah Resulü (s.a.) bilginin önemine ve gerekliliğine dikkat çektiği gibi şöyle de buyurmuştur: “Allah’ın adıyla başlamayan her önemli iş güdüktür, amaca ulaştırmaz”. Buradan hareketle İslâm ilminin kül, çağdaş bilginin cüz (hem de çok küçük bir parça) olduğunu ifade etmek mümkündür. İslâm ilmi kâinatı kuşatır, onu öğrenmeye ve keşfetmeye âşıktır, ancak İslâm âlimi burada kalmaz, ötelere geçerek varlığın ve bilginin kaynağını keşfetmek, O’nunla iletişim kurmak ister, asıl maşuku da budur. Kendini ve çevresini bildikçe, tanıdıkça Rabbini tanıyacağı, O’na keyfiyetsiz olarak vâsıl olacağı düşüncesi ve inancı içinde büyük bir vecd ile ilme, bilmeye, bilgiye yönelir. Allah’ın varlığının ve sıfatlarının, gönderdiği dinin hak ve gerçek olduğunun “gözlem ve deney yoluyla elde edilen” delilleri, Kur’ân-ı Kerim’in ifadesiyle “âyetler”dir. Bu âyetler insanın kendi varlığında başlar, madde âleminin sonuna kadar devam eder (Fussilet: 41/53). İslâm insanının/âliminin önünde iki bilgi kaynağı vardır: Birisi yetebildiği yere kadar bilgi üreten gözlem, deney ve tefekkür, diğeri bunların yetmediği yerde başvuracağı vahiy ve ilham (Allah’tan gelen doğrudan bilgi). İslâm insanı, Allah’ın “Oku!” emrine uyarak hem Kur’ân’da âyetler okur, hem de keşfine çıktığı kâinatta.

Çağımızda beşer üstü, akıl-gözlem-deney dışı (üstü) bilgi ve bu bilgiye dayalı aşkın iletişim “çağdışı”dır. Bu çağda yaşayan insan çağın adamı olmak istiyorsa -İslâmî mânâda- cahil kalacak, “âlim ve ârif” olmak istiyorsa çağdışı olacaktır. Ya çağdaşlık adına, maddi ve manevi sayısız âleme nispetle bir zerre olan “dünya” çapında iletişimle yetinecek yahut da bu manada çağdaşlığı reddederek bilgi ve iletişimini On Sekiz Bin Âlem’e ve “Âlemlerin Rabbine” kadar genişletecektir.

 

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya