Hayır Diyebilmek
MAKALE
Paylaş
01.03.2023 16:00
481 okunma
Abdurrahman Zeynal

Eskiler hep anlatılır.  "Devletin işi meşveretle yapılmalıdır". Bu ifade özellikle muhafazakâr kanatlar tarafından çok kullanır. Çünkü insanlara her dönem böyle öğretilmiştir. Abbasilerde, Selçuklularda ve Osmanlılarda böyle bir teamül olmuştur.               

Yine böyle bir tarih diliminde devlet işleri meşveretle yürütülmeye, problemler çözülmeye çalışılırken birden işler yolunda gitmemeye başlamış.            

Zamanın Halifesi aldıkları kararların bazılarının yanlış olduğunu fark etmiş.  Bunun sebeplerini düşünmeye araştırmaya başlayınca işin aslının alınan yanlış kararların olduğunu görmüş. Alınan kararlar zararlara sebep olmakta,  kararların alındığı meşveret toplantılarında görev yapan yardımcılarının kendisini yeterince uyaracak durumda olmadıklarını anlamış.             

Bir toplantı öncesi bilerek ve tasarlayarak yanlış bir ifade kullanıp; vezirlerine, komutanlarına ve şeyhülislamına bir soru soruyor.  Divandaki herkes şu mealde fikir beyan ediyorlar! “En iyisini siz düşünürsünüz, En iyisini Zatı devletleri bilir,  Doğru söylüyorsunuz,  İsabet buyurdunuz ya Emirel müminin” diyorlar.  Başka izah yok.               

Bunun üzerine halife; çareyi her söylediğine hayır diyecek birini bulup görevlendirmekte bulur.                  

Bu kişinin görevi sadece yanlış olduğunu düşündüğü şeye değil,  doğru olduğunu gördüğüne de karşı çıkmak, hayır demek, böylece fikirlerin çatışmasını sağlayarak en doğrunun bulunabilmesine kapı aralamaktır.    

Bu “Hayırcı” kişi tüm toplantılarda bulunacak,  her zaman halifenin yanında olacak,  alınmakta olan kararların yanlış olduğunu,  zararlara sebep olacağını söyleyecek.  Sadece yanlış olduğunu söylemekle kalmayacak aynı zamanda gerekçelerini de ifade edecek.         

Yine bir gün devletin işini konuşmak için divan toplanır.  Halife konuyu belirtir ve divandaki görevlilerden fikir beyan etmelerini ister.            

Baş vezir bir şeyler söyler ve "isabet buyurdunuz sultanım" deyince, hayırcı hemen söz alır ve bunun doğru olmadığını,  şu şu mahsurları olabileceğini söyler.  Herkes şaşırmıştır.  Sırayla divandakiler fikirlerini söyler,  hayırcı herkese olmaz, şu mahsurları var, doğrusu şöyle olmalıdır der.   

Sıra Halifeye gelmiştir.  Halifede fikrini söyleyince; ona da hayır der. Artık iş çığırından çıkmış, divandakiler halife hariç, hayırcının kellesinin uçurulacağını düşünmektedir.  Halife cellatları geri gönderir ve ortaya çıkan beyin fırtınasının sonucunu uygulamaya koyar.  Devlet kurtulur.               

Tüm toplantılarda hayırcı bu görevi ifa eder.   

Hayırcı kimsenin gözüne girmek gibi bir endişesi olmadığı için dalkavukluk yapmasına gerek yoktur.  Yiğittir, merttir ve sözünü esirgemez bir konumdadır. Bu özellik aslında memlekette hür fikrin, hür vicdanın ve hür tefekküründe önünü açar. Tıpkı Hz. Ömer’e Ölümü hatırlatan o güzel insan bulununcaya kadar. . . . . .  

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya