“Atalamızdan Böyle Gördük” Anlayışına Bir Kur’an Eleştirisi
MAKALE
Paylaş
07.08.2023 14:38
888 okunma
Prof. Dr. Celal Kırca

“Bir toplumda, eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar” a [1] gelenek adı verilmektedir. Dinî anlamda ise gelenek, dinin ortaya koyduğu ilke ve kuralların, tarihi süreç içinde beşer tarafından yapılan yorumlardan oluşan bir birikimidir. Elbette ki bu birikimde bizim için yararlı unsurlar ve öğretiler bulunduğu gibi, bulunmayan unsurlar ve öğretiler de  mevcuttur.  Dolayısıyla geleneği oluşturan yorumları yapanların da bizim gibi insan olduğunu, hata yapma ihtimallerinin bulunduğunu ve kendi zamanlarındaki sosyal, ekonomik ve kültürel ihtiyaçlara göre yorumlarda bulunduklarını unutmamak gerekiyor. Gelenekçilik ise  “İnançları daha çok geçmişten süregeldikleri için benimseyen, saygın tutan, destekleyen yeni kültür  öğelerine daha az değer veren tutum veya öğreti”[2] olarak  tanımlanıyor.  Bunun zıddı ise  geleneksizliktir  ve bir geleneğe sahip olmama  durumunu ifade etmektedir.  Dolayısıyla günümüzde Müslümanların,  iki önemli sorunla karşı karşıya kaldıkları  görülüyor.  Bunlardan birincisi geleneğin, gelenekçiliğe dönüştürülerek mutlaklaştırılması, dolayısıyla yeni yorumlara karşı çıkılması ve toptan reddedilmesi; diğeri ise tespit  edilecek   kriterlere göre doğru ve yanlış ayırımına gidilmeden, geleneğin ret edilerek geleneksizliğe  giden bir yola girilmiş olmasıdır. Zira  geleneksizlik köksüzlüktür.  Çünkü “Köksüzlük  öksüzlüktür.”

Geleneğimiz, bizim  öz kültürümüzdür ve onu inkâr etmemiz asla mümkün değildir.   Çünkü o bize  atalarımızdan intikal eden  görüş, düşünce  ve yorumlardır.  Ancak doğru veya yanlış ayırımı yapmadan sırf gelenek diye geçmişi olduğu gibi koruma ve aktarma tavrı içinde olmak da  doğru bir anlayış ve yaklaşım tarzı değildir.  Dolayısıyla geleneğin doğrularını koruma ve aktarma; yanlışlarını da tashih etme, ya da terk etme tavrı içinde olmak, tercih edilmesi gereken bir yöntemdir. Bir başka ifade ile yapılması gereken şey, duygusal bir yaklaşımla geleneği olduğu gibi savunma, ya da ret etme tavrı içinde olmamaktır. Bu nedenle  geleneği  doğru ve yanlış ayırımı yapmadan olduğu gibi kabul etmek de;  dinin geleneksel yorumlarında, bazı yanlışlıklar ve eksiklikler var diye,  geleneksel yorumların tümünü dışlamak da yanlış  bir  yaklaşımdır ve  kategorik mantığın bir sonucudur. Bu mantıkla hem geleneği, hem de Kur’an’ı doğru anlamak ve yapılan yorumları değerlendirmek  mümkün değildir.

 

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya