Ölmek, Yaşatmaktır!
MAKALE
Paylaş
24.10.2023 11:30
1 yorum
820 okunma
Mustafa Yıldız

Aksa Tufanı adıyla başlayan hareketin üzerinden 16 gün geçti. Bir kıvılcım Gazze’yi cehenneme çevirdi. Aralıksız süren en ağır bombardımanlar Gazze’yi harap etti. Binlerce can yandı, parçalandı, yaralandı, yerinden yurdundan oldu. Olmaya da devam ediyor.

Gazze, bütün yolları karadan, denizden ve havadan kapatılmış bir açık hava hapishanesinde imha ediliyor. Ölen, yaralanan, ağlayan kadın çocuk ve yeni doğmuş bebekler, masum siviller. Yüreklerin kaldıramayacağı acılar yaşanıyor.

Yıkılan ve berhava edilen binalar, mabetler. Harap olan şehirler. Ne vahşetmiş be! Görmedik böyle bir şey. Onun için dedim ki:

İnsanlık ölmüş ölmesine/Rastlamadık hiç böylesine

Meğer dünyanın en büyük canavarı koynumuzda imiş. Meğer dünya kör, sağır ve vicdansızmış.

Kuduz bir köpek mi,  sırtlan mı her şeyi yakıp yıkıyor. Bunun sonunu hesap edemiyor. Akıl tutulması yaşıyor. Ve dünya yerinde çakılıp kalıyor. Dünyanın baş belası ABD kana doymuyor. İnsanlık en acı günlerini onun yüzünden yaşıyor.

HER ŞEYİN BİR SONU VAR

Her şeyin bir sonu vardır. Dünya kurulduktan beri insanlık yeni başlangıçlar ve yeni sonları hep müşahede ediyor. Bazı insanlar başlangıç ve son arasında yaşarlar da her ikisini görmezler amma kendilerinden önce gelenlerin hikayelerini okurlar ve kendilerinden sonra gelenlerin sonunu görür gibi olurlar. Bu nedenle ABD, İsrail ve onların yandaşlarının da elbet bir gün sonu gelecektir. Sonlarını kendi kanlı elleriyle hazırladıkları için ayni akıbete uğramaktan kurtulamayacaklalardır.

HAMASIN AKSA TUFANI

Hamasın yaptığı saldırı üzerinde çeşitli nedenler ve senaryolar söylenmektedir. Sebep ne olursa olsun dünyanın göbeğine saplanan bu İsrail hançeri, bir asırdır kan akıtmaya devam ediyor. Sorun, binlerce yıl öncesine giderek çözülmez. Eğer bu doğru olsaydı tarih boyunca bütün kavimlerin nereden nereye geldiklerine bakalım. Herkes geldiği yerlere yeniden sahip olmaya kalkışsa dünya yeniden savaşlar, cinayetler ve kan gölü arenasına döner.

En mantıklı çözüm, 1967 sınırları çerçevesinde iki devletli bir çözümdür.

ARZ-I MEV’UD

Hz. Musa’ya Allah vahyetti ki “dünyanın merkezindeki bu güzel beldeleri sana verdim. Lakin salih müminler olduğunuz müddetçe.” (Tevrat Yeremya Kitabı Bap 7.)

Nitekim ey Siyonist Yahudiler! Bu vaad gerçekleşti. Hz. Davud ve Hz. Süleyman zamanında dünyanın en saygın devleti ve ülkesi haline geldiniz. Fakat sizin Davud ve Süleyman’a düşmanlığınız sonucu bu yetki sizden alındı. Artık bu yerlere Müslümanlar sahip olacaktır.

Yemin olsun ki Zikir’den (Tevrat’tan) sonra Zebur’da da yazıp (belirttik ve Kur’an’da da vaad ettik) ki: (Sonunda) yeryüzüne mutlaka salih kullarım varis olacaktır.” (Enbiya Suresi. 105. Âyet)

Varis, mal sahibi sağ olsa bile onun varisidir. Mal sahibi öldüğünde varis o mala sahip olur. Demek ki Dünya üstünlüğü ABD’de de olsa, İsrail’de de olsa eninde sonunda Müslümanların eline geçecektir.

ÖLMEK YAŞATMAKTIR

Mescidi Aksa kutsalımızdır. Tur-i Sina, Zetin dağı da bizim kutsalımızdır. Kutsallarından vazgeçen bir ümmet, gelecek nesillerine onları, dünyada hayata tutunacakları şeyden de mahrum eder.

Bu nedenle kutsallar uğruna savaşmak, gelecek nesilleri yaşatmaktır. Şehitler olmasaydı din nasıl yaşayacaktı, vatan nasıl olacaktı. Analar babalar kendilerini çocukları için feda etmezler mi? Hayat bunların örnekleriyle doludur.

ÖLÜMDEN KORKULUR MU?

Gazze çocukları o ateş cehenneminde bile “vatanımızı terk etmeyiz ve şehit oluruz” diye haykırıyorlar. Kâfirlere diyorlar ki “cehennem sizin olsun, biz cennete uçuyoruz.”

Onlar cehenneme, Gazze şehitleri cennete.

Hani Uhut günü Ebu Sufyan Hz. Ömere diyordu ya: “Bedir’de siz bizi öldürdünüz, Uhut’ta da biz sizi öldürdük. Eşitlendik.”

Hz. Ömer de şöyle diyordu:

Evet amma bir fark var: Sizin ölüleriniz cehenneme, bizim ölülerimiz ise cennete gittiler” diyordu.

Öyle ya cennet halkı, nereden gelecek? Zaten herkes ölmeyecek mi? Ha şimdi ha sonra. Bari cennet hayatı için ölelim.

CEHENNEM DE DOLACAK

Zalimliği, kâfirliği, caniliği, kan içiciliği meslek edinenler için Ankebut suresi 68. âyette “Kafirler için cehennem de yer mi yok!” “Zalimler için cehennemde yer mi yok!” buyuruluyor.

ÖLELİM AMMA!

Amma Bilinçsizce ölmeyelim. Gerekirse tüm ümmet, gerekirse millet olarak bir yumruk gibi devletlerimizin ve devletimizin organizesinde maddi manevi ve fiziki anlamda savaşmalıyız.

Fevrî ve ferdî davranışlar pisipisine ölmektir. Böyle ölümler ise arzulanan zaferi getirmeyeceği gibi zararlarla sonuçlanır.

Allah’ın nusreti ümmetimizin, milletimizin ve devletimizin üzerine olsun.

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Toplam 1 yorum yapıldı
Teşekkür
"Zalimler için yaşasın cehennem " Allah devletimize milletimize zeval vermezse , çözüm gerçekleşecektir inşallah.
Yorum Ekleyen: Hasan Mutluoglu     2.11.2023 12:45:33
Mustafa Yıldız
YAZARIN ÖZGEÇMİŞİ

MUSTAFA YILDIZ KİMDİR?

Mustafa Yıldız 1951 yılında Konya'nın Kulu İlçesinin Hisar köyünde doğdu.1963 yılında İlkokuldan mezun olduktan sonra birkaç yıl Arapça okudu.

1967–1968 ders yılında Ankara İmam-Hatip Okulu'na girdi. 1973–1974 yılında bu okuldan mezun olduktan sonra Ankara merkezinde İmam-Hatip olarak memuriyete başladı. Aynı yıl Hacettepe Üniversitesi Sosyal ve İdari Bilimler Fakültesi'ne girdi. Bir yandan memuriyetini sürdürürken diğer yandan öğrenimini sürdürerek mezun oldu.

1981 yılında Erzincan'da kısa dönem askerlik görevini yaptı.

1983 yılında Diyanet işleri Başkanlığı adına Almanya'ya Din Görevlisi olarak gitti. 1988 yılında yurda dönen Yıldız, Diyanet İşleri Başkanlığı'nda Süreli Yayınlar bölümünde Diyanet Gazetesi, Diyanet Çocuk Dergisi... Gibi yayınların hazırlanmasında çalıştı ve adı geçen yayın organlarında yazılar yazdı.

Bir yıl sonra1989 Eylülünde istifa ederek serbest ticarete atıldı. Bu tarihten sonra aktif siyasete atılarak, belediye başkanlığı adaylığı, milletvekili adaylığı ve on yıl boyunca bir partinin Ankara İl Başkanlığını yaptı.

2003 yılında ticaret ve siyasetten ayrılan Mustafa YILDIZ, açıktan atama ile Ankara Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın Daire Başkanlığı nezdinde göreve başladı. 2 yıl sonra adı geçen dairede Kamuoyu Değerlendirme Şube Müdürü olarak 12 yıl boyunca anket çalışmalarını ve sanat sergilerinin yöneticiliğini yaptı. Petek adlı şiir kitabını bu görevinde iken yayımladı.

Belediyedeki görevine başladıktan kısa bir süre sonra Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir Bölümünde master yaptı.

Mustafa Yıldız’ın yayımlanmış 2 kitabı ile yayımlanmamış 5 kitabı; çok sayıda dini, sosyal ve kültürel içerikli yayınlanmış makalesi bulunuyor.

60’lı yıllardan beri muhtelif yayın organlarında şiirler ve yazılar yazmaktadır. Yeniden Milli Mücadele ve Pınar dergilerinde şiir ve yazıları yayımlanan Yıldız, AnaHaberGazete internet gazetemizin de köşe yazarıdır.

Mustafa YILDIZ, Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı mütevelli heyet üyesidir.

Ankara Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanlığında Şube Müdürü görevinden emekli olan Mustafa Yıldız, 4 çocuk ve 7 torun sahibidir. Ankara’da ve Konya’nın Kulu ilçesinde ikamet etmektedir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya