Bir Sosyolojik Sorgulama: 6 Şubat Depremi
MAKALE
Paylaş
03.02.2024 21:44
7 yorum
1.615 okunma
İbrahim Gülsu

Çok acı sonuçları olan bir depremin yıldönümündeyiz.

Çıplak   anlamıyla deprem, fiziksel bir olay. Dünyanın yaratılışında fayların olması, zaman zaman fayların kırılmasının hikmeti Yarada’nın takdiri. Bize düşen bu fiziki olayın tedbiri. Tedbirin sosyal, ahlaki dayanakları. Toplumun, devletin bu konudaki bilgi, teknoloji ve ahlaki hazır bulunuşluğu.

Ülkemin sosyologlarının depremin sebep ve sonuçları üzerinde sosyolojik analizler yapmasını, toplumun mevcut değerlerinin fotoğrafını çekmesini  çok önemli buluyorum. Böyle bir analizin yapıldığını şu ana kadar ben okumadım.

Fiziki depremin sebep ve sonuçlarının sosyal, ahlaki boyutlarının detayıyla irdelenmesi şarttır. Aklın, vicdanın gereği budur.

Bir sosyolog der ki: ‘’ Toplumların değerlerinin çöküşü binaların çöküşü gibi ses çıkarmaz.’’

İşte farkına varamadığımız konu bu. Deprem ses verdi; ama sosyal ve ahlaki deprem ses vermedi. Şu an sosyologların bu konuda feryat etmesi gerekmez mi? Çünkü suç istatistikleri ortada.

Neden değerlerimiz, dürüstlüğümüz, helal-haram algımız  bu kadar aşındı, yaralandı?

‘’ Muhammedül Emin ‘’ olan bir peygamberin ümmeti; dürüstlüğü, ehliyeti, emaneti, emniyeti bu kadar hırpaladı?

Neden birbirimize, alışverişimize, üretimimize, yapılan işlere  güven duymuyoruz? Bunlardan emin olamıyoruz? Güven , hayatın sigortasıdır. Güvensizlik bir toplumun depremidir, kıyametidir.

Zelzelenin bu cephesinin özellikle sorgulanması, analizinin yapılması gerek. Sosyologlar konuşmalı, gazeteciler değil. Millet , televizyonlardaki laf vericilerden, ekran kekliklerinden bıktı artık.

Deprem kuşağı bilindikten sonra, ülkemin bu şehirleri neden  bu kadar yerleşime açıldı, büyütüldü ve şehirlerde depreme uygun yapılaşma olmadı?

Bu soruların muhatabı  sadece bu iktidar değildir. Cumhuriyet döneminin öncesi ve sonrası bu  sorulara muhataptır.

Ülkemde siyasetin, yönetimin, ümeranın yetkisi var, sorumluluğu yok.Çok sığ, kolay, sorumsuz, hesap vermeyen bir yönetim  anlayışı  var . Oy kaygısı; siyaset ve yönetime  doğruları, meşruiyeti çiğnetiyor.

Dünden bu güne  meydana gelen  depremlerde  hangi kamu görevlilerinin, yönetimin suçu vardı, Mahşerde kimler insan veya bina, toprak  katili olarak yargılacak?

Allah bizi, farkına varamadığımız ihmallerden , gafletten, günahlardan korusun.

On yıla bir deprem,  imar, inşaat yasası değişiyor. Kafamıza taş düşüyor ondan sonra tedbirleri düşünüyoruz. Uzmanları depremden önce değil, depremden sonra dinliyoruz. Veya sonra da dinlemiyoruz. Yetkililer deprem uzmanı oluyor ve konuşuyor. Devlet aklı düşünerek konuşur ve konuştuğu kanun olur. Devlet ulu orta her şeyi konuşmaz.

Depreme hazırlıklı olsaydık bugün yapılanlar Mart ayında yapılırdı. Hala göçümüzü yolda düzmekle meşgulüz. Ama bu gecikme ve yanlış hasar tespitleri, karasızlık, basiretsiz yöneticiler yüzünden yüz binlerce vatandaş  üzüldü, ezildi.

Önce, şehirleri yeni yerlere taşımak, yıkılan yerleri yeşil alan yapmak, orta hasarlıyı bile yıkmak istedik. Yerinde dönüşüme karşı çıktık. Sonra, yerinde dönüşüme, binalara  kat belirlemeye,  vatandaşa kredi desteği vermeye başladık. Binalar yıkıldıktan ve  vatandaş mağdur olduktan sonra binaları güçlendirmeye  belediyeler öncülük etmek istedi. Sonra…

Deprem bölgelerinde  ihmallerden , yanlış hasar tespitinden binlerce bina katledildi.

Bir ünüversitemizin profesörleri, deprem uzmanları deprem bölgelerinde bina katliamı var, hasar tespitleri yanlış , dedi. Ama yetkililer   dinlemedi. Bu uzmanları  vali ve belediye başkanı, yapılan açıklamaların muhatabı değilmiş gibi dinledi.

Deprem sonrası uygun olmayan alan, orta hasar ve hasar tespitleri konusunda çok ciddi bir körlük yaşandı ve hala yaşanıyor. ‘’Deprem önce alan uygun, depremden sonrası uygun değil.’’

Peki sorumlu kim? ELBET DE  DEPREM (!?)  

Ne kolay cevap. Suçlu ölü; çünkü deprem oldu ve  öldü.

Depremin sebep ve sonuçlarında  kamu kurumlarının, kamu yöneticilerinin suçu yok mu? Bölgeyi imara açan, kat sayısını veren kamu tertemiz;suçlu vatandaş.

Aynı sitedeki üç binadan biri az, biri orta ,biri ağır hasarlı. İkisi yıkılıyor birinde oturuyorlar. Çünkü hasar tespit komisyonları farklı. Bırak mühendisi, dağdaki çobanı getirsen çoban bile değneğiyle böyle bir tespit yapmaz.’’Göz ölçer’’ lerle  yapılan bu  hasar  tespitlerinde rüşvetin de  konuşulması bu toplumun ve değerlerinin  intiharıdır.

Depremlerde yıkılan yere dört kat verilirken, bakıyorsun dört katın  yanı başında sağlam  on iki  katlı bina var. O halde sıkıntı nedir? Bina kalitesi, malzeme kalitesi, ahlak kalitesi.

Bu şehirler göçmen çadırı kurulur gibi ovalara, dere yataklarına neden  kuruldu? Niye kontrolsüz büyütüldü?

Bir bakın, Maraş’ın ‘’ düpdüz ‘’ kaç caddesi, kaç sokağı var? Sonra ‘’ elif ‘’ gibiyiz öyle mi?

Hülasa yönetimde belagatın, hitabetin ihanetini yaşıyoruz. Belagat ve hitabet hipnoza dönüştü. Siyasetimizde ve yönetimde hesap sorulabilirlik yok. Ben yaptım, oldu.

Kazanç hırsı basiretimizi öyle bağlamış ki demirden, çimentodan, kumdan, işçilikten, dürüstlükten, ehliyetten   çaldık. On yıl geçmeden binalar döküldü.

Zemin uygun alan değildi de vatandaş devlete rağmen buralara  zorla bina mı yaptı? Şehirlerde zemin etüdü yapmak için deprem mi beklendi?

‘’ Keşke deprem geleceğini söyseydi de tedbir alsaydık .‘’(!?)

Bağdat harap olduktan sonra geriye dönüp konuşmak, malayani- boş laf olsa gerek.

 

                                                                                      İbrahim GÜLSU-   0532 357 80 14   

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Toplam 7 yorum yapıldı
Deprem
Hocam yureğinize sağlık
Yorum Ekleyen: Adnan Koksoken     9.02.2024 08:31:14
Deprem
Diline sağlık değerli kardeşim benim.
Yorum Ekleyen: Hanifi kurt     8.02.2024 19:04:00
Hesap vermeyen bir yönetim
Diline sağlık İbrahim Hocam evet "Ülkemde siyasetin, yönetimin, ümeranın yetkisi var, sorumluluğu yok. Çok sığ, kolay, sorumsuz, hesap vermeyen bir yönetim anlayışı var."
Yorum Ekleyen: Mehmet Köşk     8.02.2024 14:29:41
Allah bir daha böyle acılar göstermesin.
Değerli üstadım, bizim köyde kağnıyı deviren kağnıyı çekmeye devam edemez!
Yorum Ekleyen: İDRİS DURMUŞ     8.02.2024 13:24:07
Başka ders
Hocam sizi bu köyden kovarlar
Yorum Ekleyen: Ömer Burak Aktuğ     8.02.2024 12:58:08
Teşekkür
Teşekkürler Harika bir yorum ekran keklikleri tanımı hoş olmuş ama kekliklere hakaret olur baykuş bence paylaş butonu yok
Yorum Ekleyen: Hakkı öğüt     8.02.2024 12:53:59
Suçlu deprem
Ah hacam ah. Tespitlerinnin altınada üstünede imzamı atarım. Bizi nasıl hipnozladılarsa ihmali olanları bilmemize rağmen avuçları acıyana kadar ellerini çırpanların sayısı canı yananların sayısından az olursa bir şeyler düzelir inşallah . Malesef bu toplumda her şeyi bilen, her konunun uzmanı gibi lak lak yapan nede bol, boş adamlar var. Rabbim içimizdeki beyinsizler yüzünden bizi de onlarla helak etme Yarabbi.
Yorum Ekleyen: Mehmet Ali AKPINAR     8.02.2024 11:23:07

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya