Büyük Taarruz... Kahramanlık, özgürlük ve diriliş destanı... Ve Afyonkarahisar... Şuhut...Kocatepe... Zafer meşalesinin yakıldığı coğrafya... Cumhuriyet'in kazanıldığı topraklar.
25 Ağustos 1922... Cuma. Başkumandan Mustafa Kemal Paşa, Ankara'ya telgraf çekiyor.
"İcra Vekilleri Heyeti Başkanı Rauf (Orbay) Beyefendi'ye,
Garp Cephesi'ndeki ordularımız Ağustos'un yirmi altıncı günü düşmana taarruza başlayacaktır."

Gerisini şair söylesin... Yusuf Ziya Ortaç:
26 Ağustos, gece sabaha karşı,
Topların çelik ağzı çaldı bir hücum marşı.
Bu ölüm bestesinin içinde yandı dağlar,
Altüst oldu siperler, eridi demir ağlar."
***
Şuhut
Afyonkarahisar'ın ilçesi. Atatürk, Şuhut'ta... Taarruzun son planlamasını, hazırlıklarını yapıyor.
Cuma namazı... Tarihi Büyük Cami'de.
İmam Ali Agâh Efendi, cuma hutbesine elinde kılıçla çıkıyor... Fetih sembolü.
Dualar ediliyor: "Allah'ım... Türk ordusunu muzaffer eyle... Vatanımız düşman istilasından kurtulsun."
Sonra halk, "Kılıcınız keskin olsun... Allah'a emanet olun" diyerek... Komutanları uğurluyor.
Şuhut... Her yıl... 25/26 Ağustos'ta... Heyecanlı... Uykusuz... O günleri anıyor.
***
Kocatep
Atatürk'ün Büyük Taarruz'u sevk ve idare ettiği tepe... Rakım 1874 metre.
Şuhut'a... 14 kilometre uzaklıkta.

Komuta heyeti... Asker... Tepeye yürüyerek gidiyorlar. O yol... Bugün Zafer Yolu.
Binler... 10 binler... Her yıl 25-26 Ağustos gecesi... Zafer Yolu'nda yürüyor.