Dünya liderleri, sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşımlarla, Beyaz Saray Muhabirleri Derneği tarafından düzenlenen yemekte meydana gelen silahlı saldırıyı kınadı.
Kanada Başbakanı Mark Carney, ABD Başkanı Donald Trump ve eşi Melania Trump dahil tüm konukların güvende olmasından mutluluk duyduğunu kaydetti.
"Siyasi şiddetin hiçbir demokraside yeri yoktur." ifadesine yer veren Carney, olaydan etkilenen herkese destek mesajı verdi.
Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, Trump ve Melania Trump'ın yanı sıra yemeğe katılan herkesin güvende olmasından memnuniyet duyduğunu belirtti.
Venezuela geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez, yaşanan olayı şiddetle kınayarak, "Barış savunucuları için şiddet asla bir seçenek değildir." ifadelerini kullandı.
Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Trump, eşi Melania Trump ve ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in saldırıda zarar görmemesini memnuniyetle karşıladığını vurguladı.
Modi, şiddetin demokraside yeri olmadığının ve kesin bir dille kınanması gerektiğinin altını çizdi.
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, söz konusu saldırıyı "rahatsız edici" olarak nitelendirdi.
Saldırıdan dolayı "derin şok" yaşadığına işaret eden Şerif, Trump ve diğer katılımcıların güvende olmasından memnuniyet duyduğunu belirtti.
Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung, söz konusu olayın basının rolünü ve ifade özgürlüğünü teyit etmeyi amaçlayan bir etkinlikte yaşanmasının üzücü olduğunu ve saldırıdan dolayı "derin şok" içinde olduğunu kaydetti.
"Siyasi şiddet, demokrasinin temelini zayıflatan ağır bir tehdittir ve hiçbir koşulda haklı gösterilemez." ifadesine yer veren Lee, demokrasi ve hukukun üstünlüğüne zarar veren her türlü şiddet ve aşırılığa karşı olduklarını vurguladı.
Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae de Trump'ın güvende olmasından memnuniyet duyduğunu aktararak, "Şiddet, dünyanın hiçbir yerinde asla hoş görülemez." ifadesini kullandı.
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, "Başkan Donald Trump'a yönelik bu gece gerçekleştirilen saldırıyı kınıyoruz. Şiddet asla çözüm değildir. İnsanlık ancak demokrasi, birlikte yaşama ve barış yoluyla ilerleyebilir." ifadelerini kullandı.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, "Washington’daki suikast girişimini kınıyorum. Başkan Donald Trump ve Melania Trump ile orada bulunan herkesin güvende olmasına seviniyorum." ifadesini kullandı.
Demokraside şiddete yer olmadığını belirten Merz, "Kararlarımızı çoğunlukla veririz, silahla değil." ifadesine yer verdi.
AB ve NATO'dan tepki
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, saldırı nedeniyle şokta olduğunu belirterek, ABD Başkanı Donald Trump ve eşi Melania Trump'ın güvende olmasından dolayı memnuniyet duyduğunu ifade etti.
"Bu, özgür ve açık toplumlarımıza yönelik bir saldırıdır" vurgusunu yapan Rutte, ittifakın demokrasiye bağlı olmaya devam ettiğine ve ABD ile dayanışma içinde olduklarına dikkati çekti.
AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ise olayların "derinden sarsıcı" olduğunu belirterek, "Kolluk kuvvetlerinin hızlı müdahalesi sayesinde Trump, eşi ve tüm davetlilerin güvenli şekilde tahliye edilmiş olması ise teselli vericidir. Siyasi şiddetin kamusal yaşamda yeri yoktur ve kesin bir şekilde reddedilmelidir." mesajını verdi.
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de siyasette şiddetin hiçbir zaman yeri olmadığının altını çizerek, hızlı hareket eden polis ve ilk müdahale ekiplerine teşekkürlerini iletti.
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ise "Özgür basını onurlandırmak için düzenlenen bir etkinlik asla korku sahnesine dönüşmemelidir." uyarısında bulunarak, yaralanan Gizli Servis ajanına acil şifa dileklerini iletti.
Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas da saldırılara ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Saldırıda hayatını kaybedenlerin yakınları ve Mali yönetimine başsağlığı dileklerini ileten Kallas, Mali halkıyla da "tam dayanışma" içinde olduklarını belirtti.
Kallas, "AB, Mali'de 25 Nisan'da gerçekleşen terör saldırılarını şiddetle kınıyor." ifadesini kullandı.