“…Çok daha tehlikeli bir durum var: Bu şirket, ABD ve İsrail istihbaratı yönetiminde, Özbekistan, Tacikistan, Doğu Türkistan, Yemen gibi birçok bölgede, İslamcı gruplar organize ettiği, eğittiği, silahlandırdığı ve kullandığı gerçeği… Küresel terörle mücadele operasyonları için gereken teröristler, bu kamplarda eğitiliyor ve harekete geçiriliyor.”
ABD’nin kiraladığı şirket
teröristlerle böyle
vuruyor?
2007 yılının Nisan ayında ABD’nin önde gelen generallerinden Wesley Clark, şöyle itiraflarda bulunmuştur:
“Suudi Arabistan destekli Sünni İslamcı grupların güçlenmesi ve İran’ı arkasına alan Şiilerin zayıflatılması çabaları kapsamında, Bush yönetimi ve Suudi Arabistan; Ortadoğu’da Lübnan, Suriye, İran gibi pek çok bölgede gizli operasyonlar için para aktarıyor. Bu örtülü para akışının bir kısmı Lübnan’da El-Kaide bağlantılı (ABD yanlısı) cihat gruplarına gidiyor. Şiilerle mücadelenin finansmanı, Prens Bender ve -Kongre’den onay almadan- ABD nakit akışıyla sağlanıyor, böylece para El-Kaide bağlantılı Sünnilere ulaşmış oluyor.” [1]
ABD’nin, Haçlı savaşının ilk yıllarında dünyayı aldattığı ve yanılttığı sahte düşman oyunlarından birisi “Küresel Terörizmle Mücadele Forumu”dur. ABD’nin mücadele ediyor gözüktüğü ve hedef gösterdiği terörizmi üreten, eğiten ve destekleyen yine kendisidir.
Bu konuda yukarıdaki belgelerden ayrı olarak en önemli bir kanıt ABD’de terörist yetiştiren ve eğiten bir üniversitenin faaliyette olmasıdır.
ABD’NİN HAÇLI SAVAŞINDA BÜYÜK OYUNU:
TERÖRİST YETİŞTİREN ÜNİVERSİTESİ!
Bu üniversite ABD’nin Georgia’daki Fort Benning askeri üssündedir. Dünyanın en büyük terör üniversitesi olan bu üniversitenin yanında Amerika tarafından terörizmin en büyük gücü olarak hedef seçilen El-Kaide’nin Afganistan’daki kampları anaokulu gibi kalır. Amerika’daki bu terör üniversitesinin ismi School of Americas’dır ve Guatemaladaki soykırımcı rejimin bakanlarının yarısı, katliamcı El-Salvador ordusunun subayları ve Şili Diktatörü Pinochet’in Toplama Kamplarını da yöneten Şili İstihbaratının başkanı bu okulun mezunları arasındadır. [2] 
“1973’de Şili’nin seçilmiş lideri Allende’yi deviren faşist Pinochet’in gizli polis örgütü ve üç büyük toplama kampı, Fort Benning Terörizm Üniversitesi mezunları tarafından yönetilmiştir. Latin Amerika ülkelerindeki terörizmi, işlenen cinayetleri, toplu kıyımları ve işkenceleri ABD’nin Fort Benning Terörizm Üniversitesi’ne bağlayan kanıtlar, 11 Eylül 2001 tarihinde New York İkiz Kuleleri’ne yapılan saldırıyı El-Kaide’ye bağlayan kanıtlardan çok daha güçlüdür.” [3]
ABD’NİN HEDEF GÖSTERDİĞİ HER “İSLAM
TERÖRÜ”NÜN ARDINDA KENDİSİ VARDIR!
ABD Haçlı savaşını, yukarıda arz ettiğimiz gibi, kendi kontrolündeki “İslam terörü”nü sahte hedef ve düşman olarak gerekçe ve bahane olarak göstererek başlatmıştı. Ancak, geçmiş yazılarımızda genişçe belgeleriyle değerlendirdiğimiz gibi, Haçlı savaşının asıl hedefi İslam’dır. [4]
Dolayısıyla söz konusu savaş sürecinde oluşturulan “Küresel Terörizmle Mücadele Forumu”nun asıl amacının da İslam’la savaşmaktır. “Sahte düşman” olarak terör gösterilerek asıl amacın gizlendiği böyle bir oyunda, kendi ayağına kurşun sıkıyormuş ve kendi ipini kendisi çekiyormuş gibi, basiretsizce ve sakarca yanlış bir davranış olmuştur.
ABD’DE İSLAM TERÖRİSTLERİNİ CIA’YE
BAĞLI KİRALIK ŞİRKET NASIL EĞİTİYOR?
ABD’nin sahte düşman olarak İslam teröristlerini eğitmesi ile ilgili örneklere devam edelim:
“Mossad-Blackwater ortaklığı, uzun süreden beri İran içinde suikastler düzenliyor, özellikle de İran nükleer çalışmalarında rol alan nükleer fizikçileri hedef alıyor. (…) Çok daha tehlikeli bir durum var: Bu şirket, ABD ve İsrail istihbaratı yönetiminde, Özbekistan, Tacikistan, Doğu Türkistan, Yemen gibi birçok bölgede, İslamcı gruplar organize ettiği, eğittiği, silahlandırdığı ve kullandığı gerçeği!.. Küresel terörle mücadele operasyonları için gereken teröristler, bu (şirkete ait) kamplarda eğitiliyor ve harekete geçiriliyor.” [5]
“Blackwater, ABD Dış İşleri Bakanlığı’yla sözleşme imzalamış üç büyük güvenlik şirketinden biri. Gelirlerinin %90’ı devletten geliyor. ABD Dış İşleri Bakanlığı Irak’ta görev yapan her Blackwater üyesi için şirkete yılda 445.000 dolar ödüyor. (…) İki eski Blackwater çalışanı Kenneth Wayne Cashwell ve William Ellsworth ‘Max’ Grumiaux, Federal Soruşturma Bürosu’na (FBI) bilgi vermeyi kabul ederek, şirketin yetkili makam izni olmaksızın (End User Certificate) silah, gece görüş dürbünü, zırh, roket atar ve daha birçok silahı yurt dışında ‘adresi belirlenemeyen’ yerlere gönderdiğini itiraf etti. Bu silahlardan 800 adedinin Türkiye’de yakalandığını yetkililer ABD Dış İşleri Bakanlığı Denetim Kurulu Başkanı Howard Krongard’a bildirmelerine rağmen Krongard konuyu soruşturan federal savcılara gönderdiği iki e-mail ile soruşturmanın durdurulmasını istedi. 22 Eylül 2007 tarihinde North Carolina Federal Savcısı Blackwater’ın PKK’ya silah sattığı gerekçesiyle çok geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Bunun üzerine Türkiye ölü ele geçirilen teröristlerden toplanan silahların seri numaralarını Federal savcılığa gönderdi. Ve Federal Savcı yeterince kanıt toplandığını ve Blackwater USA aleyhine dava açılacağını bildirdi. (Bkz: Interpol kayıtları, Counter Terrorism Report EU - 2006-07)” [6]
“SAHTE DÜŞMAN” OYUNUNDA PKK
TÜRKİYE’YE KARŞI NASIL KULLANILIYOR?
Hatırlanacağı üzere PKK, Eski Amerikan Başkanı George W. Bush tarafından, Tayyip Erdoğan’la yaptığı bir görüşmeden sonra terörist örgüt olarak ilan edilmiş, üstelik hem Türkiye’nin ve hem de ABD’nin düşmanı olarak nitelendirilmişti. [7]

Halbuki PKK’nın, ABD’den yardım aldığına dair, Amerikan silahları kullandığına ve bölücü militanların ABD tarafından eğitildiğine dair pek çok kanıtlar ortaya çıkmıştır. [8]
ABD ve İsrail’in ortak projesi olan 1991 yılında Türkiye’nin doğu ve güneydoğusuna yerleştirilen Çekiç Güç’ün PKK’ya hamilik yapması, silah ve cephane yardımında bulunması [9] bu konuda en önemli kanıtlardandır.
Bugün de ABD stratejileri ve politikaları doğrultusunda görev yapan, CIA bağlantılı faaliyetlerde bulunan Blackwater gibi, ABD’nin gayrı resmi operasyon kollarının PKK’ya istihbarat, silah, eğitim ve her türlü lojistik yardım ve destekte bulunduğu tespit edilmiştir.
DÜŞMAN SAVAŞTA ÖNCE NEDEN
TÜRKİYE’Yİ BAŞ HEDEF YAPIYOR?
ABD ve İsrail, bütün İslam dünyasına karşı 2000’li yılların başında başlatılan Haçlı savaşını sivil işgal ordularıyla önce Türkiye’ye karşı kazanmak istiyor.
Çünkü çok iyi biliyor ki, içinde bulunduğumuz son asırdan önce İslam dünyasını idare eden ve yöneten hep Türkiye olmuştur ve bundan sonra da yine Türkiye olacaktır.
Allah düşmanlarımıza fırsat vermesin, Türkiye’mize ve bütün İslam dünyasına yardım eylesin!
Sevgiler, saygılar…
Hasan Erden
herden1950@hotmail.com
[1] Arslan Bulut, Yeniçağ Gazetesi, 19.11.2008
[2] Serdar Kuru, “Türkiye Dönüştürülürken” isimli kitabı, Türk Yay Kitapları Akdeniz Haber Ajansı Yayınları, 2004, İst.,s: 254.
[4] Bakınız: 13 Mayıs 2012 tarihli “Bölgedeki değişimin işte belgeleri: “Türkiye’yi kullanalım!” başlıklı yazımız: http://www.anahaberyorum.com/bolgedeki-degisimin-iste-belgeleri-“turkiyeyi-kullanalim”-makale,1273.html
[5] İbrahim Karagül, Yeni Şafak Gazetesi, 20.01.2010
[6] Aziz Üstel, Star Gazetesi, 24.10.2007.
[7] Milliyet Gazetesi, 05.11.2007.
[8] Örneğin bakınız: Ruşen Çakır’ın PKK yöneticisi Nizamettin Taş’la yaptığı röportaj, Vatan Gazetesi, 25 Ocak 2013.
[9] Hasan Erden, Yeni Sevr Kuşatmasında Barış Kapanları, Bayrak Yayınları, İst., s: 53.