İslam aleminde içten işgal ve
Kur’an’ın ikazına uymayan
Müslüman Arap ülkeleri
Savaşın seyri öyle gösteriyor ki, düşmanın bu soğuk savaşının bundan sonraki hedef ülkesi Türkiye olacaktır. Zira bu Haçlı Savaşının başından beri düşmanın bütün hazırlıkları tarih boyunca İslam’a Müslümanlara sahip çıkmış bulunan, bugün de sahip çıkmağa çalışan Türkiye’den intikamını almak içindir. Bu sinsi işgale karşı ülkemizin yöneticileri son derece dikkatli ve kontrollü bir strateji uygulamalıdırlar!
Müminlerin Hac ve Umre
parasını düşman İslam’a
karşı nasıl kullanıyor?
Tıpta çıplak gözle hiç görülmeyen çok tehlikeli sinsi hastalıklar vardır. Bulaşıcı ve son derece dikkat edilmesi gereken, bu hastalıklar, düşmanın son Haçlı Savaşında soğuk savaşta gizli savaş malzemesi olarak kullanılmaktadır.
Son günlerde İslam ülkeleriyle ittifak halinde olan büyük devletlerden Çin’de görülen bulaşıcı hastalıklar bu özelliktedir.
ABD ve İsrail, 1970’lerde başlattığı Haçlı savaşında son zamanlarda İslam ülkelerinin ittifak içinde bulunduğu güçlere karşı yıpratıcı sosyal savaşın karşısında böyle savaşlara girişmiş bulunmaktadır.
Savaşın seyri öyle gösteriyor ki, düşmanın bu soğuk savaşta bu sinsi işgalinin bundan sonraki hedef ülkesi Türkiye olacaktır.
Zira bu Haçlı Savaşının başından beri düşmanın bütün hazırlıkları tarih boyunca İslam’a sahip çıkmış bulunan bugün de sahip çıkmağa çalışan Türkiye’den hıncını ve intikamını almak içindir.
Onun için ülkemizin yöneticileri ve sorumluları bu bakımdan son derece dikkatli ve kontrollü bir strateji uygulamalıdırlar!
Allah korusun ve yardımcımız olsun!
İSLAM’A KARŞI SAVAŞTA DÜŞMANA
YARDIM EDEN İSLAM ÜLKELERİ
Bilindiği gibi, bugünlerde Peygamberimiz (SAS) ve ashabı tarafından Mekke'nin fethedişinin 1390'ıncı yılı kutlanıyor.
Böyle mübarek bir günde bütün İslam dünyası ülkelerinin Müslümanlarının üzerinde durması gereken bir sorun vardır: Bugün Mekke’de ismi “Beytullah” yani (Allah’ın Evi) olarak nitelendirilen Kabe ile Medine’deki Peygamberimiz’'in (SAS) türbesi Mescid-i Nebevi’yi bugün korumakla mükellef ve sorumlu olan İslam ülkesi Suudi Arabistan ve beraberindeki diğer İslam ülkeleri Mısır ve BAE yöneticileri, bugün İslam’a savaş açan İslam düşmanlarının yanında neden yer alıyorlar?
Peygamberimiz (SAS) zamanında Uhut Savaşında Allah’ın Resulü ve Müslüman sahabelere karşı çıkan ve tavır koyan münafıklarla bugün İslam’a karşı savaşan ve arka çıkan bu İslam ülkeleri arasında acaba ne fark vardır?
Bugün Müslümanların Hac ve umre için harcadığı paralar düşmanın İslam’a karşı Haçlı savaşına gidiyorsa acaba bunun vebali ne kadar büyük olur?
DÜŞMANA ARKA ÇIKAN İSLAM ÜLKELERİ
BU VEBALDEN NASIL KURTULACAKLAR?
ABD’nin ve İsrail tarafından başını çektiği İslam dünyasına karşı 1970’li yılların başında başlatılmış bulunan Haçlı Savaşında düşman adına hareket eden ve tavır alan bazı İslam ülkeleri, aslında Müslüman ülkeler oldukları için kendilerini hiç ilgilendirmediği halde maalesef İslami nankörlüğün hiç görülmemiş örnekleriyle bu savaşta yer aldılar ve yer alıyorlar.
Şimdi bu savaşta müşahhas örneklere gelelim:
İslam düşmanlarına arka çıkan Arap ülkelerinden BAE’nin hazırladığı Osmanlı/Türkiye karşıtı, 40 milyon dolar bütçeli Arap dizisi “Ateş Krallıkları” tartışma yarattı. [1]
Libya'nın doğusundaki silahlı güçlerin lideri Halife Hafter'in destekçisi Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Sirte kentinde sivil alanları hedef aldı. [2]
Türkiye'nin Kaşıkçı cinayetini aydınlatma çabası Suudi Arabistan'da tepki topluyor. Suudi basınında Türkiye'ye turizm boykotu yapılması çağrısı yapılıyor. Veriler turist sayısında yüzde 30 düşüş olduğunu gösteriyor. [3]
Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosluğu'nda öldürülen gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinin ardından zor durumda kalan Suudi Arabistan'da, Türkiye'ye karşı boykot başlatıldı. Tüm gözlerin üzerine çevrildiği Suudi Veliaht Prens Selman'ın yakınındaki isimlerden Kahtani'nin emriyle Twitter'da Türk ürünlerine boykot çağrısı yapıldı. [4]
Sadece bir kısmını verdiğimiz bu örneklerle sözkonusu İslam ülkelerinin yöneticilerinin, düşmanlık yönünden İslam’a ve Türkiye’ye karşı Haçlı Savaşını başlatan güçlerin yöneticileri arasında ne fark vardır?
ERDOĞAN: “BU ZİLLETİN
BİR İFADESİDİR!”
ABD Başkanı Trump ile İsrail Başbakanı Netanyahu'nun ortak açıkladığı sözde barış planıyla ilgili açıklamada bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan şöyle demiştir:
“Seçim kaybetmiş, geçici olarak işin başında bulunan bir kişi (Netenyahu) ile Trump'ın bir araya gelmesi ve orada da üç tane Arap ülkesinin büyükelçisinin hazır bulunarak alkış tutması, maalesef zilletin bir ifadesidir.”.[5]
HAC VE UMRE PARALARI SAVAŞTA
DÜŞMANA SİLAH/CEPHANE OLMUYOR MU?
Bu işbirliği ile Haçlı cephesinde sözkonusu üç İslam ülkesinden yapılan yardımların İslam düşmanlarına silah ve cephane oluyor anlamına gelir.
Sözkonusu üç İslam ülkesinin petrol zenginlikleri İslam’a savaş açan düşman Haçlı güçlerine askeri yönden yardım olarak gerçekleşiyor demektir.
Bu durumda üç İslam ülkesi, özellikle “Allah’ın evi”nden ve Peygamberimizin türbesinden sorumlu bulunan Suudi Arabistan, Müslümanlardan aldığı hac ve Umre paralarının vebalini nasıl ödeyecektir?
HİCAZ’DAKİ MUKADDES EMANETLER
HAÇLI GÖLGESİNDEN NASIL KURTARILIR?
Suudi Arabistan’ın elinde bulunan İslam’ın mukaddes emanetleri bugün İslam düşmanlarının elinde sayılır.
Çünkü Arap ülkesi Suudi Arabistan, İslam’a ve İslam dünyasının bütün İslam ülkelerine karşı savaş açmış bulunan düşmanların dolayısıyla hakimiyeti altındadır.
Bu hakimiyet o derece derindir ki. Suudi Arabistan’ın dünya Müslümanlarından hac ve umre için aldığı paralar, İslam dünyasına karşı Haçlı Savaşı gerçekleştiren düşman güçlere yapılan yardımlarla bir şekilde silah-mermi-bomba-füze masrafı olarak dönmektedir.
Bundan daha önemli bir sorun vardır:
SONUÇ: BU MÜBAREK BELDELER HAÇLI VE
YAHUDİ GÖLGESİNDEN NASIL KURTULUR?
Hicaz bölgesinde Mekke’de yer alan, İslam’da “Allah’ın Evi” olarak nitelendirilen Kabe-i Muazzama ve Medine’de bulunan Peygamberimiz’in (SAS) Mübarek Türbesi ve “Mescid-i Nebevi”, bu son Haçlı savaşında Haçlıların ve İsrail Yahudi Devleti’nin gölgesinden nasıl kurtarılır?
Gerçi bu “Mukaddes Emanetler”, Rabbimiz Yüce Allah’ın koruması altındadır. Ama Müslümanlar bu mübarek beldeleri kafire çiğnetmemekle yükümlüdürler ve bu görevi yerine getirmediklerinden dolayı Allah’ın huzurunda nasıl hesap vereceklerdir?
Sevgiler, saygılar…
Hasan Erden
herden1950@hotmail.com.
[1] https://www.ensonhaber.com/araplardan-osmanli-karsiti-tarih-dizisi.html
[2] https://www.trthaber.com/haber/dunya/libya-bae-sirte-kentinde-2-hava-saldirisi-duzenledi-451682.html
[3] https://www.dw.com/tr/suudi-arabistanda-türkiyeye-boykot-çağrısı/a-49549539
[4] https://www.msn.com/tr-tr/haber/dunya/suudilerden-türkiyeyi-boykot-kampanyası/ar-BBPUjim?ocid=spartanntp
[5] https://www.star.com.tr/politika/baskan-erdogandan-3-arap-ulkesine-tepki-haber-1511500/