Küresel siyasetin izafiyet teorisi
MAKALE
Paylaş
25.01.2026 17:13
122 okunma
Bercan Tutar

Dünya ekonomisi 113 trilyon doları aşıyor. Bu dev pastanın yüzde 76'sına hükmeden aktörler arasındaki jeopolitik güç ve kaynak paylaşımı öyle görünüyor ki bir 'modus vivendi/ geçici uzlaşı'ya doğru evrilecek. Zira Suriye, Venezuela, Grönland, Gazze ve İran krizlerinde Rusya ve Çin'in sergilediği stratejik sessizlik dikkat çekiyor. Her ne kadar birbirlerini rakip olarak tanımlasalar da sonuçta dünya kaynaklarının ve ekonomisinin üçte ikisine hükmeden bu güçlerin birbirlerinin boğazına sarılmasını beklemek şu aşamada safdillik olur.
Zaten IMF'nin ekonomik tablosu büyük aktörler arasındaki 'gökdelen kardeşliği'ni rakamlarla deşifre ediyor. Raporlara göre 2024'te ABD'nin küresel ekonomik pastadaki payı 29 trilyon 840 milyar dolar, Çin'in 19 trilyon 790 milyar dolar, AB'nin 16 trilyon dolar.
Bunlara 4'er trilyon dolarlık Hindistan ve Japonya ile 2 trilyon 174 milyar dolarlık Rusya'yı da eklediğimizde sayısal resim tamamlanıyor. Dolayısıyla büyük güçler arasındaki yeni küresel konsensüsü en çok krizlerdeki tavır ve tutumlarından anlıyoruz. Eski nüfuz paylaşımı, statü ve roller yeniden dizayn ediliyor.

***

Nitekim Ukrayna savaşında ABD ve Rusya'nın Avrupa'yı 'by-pass' eden yaklaşımları iki gücün sadece Doğu Avrupa'daki ittifakını değil çok kutuplu yeni sürecin yeni küresel normunu da gözler önüne seriyor. Bir bakıma Ukrayna'ya karşılık Rusya da Suriye, İran ve Venezuela'da tavizlerde bulundu. Fakat İran dosyasının çözüme kavuşturulması biraz daha zaman alacak gibi görünüyor. Çünkü küresel aktörler uzlaştıktan sonra yeni normun hayata geçirilmesi bir imkândan ziyade artık bir zaman meselesine dönüşüyor.
Tam da burada 1 trilyon 580 milyar dolarlık ekonomik cirosuyla Türkiye'nin jeopolitik dengelerde AB, Hindistan, Japonya ve hatta Çin'den daha ağır basması dikkat çekiyor. Ezberleri bozan bu pozisyon tarihte ender görülen bir küresel eksen kaymasına da işaret ediyor.
Çünkü büyük güçler anlaşmalarına rağmen AB'ye yaptıkları gibi Türkiye'yi ne Suriye ne Gazze ne Libya ne Somali ne Sudan ne de Karabağ'da 'by-pass' edebildi.

***

Bilakis ülkemizin sergilediği siyasi ve askeri kararlılık onu küresel jeopolitik mücadelenin en kilit aktörü haline getirdi. Türkiye'nin farkı küresel değişimi en iyi şekilde kavrayarak bunu hem kendi milleti ve bölgesi için hem de insanlık için bir fırsata dönüştürebilmesidir.
Zira yerinde ve zamanında yaptığı hamlelerle küresel ve bölgesel siyasette destanlar yazan Türkiye'nin sergilediği değişim hızı çevresindeki hızdan hep daha ileride oldu.
Unutmayalım ki stratejide zaman tıpkı fizikte olduğu gibi görecelidir. Eğer dönüşüm, adaptasyon ve entegrasyon süratiniz küresel siyasetteki değişim aşamalarından daha yavaşsa geriye gidersiniz. Geride kalırsınız. Geriye düşersiniz. Masada değil menüde yer alırsınız.

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya