Anlaşılırlık sorunu
MAKALE
Paylaş
23.08.2026 20:02
278 okunma
Ömer Türker

Belki de en sık duyduğumuz eleştirilerden biri, anlaşılır olmama. Bu eleştiriyi çok farklı meslek grubuna mensup insanlar yapıyor. Aslına bakılırsa eleştirenler eleştiriye konu olan yazı veya konuşmada hemfikir değiller. Yani bu hususta bir karmaşa var. Birinin çok anlaşılır bulduğu bir yazı veya konuşma, bir başkası tarafından çok anlaşılmaz bulunuyor. Pek çok kimsenin takdir ettiği şeyi bazıları anlamsız görebiliyor. Anlatılan şeyi takdir edenlerin anladığından emin olmak ne kadar güçse eleştirilerin anlamadığından emin olmak da o kadar güç. Doğrusu bu, çok uzatmayı gerektiren bir mesele değil. Sadece birincisi anlaşılır kabul edilmenin ölçüsünü, ikincisi anlama faaliyetinin bilgiyle olduğu kadar ahlâkla da ilgili olduğunu, üçüncü genel dinleyici ya da okuyucunun zahmetsiz anlayabilme hakkının bulunduğunu ifade eden üç ilkeye dikkat çekeceğim.

Birincisi: Bir konuşma ve yazının anlaşılırlığın ölçüsü, tamamen hitap kitlesine ve düzeyine bağlı olarak değişir. Akademik bir makalenin, tezin veya kitabın muhatabı alandaki uzmanlardır. Şayet böylesi bir çalışmayı alandaki uzmanlar anlamıyorsa ya anlatıda ya da muhtevada bir sorun var demektir. Alan dışından okuyucuların anlaması beklenmez. Alan dışından biri, merak edip okuma ve tefekkürünü derinleştirmişse anlayabilir ama ilmî bir çalışmanın varsaydığı bilgiler vardır. Muhatabın bu bilgilerle donanmış olması gerekir. İleri düzey bir matematik makalesini anlamak için yazarla benzer hatta ortak bir birikime sahip olmak gerekir aksi halde irtibat kuramayız. Aynı şekilde karmaşık bir felsefe veya ilahiyat bahsinin ele alındığı bir makaleyi anlamak için yazarla aynı seviyede iletişimi mümkün kılacak araçlara sahip olmak gerekir. Böyle durumlarda bile bir ilmî çalışmayı anlamak göründüğünden daha zor olabilir. Zira yazar takipte zorlanacağımız şekilde hususi bir meselede derinleşmiş olabilir. Fakat konuşma ve yazıların bir çırpıda sayılması güç seviyeleri vardır. Bir televizyon konuşmasının ortalama izleyici tarafından anlaşılır olması beklenir. Fakat programın hitap kitlesi ortalama izleyici değilse durum tamamen değişir. Özetle muhatap kitlesi konuşma ve yazının anlaşılırlık bakımından hususiyetlerini tayin eder. Dolayısıyla tüm konuşma ve yazılardan aynı seviyede anlaşılır olmasını beklemek olayın ne olduğunu anlamamak demektir. Öte yandan hedef kitlesi kim olursa olsun anlatıya konu olan meseleyi anlaşılır kılma vazifesinin esas itibariyle konuşmacı, hatip veya yazarın işi olduğunu da belirtmek gerekir. Fakat bu vazife de hitap kitlesi ve düzeyi dikkate alınarak takdir edilmelidir. Cuma vaizi, cami cemaatine kelam ilminin incelikli meselelerini anlatmaya kalkarsa anlaşılır olma imkânını zaten kaybeder.

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya