“Çağdaş İslâm düşüncesi” terkibi (1)
MAKALE
Paylaş
30.08.2026 21:19
445 okunma
Ömer Türker

“İslam düşüncesi” terkibi, klasik dönemde İslam coğrafyasında dil, fıkıh, fıkıh usulü, tefsir, hadis, kelam, tasavvuf ve felsefe gibi tüm alanlarda ortaya konulmuş fikri birikim içinde hususen nazarî olanı ifade etmek üzere kullanılıyor. Son otuz yılda yapılan çalışmalarda İslam düşüncesi ifadesi, iyiden iyiye kelam, tasavvuf ve felsefeyi ifade etmek üzere kullanılır oldu. Yani terkibin kullanımında bir daralma olduğu söylenebilir. “Çağdaş İslam düşüncesi” terkibi ise İslam dünyasının modern Batı’yla karşılaşma tecrübesinin hayatın her alanını etkilediği son iki yüzyılda Müslüman aydınların ele aldığı sorunları ve çözüm önerilerini ifade eder.

“İslam düşüncesi” terkibinin başına getirilen “çağdaş” sıfatı ilk bakışta belirli bir zaman diliminde yani hala devam eden modernleşme ve Batılılaşma sürecinde geliştirilen fikrî birikimi ifade ediyor. Fakat iki terkip arasındaki fark, klasik ve modern dönemi ifade etmelerinden ibaret değil. Hangi alanları kapsayacak şekilde kullanırsak kullanalım İslam düşüncesi ifadesi, ilgili alanlarda klasik dönemde İslam coğrafyasında geliştirilen nazarî mirasın bütününü kapsıyor. Mesela İslam felsefesi tarihi çalışmalarında ister müslüman olsun ister başka bir dine mensup olsun klasik dönemde İslam coğrafyasında yetişmiş tüm filozoflar İslam filozofu sayılır ve İslam felsefesi kapsamına dahil edilir. Dolayısıyla nastûrî bir hıristiyan olan Yahya b. Adî de yahudî filozof Musa b. Meymûn da İslam filozofu sayılır. Bu gerçekte İslam felsefesi ve İslam düşüncesi tabirlerinin “İslam döneminde felsefe” ve “İslam döneminde düşünce” anlamına gelmesinden kaynaklanıyor. Zira İslam, milâdî yedinci yüzyıldan on yedinci yüzyıl sonuna kadar mamur dünyaya hâkim olan medenî havza olduğundan dünya tarihindeki bin yıllık kesiti temsil eder.

İslam düşüncesi ifadesinden farklı olarak “çağdaş İslam düşüncesi” ifadesi, İslam dünyasında modern dönemde geliştirilen tüm fikrî birikimi kuşatmıyor; özellikle Müslümanların modern dönemde karşılaştığı sorunları İslam kaynaklarından hareketle ele alma gayretinde olan aydın, âlim ve aksiyon adamlarının teorik ve pratik seviyedeki görüş ve önerilerini ifade ediyor. Yani bu terkipte İslam kelimesi anlam daralmasına uğramış durumda. Klasik dönem için kullanılan İslam kelimesi, dünya tarihinin bir kesitine hâkim olan medeniyeti ifade ederken burada İslam hususen din anlamında kullanılıyor.

Anlam daralmasına bağlı olarak tahmin edilemeyecek düzeyde bir kapsam daralması da görülüyor. Klasik dönemde Ebû Bekir er-Râzî gibi pek çokları tarafından zındık kabul edilen isimler yahut kimi âlimlerce tekfir edilen görüşler de dâhil İslam coğrafyasında görülen tüm şahıs, kurum ve düşünceler İslam düşüncesinin kapsamına girer. Oysa son iki yüz yılda İslam dünyasındaki tavırlardan yalnızca bir kesimin teorik ve pratik birikimi “çağdaş İslam düşüncesi” kapsamında mütalaa ediliyor. Tahmin edileceği üzere bunun en temel sebebi, Batı’nın ilmî, siyasî, iktisadî, hukûkî ve siyasî alanlardaki etkisi sebebiyle tüm İslam ülkelerinde yaşanan derin dünya görüşü ayrılıkları veya ideoloji farklılıklarıdır.
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya