Cumhurbaşkanımız zulmü şöyle özetlemiş:
“…Hepsinden önemlisi, Gazze’de tam üç yıldır tüm dünyanın gözleri önünde insanlar vahşice öldürülüyor. Siviller acımasızca şehit ediliyor. Çoğu çocuk ve kadın, 74.000’den fazla Gazzeli katledildi. Savaşta bile dokunulmaması gereken okullar yerle yeksan edildi. Üniversiteler, hastaneler, ibadethaneler vuruldu. Binlerce çocuk elini, ayağını, vücudunun bir azasını kaybetti. Gazze, kendini uluslararası hukukun üstünde gören kibirli, radikal ve öldürmeye doymayan bir soykırım şebekesi tarafından dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü.”
Ben de şöyle demiştim:
Boğulmaktır sonun
(Mefâîlün…)
Ulan nemrut ulan fir’avn ulan vampir Netanyâhu
Süründürsün seni Rabbim sakın ölme sakın yahu
Nice hunhâr bu âlemden gelip geçti cehennemlik
Cenâb-ı Hak Filistin’i kesin etmez sana temlîk
Boğulmaktır sonun kanında döktüğün şehidlerin
Senin zulmün unutturdu adını dahi Hitler’in
Senin ustan Şaron bir yılda can verdi donuk halde
Cehennemde çözülmüştür yanar cânı yoluk halde
Desem ibret alıp ıslâh-ı nefseyle gel-îmâna
Taassup eylemiş kör hem sağır bilmez nedir ma’nâ
Nefes yormak abes böyle inanmış bâtıla heyhât
Bize lâzım muâsır güç olan nisbette üç beş kat