İKİNCİ SORU Büyü ve cinler
MAKALE
Paylaş
25.10.2026 21:25
354 okunma
Hayreddin Karaman

Bazı gündüz kuşağı programlarına yansıyan “büyücü/muskacı”, “sahte hoca”, “cinci hoca” gibi kişilere paralarını ve hayatlarını kaptıran insanlarımız düşünüldüğünde, Diyanet İşleri Başkanlığı ve devletimizin bu tür sahtekârlara karşı mücadelede yapması gerekenler noktasında tavsiyeleriniz nelerdir? “Batıl inanç ve sahtekârlığa karşı mücadele birimi” gibi Diyanet bilirkişileri+emniyet iş birliği ile çalışan birimler kurulması faydalı olur mu?

Cevap

Cinler ve büyünün aklı başında, imanlı, salih amel sahibi ve Allah’ına güvenen insanlara maddi ve manevi zarar veremeyeceği görüşünü tercih ediyorum ve bu konuda birçok yazı yazdım. Siteme bakılırsa bu yazıları bulup okumak mümkündür.

Sahtekâr, soyguncu, büyücü ve cincilerle iki türlü mücadele edilebilir:

1
. Her türlü bilgi ulaştırma araçları kullanılarak halka doğru bilgi verilir; bu vazife birinci derecede elbette Diyanet’e düşer, ama başka kişi, kurum ve kanallar da mücadeleye katılmalıdırlar.
 
2
. Büyüyücülük ve cinciliğin men’i hakkında 30 Kasım 1925 tarihinde 677 sayılı bir kanun çıkarılmıştır. İlgili madde şöyledir:

“… falcılık, büyücülük, üfürükçülük ve gaipten haber vermek ya da murada kavuşturmak amacıyla muskacılık gibi eylemler, unvanlar ve sıfatların kullanılması ile bu hizmetlerin yapılması kesinlikle yasaktır.”

“Cezası: Bu kanuna aykırı hareket edenler, en az 3 ay hapis cezası ve adli para cezası ile cezalandırılır. Ayrıca bu kanun kapsamında verilen hapis cezaları için Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) hükümleri uygulanmamaktadır.”

 

Bu cezanın da artırılması uygun olur.

Aşağıda, Din İşleri Yüksek Kurulu’nun cin ve büyü konularındaki görüş ve uyarılarından iki örnek sunacağım.

Şu halde kanun var, devlet engellemekle görevli, Diyanet de gerekli açıklamaları yapmış; geriye bir birimin, diğer hurafeler yanında ve öncelikle bu konu ile meşgul olması kalıyor; bu yapılırsa elbette faydalı olacaktır.

Cinler

“Cinler de insanlar gibi sorumlu varlıklar olarak yaratılmışlardır (ez-Zâriyât, 51/56). Allah’a inanıp O’na ibadet eden, iyi amel sahibi olan cinler olduğu gibi insanlara zarar vermek isteyen ve onları iman ve güzel amelden alıkoymaya çalışan kâfir cinler de vardır. Kur’ân-ı Kerîm’de insan ve cinlerin şeytanlarından söz edilir: “İşte böylece biz her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı laflar fısıldarlar. Rabbin dileseydi bunu yapamazlardı. O hâlde onları iftiralarıyla baş başa bırak” (el-En‘âm, 6/112). Bu âyette işaret edildiği üzere şeytan işi amel işleyen cinlere şeytan denmektedir. Şeytanların başı olan İblis’in cinlerden olduğu Kehf sûresinin 50. âyetinde şöyle ifade edilir: “Hani biz meleklere, ‘Âdem için saygı ile eğilin’ demiştik de İblis’ten başka hepsi saygı ile eğilmişlerdi. İblis ise cinlerdendi de Rabbinin emri dışına çıktı. Şimdi siz, beni bırakıp da İblis’i ve neslini, kendinize dostlar mı ediniyorsunuz? Hâlbuki onlar sizin için birer düşmandır. Bu, zalimler için ne kötü bir bedeldir!”

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Hayreddin Karaman
YAZARIN ÖZGEÇMİŞİ

1934 yılında Çorum'da doğdu. İlk İmam Hatip okullarından biri olan Konya İmam Hatip Okulu ve İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü'nde okudu. İki yıl İstanbul İmam Hatip Okulu'nda meslek dersleri öğretmeni olarak çalıştıktan sonra İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü'ne fıkıh asistanı oldu. Yüksek İslam Enstitülerinin İlahiyat Fakülteleri'ne dönüşmesinin ardından akademik çalışmalarını tamamlayarak sırasıyla doktor, doçent ve profesör unvanlarını aldı. Yarım asra yaklaşan fikir ve meslek hayatı boyunca, yurtiçi ve yurtdışında binlerce konferans, seminer, panel, vaaz, hutbe, kurs, yazılı ve görsel medya programı, eğitim programında yer alarak eğitim, öğretim, tebliğ ve irşad faaliyetini sürdürdü. Aralarında bugünün tanınmış bilim ve fikir adamları olan binlerce öğrenci yetiştirdi. 2001 yılında yaşanan baskılara karşı çıkarak Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesindeki görevinden -yaş haddi dolmadan emekliliğini isteyerek- ayrıldı. 2001-2004 yılları arasında Avrupa Uluslararası İslam Üniversitesinde (Hollanda) misafir öğretim üyeliği yaptı. İslam’ın İlk Emri Oku, Nesil, İzlenim, Gerçek Hayat, Eğitim Bilim gibi dergilerde devamlı yazdı. M.Ü. İlahiyat Fakültesinde İslam Hukuku Anabilim dalı başkanlığı ve Fakülte Kurulu üyeliği yaptı. MÜSİAD Yüksek İstişare Kurulu üyesi olan Karaman, çıktığı günden beri Yeni Şafak Gazetesi’nde köşe yazısı yazmaktadır. Üç çocuğu, yedi torunu ve dört torun çocuğu vardır. Basılmış Eserlerinin sayısı 50 civarındadır.

 

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya