TBMM Başkanı Kurtulmuş: 'Terörsüz Türkiye' süreci tıkır tıkır işliyor, hiçbir şey geç kalmıyor
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin, "Tıkır tıkır işliyor, hiçbir şey geç kalmıyor. Herkes üzerine düşen sorumluluğu yerine getirsin, bir diğerine ödev vermeye kalkmasın." dedi.
POLİTİKA
Paylaş
22.10.2026 17:59
2.571 okunma

Kurtulmuş, Türkiye'ye resmi ziyaret gerçekleştiren Lüksemburg Temsilciler Meclisi Başkanı Claude Wiseler ile Meclis'te bir araya geldi.

Mevkidaşı Wiseler'i Meclis'e gelişinde karşılayan Kurtulmuş, Wiseler ile Türkiye ve Lüksemburg bayrakları önünde el sıkıştı. Daha sonra iki meclis başkanı baş başa görüşme gerçekleştirdi ve heyetler arası görüşmeye başkanlık yaptı.

Görüşmelerin ardından Kurtulmuş ve Wiseler, TBMM Tören Salonu'nda ortak basın toplantısı düzenledi.

Kurtulmuş, Wiseler ve heyetini TBMM'de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, görüşmelerinde hem ikili ilişkileri ele aldıklarını hem de Türkiye’nin bölgesindeki ve Avrupa'daki gelişmelerle ilgili karşılıklı fikir teatisinde bulunduklarını ifade etti.

Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) ilişkileri konusunda da gerekli müzakereleri gerçekleştirdiklerini anlatan Kurtulmuş, "Lüksemburg, başından itibaren Türkiye'nin AB üyelik sürecine destek veren Avrupalı dost ülkelerden birisidir. Bundan dolayı burada açıklıkla bir kere daha kendilerine teşekkür etmeyi bir vazife telakki ediyorum." diye konuştu.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, görüşmelerinde ayrıca Ukrayna-Rusya savaşı başta olmak üzere Avrupa kıtasındaki güvenlik sorunlarını, bundan sonraki süreçte AB'nin muhtemel gelişme seyrini ve Avrupa'nın her tarafını ilgilendiren ortak güvenlik meselelerini de ele aldıklarını kaydetti.

Türkiye olarak her zaman bölgedeki bütün sorunların çözüm yolunun öncelikli şekilde diplomasi masasından geçtiğini, müzakerelerle barış yolunun sürekli açık tutulmasından başka doğru bir yolun bulunmadığını anlattıklarına dikkati çeken Kurtulmuş, Türkiye'nin Ukrayna-Rusya savaşında başından itibaren kuvvetli bir arabulucu rolünü izlemeyi sürdürdüğünü dile getirdi.

Kurtulmuş, 2022 yılında Ukraya-Rusya savaşına ilişkin İstanbul Dolmabahçe'deki barış müzakerelerinin sonlandırılamadığını, çünkü bazı ülkelerin bu savaşın devamından kendi milli menfaatleri bakımından yarar gördüklerini düşündüklerini aktardı.

ABD-İran arasındaki savaşın sona erdirilmesi konusunda da fikir teatisinde bulunduklarını kaydeden Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye olarak burada da ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı bu savaşın daha şimdiden sonu olmayan bir gerilime döndüğü, bundan ne iki ülkenin ne de bölge ülkelerinin ve dünyanın asla bir yararı olmayacağını ifade ettik. Hürmüz Boğazı'nın savaş öncesi statüye dönmesi ve Babülmendep'te de geçişlerin uluslararası ticaret gemilerine açık hale getirilmesinin de öncelikli olduğu konularını ele aldık."

Bölgedeki en önemli meselelerden birisinin Filistin meselesi olduğunu belirten Kurtulmuş, şu değerlendirmelerde bulundu:

"İsrail'in uzunca bir süredir bölgede sürdürdüğü agresif tavırları, bölgedeki bütün ülkeleri etkisi altına alan saldırganlığı ve özellikle Filistin halkına karşı gerçekleştirdiği insanlık dışı eylemler konusunu da ele aldık. Lüksemburg'un geçtiğimiz sene Filistin devletini tanıyan kararının fevkalade olumlu olduğunu, bundan dolayı da kendilerine tebrik ve teşekkürlerimizi ifade ettik. Yine aynı şekilde Batı Şeria'daki işgalci yerleşim yerlerinden İsrail ürünlerinin ihraç edilmesine ilişkin Avrupa'da bazı ülkelerin başını çektiği ambargoya, o ürünlere karşı yaptırımlara Lüksemburg'un da katılmış olmasını, Lüksemburg halkının Filistin'le gösterdiği dayanışmanın örneklerinden birisi olarak telakki ettik, teşekkür ediyoruz."

Kurtulmuş, bölgeyi ilgilendiren bir diğer konunun da Azerbaycan-Ermenistan arasındaki gelişmenin olduğunu dile getirerek, "Burada Türkiye'nin de dahil olmasıyla birlikte Kafkasya bölgesinde kalıcı bir barışın temin edilmesi, böylece Doğu-Batı arasında, Asya, Kafkasya ve Avrupa arasındaki bağlantısallığın da güvenli bir şekilde sağlanabilmesi için bu normalleşme sürecinin fevkalade önemli olduğu üzerinde görüşlerimizi yoğunlaştırdık." diye konuştu.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye-AB ilişkileri konusunda da Avrupa'da Türkiye ile ilgili söylenen her şeyi dikkatle takip ettiklerini ve Türkiye'ye karşı bazı çifte standartları, art niyetli yaklaşımları kabul etmediklerini belirtti.

Görüşmelerinde "Terörsüz Türkiye" sürecini de ele aldıklarını aktaran Kurtulmuş, Türkiye'nin son iki yılına damgasını vuran en önemli konulardan birisinin Cumhuriyet tarihinin en büyük sorunu terör meselesinin geride bırakılması için gösterdikleri çaba olduğunu vurguladı.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Batılı mevkidaşlarımızla çok sayıda görüşme yapıyoruz. Sizi temin ederek söylerim ki 'Terörsüz Türkiye' meselesi Batılı dostlarımız tarafından Türkiye'de takip edildiğinden daha dikkatli, daha titiz ve daha olumlu bir şekilde takip ediliyor. Bunun hem Türkiye'ye büyük bir fayda sağlayacağı hem de bölgedeki birçok hususun normalleşmeye başlayacağının adımı olarak görüyorlar."

Lüksemburg Temsilciler Meclisi Başkanı Wiseler'in Türkiye'de yoğun bir programının bulunduğunu dile getiren Kurtulmuş, "Bugün Milli Savunma Komisyonumuz ve Dışişleri Komisyonumuzun başkanları ve üyeleriyle görüşecekler. Yarın da parlamentoda grubu bulunan siyasi partilerimizin liderleri ve temsilcileriyle görüşecekler. Ümit ederim ki bu görüşmelerin hepsi son derece verimli olur ve Türkiye-Lüksemburg ilişkilerine çok büyük bir katkı sunar." ifadesini kullandı.

"Meclis, bütün farklılıklarıyla, partileriyle süreci yönetecek"

Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun kapsamında TBMM'de İzleme Komisyonu'nun ne zaman kurulacağının sorulması üzerine Kurtulmuş, "Terörsüz Türkiye" sürecinin sıradan, diğer politik süreçlere benzeyen bir süreç olmadığını dile getirdi.

Cumhuriyet tarihinin en zor sorununu çözmek üzere iktidarıyla muhalefetiyle bütün siyasi partilerin bir araya geldiğini anlatan Kurtulmuş, bütün toplumsal kesimlerin de görüşlerini Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda dile getirdiğini hatırlattı.

Komisyon çalışmalarının ardından raporun kabul edildiğini kaydeden Kurtulmuş, "Raporun kabul edilmesi Türkiye demokrasisi bakımından fevkalade yüksek bir başarıdır. Bu raporun da 50 milletvekilinden 47'sinin oyuyla kabul edilmesi Türkiye açısından demokratik bir zaferdir." dedi.

Kurtulmuş, komisyon raporunun ardından Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un 467 milletvekilinin oyuyla kabul edildiğini de anımsattı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın başkanlığında Milli Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulu'nun çalışmalarına devam ettiğini anlatan Kurtulmuş, şunları paylaştı:

"Bir taraftan örgütün silahsızlanması ve fesih süreci devam ediyor. Bu sürecin özellikle uygulamada nasıl seyredeceğine ilişkin üst kurulun çalışmalarına devam etmesi zaten planlandığı gibi gidiyor. Bunun bir ayağı da TBMM ayağıdır. Biz başından itibaren bir iddiada bulunuyoruz. Bu model özgün bir modeldir ve Türkiye modelidir. Bu modelin nasıl işlediği, bu sürecin nasıl yönetildiğine ilişkin asla dışarıdan bir göz olmayacak, asla üçüncü bir göz işin içerisine müdahil olamayacaktır. Milletin tamamı adına Meclis, bütün farklılıklarıyla, partileriyle bu süreci yönetecek. Bunun doğal sonucu olarak Meclis'te de yasanın gerektirdiği İzleme Kurulu kurulacak. Önümüzdeki günlerde bu kurulu kurarız. Nasıl olacağıyla ilgili olarak siyasi partilerle yasanın çıktığı günün ertesi gününden itibaren müzakerelerimizi yapıyoruz. Önümüzdeki günlerde bu konu da ete kemiğe bürünür. Her şey kendi yolunda tıkır tıkır işliyor, hiçbir şey geç kalmıyor. Böylesine önemli bir konuda herkes üzerine düşen sorumluluğu yerine getirsin, kimse bir diğerine ödev vermeye kalkmasın."

Terör örgütünün silahsızlanma sürecini sürdüreceğini, siyasetin de üzerine düşen sorumluluğu bugüne kadar yaptığı gibi başarıyla yerine getireceğini söyleyen Kurtulmuş, sürecin işleyeceğinin ve sonlanacağının, milletin bu konuda büyük beklentisinin ve desteğinin bulunduğunun altını çizdi.

"Fon meselesi karşılaştığımız en önemli krizlerden birisidir"

Fon soruşturmalarına yönelik soru üzerine Kurtulmuş, "Fon meselesi de Türkiye'de son dönemlerde karşılaştığımız en önemli krizlerden, sıkıntılardan birisidir. Uzun lafa gerek yok, bu konuda kim haksız kazanç sağladıysa, kim milletin parasına, cebine elini soktuysa, kim arsızlık ve hırsızlık yaptıysa sonuna kadar gidilmeli, hepsinden hesap sorulmalıdır. Ayrıca bu süreçlerde kusuru, hatası, noksanı, ihmali olan kim varsa onlar da Türk yargısı önünde hesaplarını vermelidir. Mesele bu kadar açıktır. Milletin beklentisi de bu yöndedir." değerlendirmesinde bulundu.

Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığındaki Fon Koordinasyon Kurulunun da çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarını hatırlatan Kurtulmuş, bu konuda asla bir müsamahanın gösterilmeyeceğini, sonuna kadar gidilerek hesabının sorulacağını belirtti.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması'yla ilgili kanun teklifine yönelik soru üzerine Kurtulmuş, teklifin önce komisyonda, kabul edilmesinin ardından TBMM Genel Kurulu'nda görüşüleceğini kaydetti. Kurtulmuş, her şeyin usulüne uygun devam ettiğinin altını çizdi.

"TBMM gündemine sahiptir ve işler yolunda yürümektedir"

Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun kapsamında TBMM'de kurulacak İzleme Komisyonu'nun üye sayısıyla ilgili soru üzerine Kurtulmuş, komisyon üye sayısını, ne zaman kurulacağını müzakere ederek sonuca ulaştırmaya çalıştıklarını aktardı.

Magazin konularının siyasetin gündemine çok geldiğine işaret eden Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmaları sırasında tartışmalar yapıldığını, iradenin, cesaretin, adım atmanın önemli olduğunu ifade etti.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, şöyle konuştu:

"Türkiye siyaseti gerekli iradeye, cesarete sahiptir. Meclis de böyle bir komisyonu kuracak. Zaten Meclis Komisyonu'nun pratik olarak yapacağı, uygulayacağı bir şey yok. Meclis Komisyonu, millet adına duruma vaziyet edecek. Bu süre içerisinde yürütmeyle sahadaki işleri kontrol edecek, gerekirse yeni bir yasa ihtiyacı olursa bunu da TBMM'ye teklif edecektir. TBMM gündemine sahiptir ve işler yolunda yürümektedir."

Libya Temsilciler Meclisi'nin, Libya ile Türkiye arasında imzalanan deniz yetki alanlarının belirlenmesine ilişkin mutabakat muhtırasını kabul ettiğinin belirtilmesi üzerine Kurtulmuş, anlaşmanın 27 Kasım 2019'da imzalandığını hatırlattı.

Anlaşmanın Libya Temsilciler Meclisi'nde kabul edilerek yasalaştığını aktaran Kurtulmuş, Libya Temsilciler Meclisi Başkanı Salihin Abdunnebi'yi telefonla arayarak desteklerinden dolayı teşekkür ettiğini bildirdi.

Numan Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Bu anlaşma herhangi bir üçüncü ülkeye karşı yapılmış anlaşma değildir. Türkiye'nin ve Libya'nın Akdeniz'deki, deniz yetki alanlarındaki egemenlik haklarını koruma altına alacak olan bir anlaşmadır. Her iki ülke için de hayırlı olsun. Akdeniz'deki barışın tesis edilmesi bakımından önemli bir vesile olsun. Libyalı mevkidaşım başta olmak üzere Libya Meclisi'nin mensuplarına şükranlarımızı ifade etmek istiyorum. Uluslararası ilişkilerde böyle şeyler olur. Siz bir anlaşma yaparsanız, başkası karşı çıkabilir. Biz ne yaptığımızı biliyoruz. Herhangi birisinin konuyla ilgili söyleyeceği görüşleri dinleriz ama sonuçta adım atılmıştır. Hem Türkiye hem Libya kendi egemenlik haklarının gerektirdiği konularda yoğunlaşacak ve çalışmalarını sürdürecektir."

TBMM Başkanı Kurtulmuş, toplantının ardından Lüksemburg Temsilciler Meclisi Başkanı Wiseler ile FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişimi sırasında bombalanan alana karanfil bıraktı.

Kurtulmuş ve Wiseler, daha sonra çalışmalarına devam eden TBMM Genel Kurulu salonunu ziyaret ederek, milletvekillerini selamladı.

Wiseler: Türkiye'nin savunma sanayisinin çok güçlü olduğunu biliyoruz

Türkiye'ye daveti nedeniyle Kurtulmuş'a teşekkür eden Wiseler, burada bulunmanın kendileri için çok güzel bir fırsat olduğunu, bu görüşmelerin çok verimli olacağını vurguladı.

Wiseler, Türkiye ile özgür, açık ve doğrudan temas içerisinde olduklarını belirterek, bu görüşmelerin önemine vurgu yaptı.

Türkiye ile Lüksemburg arasındaki ilişkilerin çok daha gelişebileceğini kaydeden Wiseler, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 80'inci yılında olduklarını dile getirdi.

Wiseler, iki ülke arasındaki işbirliğine dikkati çekerek, "Her zaman ortaktık tabii ki. Hep tartışırdık, konuşurduk, temas içerisinde olurduk ama dünyadaki şu anki jeopolitik duruma baktığımızda artık bu işbirliğinin, ilişkinin yeni bir ivme kazanması ve yeni bir seviyeye atlaması gerekiyor. Bu yüzden de zaten yeni ortaklar aramıyoruz. Eski bir ortaksanız bizim için aslında ama bu ortaklığımızı başka aşamaya başka bir seviyeye taşımak istiyoruz." ifadelerini kullandı.

Lüksemburg'un Avrupa Birliği'nin (AB) kurucu üyelerinden olduğunu kaydeden Wiseler, Türkiye'nin Avrupa yolunda demokrasi ve hukukun üstünlüğü konusundaki katkısının da kesinlikle önemli şeylere yol açacağını, bu bağlamda işbirliğine devam edeceklerini söyledi.

"(Rusya-Ukrayna Savaşı) Barışın bir an önce gelmesini istiyoruz"

Rusya-Ukrayna Savaşı'na değinen Wiseler, bu konuda Lüksemburg'un duruşunun belli olduğunu, Ukrayna'nın yanında olduklarını ve olmaya devam edeceklerini belirtti.

Lüksemburg Temsilciler Meclisi Başkanı Wiseler, "Barışın bir an önce gelmesini istiyoruz. Bunun için de bu görüşmelerde, bu müzakerelerde, Ukrayna'daki barışla ilgili müzakerelerde Avrupa'nın da masada olması gerekiyor ki barışa bir an önce ulaşabilelim." diye konuştu.

Wiseler, ülkesinin savunma bütçesini 2021'den 2025'e dört katına çıkardıklarını belirterek, "İlk başta Gayri Safi Yurt İçi Hasılamızın yüzde 6'sına tekabül ediyordu. Bunu dört katına çıkardık." ifadelerini kullandı.

Türkiye ile savunma sanayisi alanında ortaklık vurgusu

Wiseler, "Türkiye'nin savunma sanayisinin çok güçlü olduğunu biliyoruz. Bu anlamda çok önemli gelişmeler kaydettiğini biliyoruz. O yüzden savunma politikaları söz konusu olduğunda iletişim ve bilgi konularında önemli ortaklıklar olabileceğini düşünüyoruz." ifadelerine yer verdi.

Lüksemburg'da finans sektörünün çok güçlü olduğuna dikkati çeken Wiseler, gelecek dönemlerde bu sektörlerde işbirliği konusunun altını çizdi.

"(İsrail-Filistin) Bölgede barışın bir an önce gelmesi gerekiyor"

Wiseler, İsrail ve Filistin arasında "iki devletli çözüm" gerektiğini belirterek, "Gerçekliğe bakmamız lazım. Çözümün mümkün mertebe yerini bulması ve bölgede barışın bir an önce gelmesi gerekiyor." dedi.

Türkiye'ye Ermenistan, Azerbaycan konusunda üstlendiği rol için teşekkür eden Wiseler, geçmiş yıllarda kaydedilen gelişmelerin bölgeye barış getirdiğini aktardı.

Wiseler, "(Azerbaycan-Ermenistan) Bu barışın iki günlük üç günlük bir barış değil ama uzun vadeli kalıcı barış olacağını görebiliyoruz. Biz Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki bu barışın garanti altına alınabilmesi için mümkün mertebe destek vermeye devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

"(COP31) Çok iyi bir organizasyon olacağından hiç şüphem yok"

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'nın (COP31) Türkiye'nin omuzlarında ağır bir yük olduğunu kaydeden Wiseler, "Bu işin ustası olduğunuz için çok iyi bir organizasyon olacağından hiç şüphem yok." dedi.

İklim konularında hareket etmenin önemine vurgu yapan Wiseler, "Özellikle de iklim değişikliği, ekoloji konularında Türkiye'nin duruşu da kesinlikle çok önemli. (Türkiye) Çok önemli katkı sağlayacaktır." değerlendirmesini yaptı.

Türkiye ve Lüksemburg arasındaki parlamentolar arası ilişkiler için de teşekkür eden Wiseler, Lüksemburg'dan büyük bir heyetle geldiklerini, heyette iktidar, muhalefet, sol ve sağ partilerden temsilcilerin bulunduğunu söyledi.

Dostluk ve işbirliği mesajı

Wiseler, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Avrupa'da artan protestolara ilişkin soruyu cevaplayan Wiseler, Lüksemburg'da halihazırda böyle bir gerilim olmadığını ve barış içerisinde yaşadıklarını söyledi.

Wiseler, petrol ve konut fiyatlarının artmasının bazı ülkelerde sosyal anlamda birçok soruna neden olduğunu belirterek, bu sorunlara ekonomik ve sosyal çözümler üretmek gerektiğinden bahsetti.

Türkiye-Lüksemburg ilişkileri hakkındaki soruyu da yanıtlayan Wiseler, "Bence ilişkilerimiz gayet iyi ama çok daha iyi olacak önümüzdeki yıllarda. Bu yüzden buraya geldik zaten." dedi.

Wiseler, Türkiye'de yaptıkları görüşmelerde mutabık kalmadıkları meselelerin de açık şekilde görüşüldüğünü dile getirerek, "Dostlar zaten böyle konuşur, bu şekilde iletişim içerisinde olur." ifadesini kullandı.

Ekonomik ve jeopolitik olarak ortaklık yapılabilecek konular bulunduğuna işaret eden Wiseler, Türkiye'nin diplomaside oynadığı rolün son yıllarda çok daha önemli hale geldiğini vurguladı.

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya