“Eyvâh! Beyrut'ta bir mezar kaldı”
MAKALE
Paylaş
10.03.2024 19:02
344 okunma
Vahdettin İnce

Galiba Kadir Topbaş dönemiydi. İBB Kültür AŞ "Yabancı yazarlar gözüyle İstanbul" adıyla bir kitap hazırlıyordu. Üç Arap yazarın İstanbul ile ilgili makalelerini ben çevirmiştim. Yazarlardan biri Lübnanlıydı. Aklımda kaldığı kadarıyla yazar, "büyük annem İstanbul'da yaşamıştı. Osmanlı dağılıp da Beyrut'a yerleşmek zorunda kalınca sürekli İstanbul'u anlatırdı bize" diyordu. Büyük annesi, İstanbul'dan söz ederken, elini denize doğru uzatır, çok yakındaki bir yeri işaret ediyor gibi "orada" diyormuş. Ya da "oradan" uzanacak bir eli tutmak ister gibiymiş. Mesela evdeki herhangi bir eşyayı göstererek "oradan" aldığını söylermiş komşularına gururla. Limanda gördüğü gemiler, "oradan" gelirmiş örneğin. Geçen hafta "Dünya İslam Alimleri Birliği"nin Filistin direnişi ile ilgili toplantısına katılmak üzere Beyrut'a gidince bu hüzünlü yazı aklıma geldi.

 

Yol boyunca yazının geri kalan kısımlarını hatırlamaya çalıştım, belki ilk defa gittiğim Beyrut'u anlamama yardımcı olur diye. Ama yıllar geçmişti üzerinden. Büyük annenin boşluğa doğru uzanan eli gibi karşılıksız kaldı çabam. Havaalanında bizi karşılayan mihmandarımızın elini tutarken, İstanbul'un elini Beyrut tutuyormuş kadar ağır bir hüzün kapladı içimi. Ne kadar uzak kalmış "orası" meğer!

İki gün boyunca, kırk elli Müslüman ülkeden gelen alimlerin Filistin ile ilgili konuşmaları son derece heyecanlıydı. Hamaset, şikayet, sitem ve de umut doluydu. Ama hepsi de yüzyılın hüznünü yüklenmişti. Paramparça bir ümmetin düştüğü bu durum, bir ümmetin en hassas kesimini temsil eden alimlerin yüreğini paralıyordu besbelli. Sözlerinin iktidarlar, dünya egemenleri nezdinde makes bulamayacağını bilmenin hüznü dökülüyordu kurşun kadar ağır kelimelerinden.

Bir konuşmacıyı dinlerken, yanımda oturan birine nereli olduğunu sordum. Gazze, dedi. İsrail zindanlarındayken bir esir takasıyla salınıp Beyrut'a sürgün edilmiş. Beyrut'taki mülteci kampında kalıyormuş. Ailesi Gazze'deymiş. Gözlerim doldu, yüzüne bakamadım. Ailesinin durumunu ise hiç sormadım. O da bunu anlamıştı ki yüzüme baktı, "direniş iyi durumda" dedi, bana teselli veriyor gibiydi. Yüzünden elem verici bir hüzün akıyordu.

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya