Peygamberin (Sav) Dilinden Ramazan
MAKALE
Paylaş
28.02.2025 16:16
253 okunma
Seyithan Kaya

Değerli Okuyucularımız On bir ayın sultanı Mübarek Ramazan ayına girmiş bulunuyoruz. Ramazanınızı tebrik ederken, bu mübarek aya kavuşturan ve sizlerle tekrar bir araya getiren yüce yaratana ne kadar şükür etsek ne kadar hamd  ve tazim etsek azdır.

Bu vesile ile Müslüman olarak Mübarek ramazan ayında ne yapmalıyız, nelerle dikkat etmeliyiz, nelerden kaçınmalıyız? Konularını beraber irdeleyelim.

Bize düşen, ramazan ayını fırsat bilip iyi birer insan iyi birer Müslüman olmaya çalışmak ve ramazanın o güzel atmosferini doya doya yaşamaktır.

Bu ramazanın son ramazanımız, teravimizin son teravimiz, Sahur ve iftarımızın son sahurumuz ve iftarımızın olabileceğini düşünerek değerlendirmeliyiz.

   Geçen ramazanda bizimle olup şimdi hayata olmayan nice canımız, ciğerimiz dostlarımızı,  sevdiklerimizi hatırlamalıyız.

Bu ramazan Ay'ının insanımıza ve İslam âlemine hayırlara, başta Filistin baştan olmak üzere mazlum insanların kurtuluşuna, ülkemizde akan kardeşkanının durmasına, başta ülkemiz olmak üzere İslam coğrafyasına ve insanlık âlemine barış getirmesine vesile olmasını yüce Allah’tan niyaz ederken iki cihan serverı peygamberler önderi HZ. Muhammed Mustafa’nın (S.A.S) dilinden Ramazan ı aktarmaya çalışalım.

Resulullah’ın dilinden Ramazanı anlatmadan önce dini kaynaklarımızdan faydalanarak ramazan hakkında biraz bilgi verelim.

Orucun Anlamı ve Hükmü:

Oruç: İnsanın arzuladığı bazı şeyleri yapmaktan kendi kendini alı koymasıdır.

Dini kavram olarak oruç imsak dediğimiz doğu ufkundaki tan yerinin ağarması zamanından güneşin batı ufkundan batışına kadarki süre içerisinde insanın, Allah a yakınlık düşüncesi ile yemek, içmek cinsi ilişki ve benzeri şeyleri yapmamasıdır.

Orucun Hükmü Farzdır;

Oruç, İslam’ın beş şartından birisidir. Bu hem kuranı kerim ile hem Hz. Peygamber (s.a.v) hadisleri ve yaşantısı ile hem de icma adı verilen İslam fıkıh otoritelerin görüş birliği ile sabittir.

Oruç, hicretin 2. yılında farz kılınmıştır

Oruç ibadetinin Hikmeti ve Yararları;

Düşüne bilen her insanında anlaya bileceği gibi orucun, fert, aile ve toplum üzerinde birçok olumlu etkileri ve yararları vardır. Şöyle ki;

  1. Dini yönden orucun yararları; Oruç ibadetin dini ve manevi yönden birçok yararları vardır. Mesela; oruç ile aç kalan insan tokluğun değerini anlayarak sahip olduğu nimetlerden dolayı yüce Allaha şükür eder, oruç ile insan, sahip olduğu malın değerini bilir. Aç kalmamak için malını israf etmeden onu korumaya çalışır, oruç halindeki insan hep yüce Allaha ibadet Halide olacağı için kendini Allah a karşı gelmekte ve günah işlemekten korur, oruç insanın nefisini kırar azmasını engeller uysal ve itaatkâr olmayı aşılar.
  2. Psikolojik ve pedagojik yönden orucun yararları; oruç insan hayatını disiplin altına alır, iradeyi eğitir ve insanı kötü bir şey istememesini sağlar, vicdan dediğimiz duyguyu ustaca geliştirir, Allah a olan imanı için duymanın bahtiyarlığına erdirir. İlahi sevgi ve saygıyı içten dışa dıştan içe yansıtır yüce Allah ile beraber olmanın ve ona kulluğun zevkini tattırır, haram ve şüpheli lokmanın kapıdan içeri girmesine engel olur, Kul hakkını en güzel ölçü ve biçimde korumayı öğretir.
  3. Sosyal yönden orucun yararları; Oruç ibadetinin soysal yararları da kısaca şöyle sıralanabilir; Oruç tutmak suretiyle yılda bir ay boyunca aç kalan varlıklı Müslüman açlığın ve yoksulluğun acısını bizzat yaşayarak yüce Allah’ın emri doğrultusunda açları ve fakirleri doyurur onlara yardım elini uzatır, oruç sonucu, varlıklı kişiler tarafından yoksullara yapılan yardım ile zengin fakir ilişkisi, düşmanca duygulardan dostça bir havaya bürünür. oruç, varlıklı kişilerin katı kalbini yumuşatır acıma duygusunu besler, insana güçlüklere karşı sabretmeyi öğretir. sağlam iradeli Güçlü kişiler yetiştirir. Azgınlıklara ve kötülük işleme eğilimine set çekeceği için oruç süresince cemiyetin refah ve huzuru içinde yaşamasını sağlar. Kısaca oruç toplumdaki dertlerin ve sıkıntıların paylaşılmasını fakirin, yoksulun, yetimin Kimsesizin, düşkünün yardımcısı olmayı toplumla ilgi kurmayı iç içe olmayı, toplumun derdiyle dertlenmeyi sosyal adaleti sağlamayı, kaynaşıp bütünleşmeyi, akan gözyaşlarını dindirmeyi ve açık bir biçimde Allaha kul olmayı aşılar, ayrılıklara set çeker ve insanları bir merkez etrafında bütünleştirir.
  4. Sağlık yönünde orucun yararları; Oruç ibadeti sağlık yönünden de çok yararlı bir ibadettir. Örneğin, ömür boyun çalışmakta olan sindirim organları oruç sırasında her gün belirli bir süre dinlenmeye geçer, yıl boyunca düzensiz beslenmeyle yağ bağlayan ve enerji kaybeden bazı organlar, oruç sırasında bu yükten kurtulmuş ve oruç ile vücuttaki yağ depoları ayarlanmış olur, damar sertliği, mide yorgunluğu ve ashap bozukluğu gibi birçok rahatsızlıkları azaltır, kalp, karaciğer ve bütün sinir sistemleri belirli bir süre dinlenmeye geçer. Ve böylece yorgunluktan doğabilecek vücut rahatsızlıklarını engellemiş olur kısaca oruç, belirli ve yeterli bir süre insan vücudunu yemekten içmekten sigara ve benzeri uyarıcılardan koruyan ve dinlendiren bir perhizdir. Bu tıbbında onayladığı bir husustur.

Oruç ibadetinin sayılabilecek daha birçok yararları vardır. Hatta bu ibadetin insanı yalnız hayvanlara yakışan sıfatlardan uzaklaştırıp adeta melekler seviyesine yükseltmesi, başka hiçbir yarar ve hikmeti aratmayacak derecede önemli ve yeterli bir özelliktir.

Fakat bununla birlikte Müslüman, her ibadette olduğu gibi faydayı mesela oruçta perhizi değildir, yalnız yüce Allah’ın emrini bir kul olarak yerine getirmeyi düşünmelidir.

 Kaldı ki; yüce Allah’ın her emrinde bildiğimiz ve bilmediğimiz birçok yarar olduğu için samimiyetle ilahi emirleri yapan insan, hem maddi yararları ve hem de yüce Allah’ın rızası ile birlikte manevi yararları kazanacaktır. 

Halkımızın üzerimize farz kılmış olduğu oruç ibadetinin de diğer ibadetler gibi şüphesiz sayısız faydaları vardır. Şöyle ki:

Oruç senede bir ay müddetle gün boyunca mideye istirahat veriri, mideye çeşitli hastalıklardan uzaklaştırıp temiz tutar. Bir Arap doktoru şöyle diyor. "Hastalıkların evi midedir. İlaçların başı ise perhizdir"

Yemenin zararları açıkça meydandadır. Hatta kalp, romatizma ve kan İlmen sabittir ki az yemek daha iyidir. Çok yemek dolaşımı hastalıklarının çoğu fazla yemek yemeden meydana gelir. Şüphesiz ki oruç tutmakla bu hastalıklar Allahu tealanın izni ile önlenmiş olur ve insanın vücuda sıhhate kavuşur.

Peygamber efendimiz (s.a.s) şöyle buyurur " Oruç tutunuz sağlığa kavuşunuz".

Orucun faydası konusunda Üstad Said Havva şöyle diyor " Gerçekten ramazan bir okuldur. Bu okula devam edenler Onunla ilişkilerini güzelleştirdiği takdirde yepyeni insanlar olarak mezun olurlar. Ramazan öyle bir okuldur ki Müslüman onda İslam la gevşeyen ilişkilerini sağlamlaştırır. Daha önce¬ki eksiklerini tamamlar. Müslümanlar böylece yeni bir âleme yönlenmiş olur. Bu âleme artık yepyeni bir gayret ve yepyeni bir ruhla atılırlar. Artık daha büyük idealler peşindedirler.

Bundan böyle en büyük hedefleri dünya değil ahiret olacaktır." Üstad Said Havva şöyle devam ediyor "Takva öyle önemli bir şeydir ki yüce Allahu teala dünya ve ahirette insanın kurtu¬luşunu ona bağlamıştır.

Tevbe süresi 17.  Ayetinde cenabı hak "Muhakkak ki takva sahipleri cennetler ve nimetler içindedirler." Ve yine yüce Allah Tevbe süresini 36. ayetinde de " Şüphesiz ki Allahu teala muttakiîeri sever. " ve ayrıca aynı sürenin 7. ayetin dede "Bilin ki Allah teala muttakilerle beraberdir."

Müslüman, bu takvayı kalbinde toplaya bilmek ve onu kendisine ahlak edinmek için takva yolunu takip etmelidir, insanı takvaya vardıran en önemli yollar oruç tutmak gece namazını kılmak, zikir etmek, dua etmek, kur'an-ı kerimi okumak, Allah teala yolunda malı harcamak, ittifaka girmek, sabır etmek ve Allah tealadan günahlarının affını dilemektir.

"kim ramazan orucunu tutar ve ondan son¬rada şevvalden altı gün oruç tutarsa bir yıl oruç tutmuş gibi olur.

"Enes (r.a)'dan ; "sahur'a kalkıp yemek yiyin şüphesiz ki sahurda bereket vardır."

Resuıullah (s.a.s) ocun hakkında birçok hadisi şerifi vardır. Bir kaç tanesini zikir edelim:

Ebu Hureye (r.a.)'den ;

"Herkim inanarak ve Allah teala için ramazan ayında oruç tutarsa geçmiş günahları af olunur.

"şu gelen ayda bir gece vardır ki bin aydan daha hayırlıdır. Kim ondan mahrum kalırsa tüm hayırdan mahrum kalmıştır. Mahrum kimse ancak O'nun hayrından mahrum olandır."

Ebu Eyyübel Ensari (r.a)

Ramazanın başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise cehennemden kurtuluştur"

"Kim Ramazan ayini Allah'la inanarak, imanla ve sevabını Allah'tan bekleyerek ihya eder, Ramazan orucunu güzelce tutarsa, o güne kadar islemiş olduğu geçmiş günahları afvü mağfiret olunur, Allah affeder."

"Her şeyin bir temizlenmesi, zekâtı vardır. "Vücudun zekâtı da savmdir, yani oruç tut¬maktır.

“Allahu teala, yeni ayı gördüğünde, hamd ve sena ettikten sonra yedi kere Fatiha Suresini okuyan Mu’min, o ay göz rahatsızlıklarından korur”

“Allahu teala; Ramazan ayında zikir sohbetlerinden birine katılan kimseye, her adımına karşılık bir senelik ibadet yazar .O kimse kıyamet günü benimle beraber arş’ın gölgesi altında olur. Allahu teala; Ramazan ayında cemaate devam eden kimseye de her rekatine karşı bir nur şehri ihsan eder”

“Allahu teala; elinden geldiği kadarıyla ana-babasına iyilik eden kimseye, şefkat ve merhamet nazarıyla bakar. Bende onun kefiliyim. Ramazan ayında beyini memnun etmeye çalışan hanım için, Allahu tealanın indinde Hazret-i Meryem ve Hazret-i Asiye’nin sevabı kadar sevap vardır”.

“Allahu teala; Ramazan ayında bir Müslümanın ihtiyacını gören kimsenin bin kere işini görür. Allahu teala; Ramazan ayında ailesi olan bir fakire bir sadaka veren kimseye de bin kere bin sevap yazar, bin kere bin günahını affeder ve bin kere bin yüksek derece ihsan eder”.

“Allahu teala; Müslüman kardeşinin ihtiyacının görülmesi için yola çıkan kimseye ayrıldığı yerine dönünceye kadar, attığı her adımına karşı yetmiş sevap ihsan eder ve yetmiş günahını affeder”.

“Allahu teala, bir din kardeşinin ihtiyacı görülünceye kadar, onunla yürüyen kimsenin ayaklarını ayakların kaydığı (kaydırmayıp)sabit kılar”.

“Âdemoğlunun işlediği her iyi amel on mislinden yedi yüz misline kadar katlanır”.

 Şanı yüce olan Allah:

“Oruç, müstesna çünkü oruç benim için tutulur. Onun mükâfatını(ancak)ben veririm(zira oruçlu kimse)benim için, yemesini ve cinsel arzusunu bırakır”.

“Oruçlu kimse için iki sevinç vardır: biri; iftar anındaki sevinci diğeri ise Rabbine kavuştuğu andaki sevincidir”.

“Emin olun ki oruçlunun ağzı kokusu, Allah katında misk kokusundan daha güzeldir”.

 Şanı Yüce Allah şöyle buyuruyor:

“Âdemoğlunun işlediği her iyi amel kendisi içindir. Yalnız oruç müstesna, çünkü oruç benim için tutulur. Onun mükâfatını(ancak)ben veririm” ,buyurdu.

“Oruç bir kalkandır. Sizden birisinin orucu tuttuğu bir gün olursa, o gün kötü söz söylemesinin ve gürültü çıkarmasın eğer bir kimse kendisine söver ya da kavga ederse; Ben oruçluyum desin”.

Ebu Hüreyre redıyallahu anh diyor ki; Resulullah (sav) buyurdular ki; Ramazan ayı gelince cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar bağlanır.

Selman-ı Farisi (ra.an) bildirdi ki resulullah(sav) buyurdular ki;

(Ey Müslümanlar, üzerinize öyle büyük bir ay gölge vermek üzeredir ki bu aydaki bir gece(Kadir Gecesi),bin aydan daha faydalıdır. Allahu Teâlâ, bu ayda her gün oruç tutulmasını emretti. Bu ayda geceleri teravih namazı kılmakta sünnetimdir. Bu ayda, Allah için ufak bir iyilik yapmak başka aylarda farz yapmış gibidir. Bu ayda bir farz yapmak başka ayda yetmiş farz yapmak gibidir. Bu ay sabır ayıdır sabır edenin gideceği yer cennetidir.

Bu ay iyi geçinmek ayıdır. Bu ayda müminlerin rızkı artar. Bir kimse bu ayda bir oruçluya iftar verirse günahları affolunur. Hak Teâlâ onu cehennem ateşinden azat eder, o oruçlunun sevabı kadar ona sevap verilir).

Eshab-ı Kiram Dediler ki:

Ya resulallah her birimiz bir oruçluya iftar edecek onu doyuracak kadar zengin değiliz resullallah (s.a.s.) buyurdu ki : (bir hurma ile iftar verende yalnız su ile orucu açtıranda biraz süt ikram edene de bu sevap verilecektir.

Bu ay öyle bir aydır ki ilk günleri rahmet ortası af ve mağfiret ve sonu cehennemden azat olmaktır.

Bu ayda emri altında olanların “işçinin, memurun, askerin ve öğrencinin” vazifesini hafifletenlerin “patronları, amirleri, kumandanları ve müdürleri” Allahu teala af edip cehennem ateşinden kurtarır.

Bu ayda dört şeyi çok yapınız bunun ikisini Allahu teala çok sever. Bunlar kelime-i şahadet söylemek ve istiğfar etmektir. İkincisinde zaten her zaman yapmanız lazımdır. Bunlarda Allahu tealadan cenneti istemek ve cehennem ateşinden ona sığınmaktır.

Bu ayda bir oruçluya su veren bir kimse kıyamet günü susuz kalmayacaktır.

“Bir kimse ramazan ayında oruç tutmayı farz bilir vazife bilir ve orucun sevabını Allahu tealadan beklerse geçmiş günahları af olur”

Demek ki orucun Allahın emri olduğuna inanmak ve sevabını beklemek lazımdır. Günün uzun ve sıcak olmasından ve oruç tutmak güç olmasından şikâyet etmemek şarttır.

“Allahu teala benim ümmetime ramazanı şerifte beş şey ihsan eder ki bunlar hiçbir peygambere verilmemiştir:

  1. Ramazanın birinci gecesi Allahu teala müminlere rahmet eder. Rahmet ile baktığı kuluna hiç azap etmez.
  2. İftar zamanında oruçlunun ağız kokusu Allahu teala ya her kokudan daha güzel gelir.
  3. Melekler, Ramazanın her gece ve gündüzünde oruç tutanların af olunması için dua eder
  4. Allahu teala oruç tutanlara ahrette vermek için ramazanı şerifte cennette yer tayin eder.
  5. Ramazan-ı şerifin son günü oruç tutan müminlerin hepsini af eder” buyurdu.

İmamı rabbani mektuba isimli eserinde ramazan konusunda şöyle diyor;

Ramazan-ı şerif ayında yapılan nafile namaz zikir sadaka ve bütün nafile ibadetlere verilen sevap başka aylarda yapılan farzlar gibidir.

Bu ayda yapılan bir farz başka aylarda yapılan yetmiş farz gibidir.

Bu ayda bir oruçluya iftar verenin günahı af olunur. Cehennemden azat olur. O oruçlunun sevabı kadar ayrıca buna sevap verilir. O oruçlunun sevabı hiç azalmaz.

Bu ayda emri altında bulunanların işlerini hafifleten onları ibadet etmelerine kolaylık gösteren amirlerde af olur. Cehennemden azat olur.

Resulullah bu ayda esirleri azat eder her istenilen şeyi verirdi.

Bu ayda ibadet ve iyi iş yapa bilenlere bütün sene bu işleri yapmak nasip olur.

Bu ayda saygısızlık edenlerin günah işleyenlerin bütün senesi günah işlemekle geçer.

Bu ayı fırsat bilmelidir. Elden geldiği kadar ibadet etmelidir. Allahu tealanın razı olduğu işleri yapmalıdır.

Bu ayı ahreti kazanmak için fırsat bilmelidir. Kur’an-ı Kerim ramazanda indi kadir gecesi bu aydadır.

Oruçlarınız kabul, dualarınız makbul, ibadetleriniz daim, Ramazanınız mübarek olsun.

Hz. Muhammed Mustafa ya sellatü selam olsun.

SEYİTHAN KAYA

MALİ MÜŞAVİR

DOĞUBAYAZIT

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya