“Çağdaş İslam düşüncesi” terkibi (5)
MAKALE
Paylaş
27.09.2026 17:33
184 okunma
Ömer Türker

Zaman zaman farklı dönemlerin ilgisini ölçmek için sınıfta sorular sorarım. Fakültede benim mensup olduğum İslam Felsefesi Ana Bilim Dalı bünyesinde iki zorunlu ders var: İslam Felsefesi ile İslam Ahlak Esasları ve Felsefesi. Biz bu derslerden ilkini üçüncü sınıflara, ikincisini dördüncü sınıflara veriyoruz. Yani bölüm olarak bizim ders verdiğimiz sınıflar, bizden önce hazırlıkla beraber asgari üç yılını fakültede ve İstanbul’da geride bırakmış oluyor. Özellikle son sınıfa geldiklerinde fakültede okuduğu sürece öğrendiği, duyduğu ve bir şekilde ilgisini yoğunlaştırdığı kitap, şahıs ve meseleler hakkında değerlendirilmeye elverişli hatta kimi zaman o dönemi temsil etmeye yakın bir sonuç alınabiliyor. Tabii ki bunların dakikleştirilmiş bir bilgi değeri yok ama soruya muhatap olan neslin gündemi hakkında bir fikir verebiliyor.

Geçen yıl sınıfta bir meseleyi anlatırken Hasan Hanefî’yi ve Nasr Hâmid Ebû Zeyd’i duyan var mı diye sordum. Soruyu kaçırmayın lütfen, okuyan var mı değil, duyan var mı diye sordum. Sadece bir öğrenci Hasan Hanefî’yi duymuş. Nasr Hâmid Ebû Zeyd’i duyan bile çıkmadı. Doksanlarda ilahiyat okuyanlar hatırlayacaktır. Hem ilahiyatlarda hem de “İslamcı” dergilerde bu isimlerin bir şekilde adı geçer, görüşleri anlatılırdı. Eserlerinin çevirileri de bu dönemlere rastlar. Benzer şekilde hermenötik ve tarihselcilik tartışmaları da yaygındı. Genelde okumaya, özelde akademiye meraklı öğrenciler mutlaka bunlarla ilgili bir şeyle okurdu. O zamanların neredeyse her ilmî toplantıda adı geçen şahısların artık anılmıyor oluşu ve panel, konferans, seminer ve sempozyumların ana gündemini oluşturan meselelerin artık ilgi konusu olmaktan çıkması epeyce manidardır.

Kanaatimce bunun üzerinde teemmül etmeyi gerektiren bir sebebi var: Türkiye’de İslam düşüncesi tartışmaları ya aşırı muhafazakar ya da tüketici bir karaktere sahip. Belirli kitaplar yahut yazarlar etrafında oluşan cemaat yapıları, aşırı muhafazakar bir tavır sergiliyor, kaynaklara gitmeye karşı direniyorlar. Bu yapılarda kaynaklara yöneliş şahsî ilgilerin ötesine geçmekte zorlanıyor. Hem akademi merkezli düşüncenin hem de umumi düşünce hayatının gündemini ise popüler tartışmalar çok etkiliyor. Bir mesele gündeme geliyor ve bir müddet gündemi işgali ediyor. Bu süre zarfında sahte bir yöneliş ve düşünme çabası görüntüsü oluşuyor. Hatta günün sorunlarını ele alma sevinci ve kibrinin sindiği bir hava da esiyor. Adeta katılan herkese anda olmanın sürur ve iktidarına erişmeyi vaat eden bir saadet zinciri oluşuyor. Ama bir müddet sonra o “derin ilgiden” ve “düşünürler cemaatinden” eser kalmıyor.

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya