Düşüncenin İslam’la ilişkisinden ne anlamalıyız? (1)
MAKALE
Paylaş
19.10.2026 23:25
482 okunma
Ömer Türker

Daha önce “Çağdaş İslam Düşüncesi Terkibi” yazı dizisinin birincisinde terkipteki “İslam” kelimesinin kapsamındaki daralmaya işaret etmiştik. Diziyi takip etmeyenler için sözünü ettiğim daralmaya kısaca işaret edeyim: “İslam düşüncesi” terkibinin modernleşme öncesi dönem için kullandığımızda İslam coğrafyasında geliştirilen nazarî mirasın bütünü kastediyoruz. İster müslüman olsun ister başka bir dine mensup olsun klasik dönemde İslam coğrafyasında yetişmiş tüm düşünürlerin üretimlerini İslam düşüncesi kapsamında değerlendiriyoruz. Oysa terkip, modern dönem için kullanıldığında İslam dünyasındaki tüm fikrî birikimi kuşatmıyor. Hususen Müslümanların modern dönemde karşılaştığı sorunları İslam kaynaklarından hareketle ele alma gayretinde olan aydın, âlim ve aksiyon adamlarının teorik ve pratik seviyedeki görüş ve önerilerini ifade ediyor. Bu farklılığa işaret ettiğimiz yazıda İslam kelimesinin kapsam daralmasına uğradığını belirtmiş ve sonraki yazılarda bunun sonuçlarını açmaya çalışmıştık. Bu yazıda “İslam” kelimesinin geniş ve dar kullanımlarının gerekçelerini tahlil etmeye başlayacağım. Maksadım düşüncenin başına getirilen “İslam” sıfatının İslam düşünce tarihindeki serüvenine dikkat çekerek bundan kendi adıma bir sonuca varmak. Öncelikle birkaç mukaddimeyle başlayayım.

Birincisi: “İslam düşüncesi” terkibinin kendisi modern bir adlandırmadır. Lakin klasik dönemdeki imalarından büsbütün uzak bir adlandırma da değildir. Çünkü İslam kelimesinin dünya tarihinin bir kesitine hâkim olan medeniyet anlamında kullanımı yeni değildir. Şehristânî el-Milel ve’n-nihal adlı eserinde “müteahhirûn min felâsifeti’l-İslâm” ifadesini tam olarak “İslam döneminde yetişen filozoflar” anlamında kullanır. Yine de bu durumun, İslam naslarından kaynaklanmayan ve ilkelerini de İslam dininden almayan felsefî bilimler için geçerli olduğunu belirtmek gerekir. Dinî naslar etrafında kurulan Şerî bilimler mensubu olmak zaten müslüman olma şartına bağlıdır. Bu nedenle İslam coğrafyasında yer alan farklı din mensuplarının mesela Hıristiyan ve Yahudilerin kendi dinî gelenekleri içinde kaleme aldıkları metinleri İslam düşüncesi kapsamında görmüyoruz. Klasik dönemde de gayr-i müslimlerin fizik, matematik, metafizik gibi felsefe bilimleri kapsamında yaptıkları üretim ile kendi dinî nasları etrafında kaleme aldıkları metinler ayrıştırılmış, birinciler İslam döneminin ortak düşüncesi kapsamında değerlendirilmiştir. Dolayısıyla bu değerlendirmede de klasiklerin tavrı yönlendirici olmaktadır. Dikkatle incelenirse klasik ve modern kullanımların mantığı anlaşılmaktadır: İslam’ın oluşturduğu yahut yeniden dirilttiği bilimler geleneği içinde yapılan fikrî üretimler İslam döneminin ortak paydası içinde yer alır.

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya