BIST Katılım 100 endeksi geçen yıl yatırımcısını sevindirdi
Borsa İstanbul'da işlem gören BIST Katılım 100 endeksi geçen yıl yüzde 34,5'lik yükselişle yatırımcısına reel getiri sağladı.
EKONOMİ
Paylaş
11.01.2026 14:47
99 okunma

 Borsa İstanbul'da 12 Kasım 2021'den itibaren BIST Katılım 30, BIST Katılım 50, BIST Katılım 100, BIST Katılım Tüm ve BIST Sürdürülebilirlik Katılım endeksleri kullanıcılara yatırım yapma imkanı veriyor.

Borsada işlem gören şirketlerden katılım finans kapsamındaki standardı sağlayan şirketler BIST Katılım Tüm Endeksi'nde bulunuyor. BIST Katılım Tüm Endeksi kapsamında yer alan şirketlerden en yüksek işlem hacmi ve fiili dolaşımdaki payların piyasa değerine sahip olanlar BIST Katılım 100, BIST Katılım 50, BIST Katılım 30 endekslerinde hesaplanıyor.

Geçen yıl Borsa İstanbul'da işlem gören ana katılım endeksi olan BIST Katılım 100 endeksi, yatırımcısına yüzde 34,5'lik yükselişle, reel getiri sağlarken, BIST Katılım 50 endeksi yüzde 31,9, BIST Katılım 30 yüzde 25,9, BIST Katılım Tüm yüzde 35,1 ve BIST Sürdürülebilirlik Katılım endeksi yüzde 20,4 arttı.

İslami finans prensiplerine uygun hisselerden oluşuyor

Katılım Emeklilik Fon Operasyonları, Varlık Yönetimi ve Ekonomik Araştırmalar Direktörü Fatih İlker Yiğit, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, katılım endekslerinin performansının aslında sadece bir getiri hikayesi olmadığını, aynı zamanda varlığa ve reel ekonomiye dayalı bir finans yaklaşımının nasıl çalıştığını da gösterdiğini söyledi.

Yiğit, BIST Katılım 100 Endeksi’nin geçen yılı yaklaşık yüzde 35’lik bir yükselişle kapatmasının özellikle enflasyon ortamında yatırımcılar açısından oldukça dikkat çekici bir sonuç olduğunu ifade ederek şöyle devam etti:

"BIST Katılım 100 endeksi, geçtiğimiz yıl enflasyona karşı reel getiri sağlayabilen, varlığa dayalı ve ahlaki çerçevesi ile sürdürülebilir yatırım fırsatları sunan bir performans ortaya koydu. Endeksteki şirketlerin büyük bölümünün reel üretim ve ticaret odaklı sektörlerde faaliyet gösteriyor olması, katılım finans prensiplerinin piyasa performansını güçlendiren önemli bir unsur olarak öne çıkıyor."

Katılım endekslerinin, İslami finans prensiplerine uygun kriterlerle seçilmiş şirketlerin hisselerinden oluştuğunu aktaran Yiğit, bu kapsamda faaliyet alanı faiz gelirine dayalı olmayan ve aşırı borçluluk içermeyen şirketlerin endekste yer aldığını anlattı.

Yiğit, bu çerçevenin sonucu olarak katılım endeksinde yer alan şirketlerin önemli bir kısmının savunma sanayisi, perakende ticaret, temel mal üretimi, enerji ve kimya gibi reel sektörlere ait olduğunu belirterek, bu alanlarda faaliyet gösteren birçok katılım endeksine uygun şirketin güçlü nakit akışları, fiyatlama gücü ve karlılık artışı sergilediğini kaydetti.

Bir diğer önemli noktanın katılım endeksine olan ilginin artması olduğunu aktaran Yiğit, İslami finans prensiplerine uygun yatırım araçlarına yönelen yatırımcılar arttıkça, endekse olan talebin de canlı kaldığını dile getirdi.

- "Son yıllarda katılım finans ekosistemine yönelik ilgi belirgin şekilde arttı"

Yiğit, katılım endeksine alınacak şirketlerin Borsa İstanbul ve Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) Danışma Kurulunun belirlediği kriterlere göre seçildiğini anımsatarak, "Şirketlerde faizli borçların piyasa değerine oranı yüzde 33’ü aşmamalı, faiz getirili nakit ve menkul kıymetlerin oranı yüzde 33’ün altında kalmalı, helal olmayan faaliyet gelirleri toplam gelirin yüzde 5’ini geçmemeli." ifadesini kullandı.

Alkol, kumar, tütün, domuz ürünleri, faizli finansman gibi sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin endeks dışında bırakıldığını vurgulayan Yiğit, endeksin, borçluluğu sınırlı, reel üretim ve ticarete dayalı, etik standartlara uygun şirketlerden oluştuğunu söyledi.

Yiğit, son yıllarda katılım finans ekosistemine yönelik ilginin de belirgin şekilde arttığını gördüklerini aktararak, bu artışın tek bir kaynağa dayandığını söylemenin doğru olmayacağını ve iki farklı yatırımcı grubunun eş zamanlı olarak bu alana yöneldiğinin gözlemlendiğini kaydetti.

İlk grubu faizsiz finans ilkelerine hassasiyet gösteren ve tasarruflarını bu çerçevede değerlendirmek isteyen yatırımcıların oluşturduğunu belirten Yiğit, son yıllarda bu kitlenin katılım bankacılığının yaygınlaşması, katılım fonlarının ve katılım endekslerinin gelişmesiyle birlikte çok daha aktif ve sistemli bir yatırımcı kitlesine dönüştüğünü dile getirdi.

Yiğit, ikinci grubun ise geleneksel yatırımcılardan oluştuğunu anlatarak, getiri ve risk dengesinin cazip hale gelmesiyle yatırımcıların da katılım hisselerine yöneldiğinin görüldüğünü ifade etti.

"Katılım endeksinin BIST geneline kıyasla zaman zaman pozitif ayrışma ihtimali güçlü"

Fatih İlker Yiğit, katılım endekslerinin geleceğine yönelik hem makroekonomiyi hem de katılım finansın yapısal özelliklerini birlikte değerlendirmek gerektiğini aktararak, "Borsa endeksleri için nokta tahmin yapmak, özellikle belirsizliklerin yüksek olduğu dönemlerde çok sağlıklı değil. Ancak mevcut makroekonomik çerçeveyi ve katılım endeksinin sektörel yapısını birlikte değerlendirdiğimizde, bu yıl için temkinli ama iyimser bir perspektifin makul olduğunu düşünüyorum." dedi.

Katılım endeksinde faiz gelirine bağımlılık ve borçluluk oranlarının görece daha düşük olduğu için finansman maliyetlerinin yükseldiği dönemlerde bu şirketlerin daha az baskı altında kaldığını belirten Yiğit, "Bu yönüyle BIST 100’e kıyasla belirli dönemlerde pozitif ayrışma potansiyelinin devam ettiğini söyleyebilirim. Elbette bu ayrışma, küresel risk iştahı, jeopolitik gelişmeler ve yurt içi makroekonomik görünüm gibi faktörlere duyarlı olacaktır." diye konuştu.

Yiğit, getiri potansiyeli açısından bakıldığında ise dalgalı fakat yukarı yönlü bir trendin daha olası olduğu bir yıl beklentisinin daha gerçekçi olduğunu ifade ederek, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Yatırımcılar açısından en sağlıklı yaklaşımın, kısa vadeli spekülatif hareketlerden ziyade orta-uzun vadeli perspektifle katılım endeksini değerlendirmek olacağını söyleyebilirim. Makroekonomik çerçevede ciddi bir bozulma yaşanmadığı sürece, bu yıl da katılım endeksinin BIST geneline kıyasla zaman zaman pozitif ayrışma ihtimalinin güçlü olduğunu söylemek mümkün. Ancak her zaman olduğu gibi yatırım kararlarında şirket bazlı analiz ve risk yönetiminin ön planda tutulması büyük önem taşıyor."

 
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya