Bu savaşın gerçek bir kazananı olmayacaktır. Kazanan taraf bile ağır bir bedel öder. En önemli olan şey mazlumların, yani masum sivillerin hayatıdır. “Savaşta zafer yoktur, sadece farklı derecelerde yıkım vardır.”
ABD ve İsrail kazanırsa:
İran rejiminin tamamen çökeceğine ihtimal vermiyorum. İran, tarihe yüzyıllardır kök salmış, derin bir medeniyete ve onurlu bir duruşa sahip bir ülkedir. Her geçen gün daha da bilenerek ayakta kalmaktadır. Kısa vadede nükleer programı durdurulabilir ve bölgede geçici bir istikrar sağlanabilir. Ancak bu binlerce insanın ölümüne, milyonlarca insanın yerinden edilmesine neden olur. İran’da intikam duygusu şiddetlenir ve uzun vadede ABD ile İsrail, Irak, Afganistan ve Vietnam örneklerinde olduğu gibi bir bataklığın içine saplanabilir. “Kısa vadeli zafer, uzun vadeli acının tohumunu eker.”
İran kazanırsa:
Rejim daha da güçlenir. Nükleer programı her zamankinden daha hızlı ilerleyebilir. Bölgede güç dengesi İran lehine değişir, Arap devletlerinde eksen kayması yaşanabilir. Doların dünya ticaretindeki hakimiyeti zayıflayabilir, yeni ittifaklar doğabilir ve İran merkezli bir güç bloğu oluşabilir. Hürmüz Boğazı’ndan elde edilecek geçiş ücretleri İran’ın gelirini önemli ölçüde artıracaktır. Rejimin güçlenmesiyle Husiler, Hizbullah gibi vekil unsurlar da çok daha etkili hale gelecektir. İran kazanınca mazlumlar Gazze, Lübnan'da kazanacaktır. Rusya ve Çin destekli cephelerde de moral ve stratejik kazanım elde edecektir. İsrail’in yıllardır süren yayılmacı politikaları ise ciddi darbe alır. “Bir tarafın yükselişi, diğer tarafın acısını doğururken, mazlumların kaderi hep aynı kalır.”
Sonuç ne olursa olsun, her iki senaryoda da en büyük kaybeden masum insanlar olacaktır: İranlı siviller, Körfez ülkelerindeki halklar ve bölgedeki tüm mazlumlar. Dileğimiz en az can kaybıyla savaşın kısa sürede bitmesidir. Bölgeye huzurun gelmesi ve İsrail'in yayılmacı politikasının sona erdirilmesidir. Diplomatik çözümün ön plana çıkması, rejimin değişmesi gerekiyorsa bunun İran halkının kendi iradesiyle gerçekleşmesidir. Bizim tarafımız, insan olmalıdır.
“Gerçek zafer, kan dökmeden adaleti sağlamaktır.”