Ömer Nasuhî Bilmen'den müthiş tesbit!
MAKALE
Paylaş
25.09.2023 20:09
3.532 okunma
Şakir Albayrak
Burada, Ömer Nasuhî Bilmen ile ilgili bir hadiseyi anlatmadan geçmek, Ömer Nasuhî Bilmen ’den çok, hakikate karşı tarifi imkânsız bir haksızlık olur.
1940’lı yıllarda Amerika’da bir babalık ve miras davası zuhur eder. Bu davaya “miras” meselesi benim ilâvemdir. Başkaca bir sebep gözükmüyor.
Olay ise Zengin bir Amerikalının ölümünden birkaç yıl sonra, bir Amerikalı kadın, yanında bir çocuk ile mahkemeye giderek çocuğun ölen kişiden olduğu iddiasıyla bir dava açar. O yıllarda DNA testi de yapılamıyor çünkü ilk test 1985’te yapılacaktır. Mahkeme, bu davayı görmek için iddianın doğruluğunun anlaşılmasına yönelik çalışmaya başlar. Amerika hukuk sistemi, bu konuya cevap veremez. Bunun için diğer disiplinlere başvurma hasıl olur. Meşhur roma hukukunda da bir cevap bulamazlar. Yunan’da da Hint’te de diğer uzak doğuda da bir cevap bulamazlar. Dertlerine derman bulamayan Amerika hukukçuları, “Bunu bir de Türklere soralım.” düşüncesinden kendilerini alıkoyamazlar. Türkiye’ye gelen heyet, zamanın İstanbul müftüsü Ömer Nasuhî Bilmen hocayla görüşmeye gönderilir. Heyet, müftüye niçin gönderildiklerinin hayfı içindedir. Buna rağmen isteksizce de olsa Ömer Nasuhî bilmen hocayla görüşürler. Zevksiz ve neşesiz geçen bu görüşmede, Ömer Nasuhî Bilmen Hoca, onları dinleyip meseleyi anladıktan sonra, öldüğü söylenen kişinin kemiklerinin durup durmadığını sorar. Heyet, ölünün kemiklerinin durduğunu söyler. Hattı zatında, henüz kemiklerini gören yoktur. Mezarın açılmadığını bildiklerinden bu cevabı verirler. Ömer Nasuhî Bilmen “Öyleyse size kuyruk sokumundan bir yer tarif edeyim. “deyip tarif eder. “Orda tarif ettiğim kemiği belirledikten sonra ölünün olduğu iddia edilen çocuğun kanından bir damla kanı, kemiğin üstüne dökünüz. Dökme işinin sonuna varmadan kemiğe temas eden kanı, kemik emerse çocuk ölüdendir emmezse annesi yalancıdır.” der. Hâkimin bu duruma göre karar vermesi gerektiğini söyler. Müftünün yanındakiler de bu meseleyi ilk defa duyduklarından şaşırırlar.  Heyet ayrıldıktan sonra müftüye sorarlar. Müftü de onları âyetler ve hadisler ışığında aydınlatır.
Gelen heyet, müftüyü dinledikten sonra ayrılır. Müftünün tespitinden doğan bütün şaşkınlıklarından da geride bir şey bırakmazlar. Bir din adamının, böyle bir tıbbî bilgiyle mücehhez olabileceğine dair İslam’a inanmadıkları kadar inanmayarak ayrılırlar.
 Heyetteki bir doktorun çok dikkatini çeken bu mesele sebebiyle müftüyü yalanlamak için bir malzeme bulmak ümit ederek mezarı açtırırlar. Ömer Nasuhî Bilmen ’in tarif ettiği kemiği bulduktan sonra, hayretteki kafası karışık doktor, kemiğin üstüne kendi kanını damlatınca kanın akıp gittiğini görür. Görür ama emin değildir. Emin olmanın tek yolu müftüyü tekzip edebilmek için çocuğun da kanının aynı yere dökülmesi ve akması icap eder. Aynı yere, çocuğun kanı da damlatılır. Çocuğun kanını, bahse konu kemiğin sünger gibi emdiğini görünce, dut yemiş bülbüle dönerler.
İslâm’ın sırları kaynaklarında- gizli değil -saklı. Ne mutlu arayıp da bulmaya çalışanlara.
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Şakir Albayrak
YAZARIN ÖZGEÇMİŞİ

ŞAKİR ALBAYRAK
 

Özgeçmişi

1955’te, Samsun ilinin Alaçam ilçesinin Bahşioymağı Köyü’nde doğan Şakir Albayrak, ilkokulu, köyünde; ortaokulu, Samsun ve Bafra’da; İlk Öğretmen Lisesini, Ordu’nun Perşembe ilçesinde okudu. 1974-1975 öğretim yılında, Van ili Merkez ilçesi Ortanca (Siyevan) köyünde İlkokul öğretmenliği yaptı. 1975-1976 öğretim yılında Balıkesir Necati Eğitim Enstitüsünde öğrenime başladı. 1979-1985 öğretim yıllarında, Aydın Akşam Ticaret Lisesi ile Balıkesir Savaştepe Öğretmen Lisesi’nde Türkçe, Türk Dili ve Edebiyatı dersleri okuttu. 1985-1986 öğretim yılı başında ayrıldığı bu okulda, Atölye Şefliği, Tarım Şefliği, Eğitim Şefliği ve Müdür Başyardımcılığı görevlerini ifa etti.

1985-1988 öğretim dönemlerinde, Balıkesir Cumhuriyet Lisesi’nde çalışırken 1988-1989 öğretim yılı başında, öğretmenlikten 8 yıl süreli ayrıldıktan sonra 1996-1997 öğretim yılında, Balıkesir-Balya Zübeyde Hanım İlk Öğretim okulunda göreve başladı. 2000–2001 Öğretim yılında Balıkesir Merkez Sakarya İlk Öğretim Okuluna atandı. 2005-2006 öğretim yılı sonunda emekli oldu.

İstanbul ve Balıkesir’de yayımlanan bazı gazete ve dergilerde, Muhtelif web gazete ve dergilerinde de   yazılar ve şiirleri yayımlandı. Diyanet Çocuk dergisinde   yayımlanan “Annem” şiiri yayımlandı.  Yayına hazır şiir, nesir; kitaplaşmaya hazır 100’ü aşkın çalışmaları bulunmaktadır. Halen muhtelif İnternet medyası ve basılı neşlriyatta, yazıları yayımlanmaktadır.  Henüz derlenmemiş yazıları, basıma hazır hikâye ve şiirleri bulunmaktadır. “Bilim Önderleri” (13.5X19.5cm. 400 shf.) adlı kitabı, 2018 Şubat’ında 1. baskı yapmıştı. 2. baskıyı da 2022 Mayıs’ında gerçekleştirdi.

 “Bilim Önderleri” çalışmasının, iki cilt ve 4 cilt halinde hazırlanmasının yanında kaşif ve mucitlerin alanlarında birleştirilmesinden hazırlanan ciltler de basıma hazırdır.

Merdiye Hanım Efendi ile evli Şakir Albayrak’ın, biri avukat, biri iktisatçı, iki kızı vardır. Halen İstanbul'da yaşayan Şakir Albayrak, muhtelif özel öğretim kurumlarında yöneticilik ve özel öğretim kurumu açama ve idarî danışmanlık hizmetleri vermektedir.

 

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya