Türkler isimli Tarih Ansiklopedisinin 15. Cildinde, sayın Prof. Metin Ayışığı’nın kaleme aldığı “Kurtuluş Savaşı Sırasında İstanbul Hükümetleri İle Kuvây-ı Milliye Arasındaki Münasebetler” başlıklı 32 sayfalık, sağlam belgelere dayalı bir makale var.
Bu makalede Kurtuluş Savaşı’nı, gökten inmiş veya yerden bitmiş bir devin değil, saltanatı, halkı ve askeri ile bir bütün halinde milletin kazandığı anlatılıyor.
Ninelerimizin bize anlattığı Battal Gazi benzeri masalların, yıllarca bütün halkımıza anlatılmasından bıktık. Milletin gerçeği bilme hakkı var; bunu da haktan yana ilim adamlarımızdan öğreneceğiz. Makalede, Padişah’ın ve Meb’ûsan Meclisin Sevr’i imzalamadıkları da kaydedilmiştir.
Aslında bu makalenin tamamının okunmasını tavsiye ederim, burada sonuç gibi bir özeti sunacağım:
“... Damat Ferit Hükümetleri, ülkenin bağımsızlığı için teslimiyetçi politikalar izlemiş, bunun dışındaki hükümetler açık veya gizli olarak Kuvâ-yı Millîye’yi desteklemekten çekinmemişlerdir. Bilhassa Harbiye Nezareti ve Meclis-i Vükela’da görev alan vatanseverlerin bir devlet adamı ciddiyeti içinde işgalcilerin keyfî davranışlarına şiddetle karşı koydukları görülmektedir. Kuvâ-yı Millîye’yi, Kuvâ-yı gayr-ı millîye olarak nitelendiren Damat Ferit, Mustafa Kemal ve arkadaşlarını gıyaben idama mahkûm ettirdiği gibi, İstanbul’da bulunup, Kuvâ-yı Millîye’ye destek verenler üzerinde de baskı kurmuştur. Ancak Ali Rıza Paşa Hükümeti ile yeni bir sayfa açılmış, bu hükümet zamanında Kuvâ-yı Millîye daha da güçlenmiştir. Salih Paşa’nın sadareti sırasında gelişen hadiseler, işgallere karşı direniş ve alınan kararlar; Millî Mücadele’yi haklı olduğu davada meşru zeminlere oturtmuştur. Burada Ankara’nın Kurtuluş Savaşı’ndaki yeri ve hizmetleri tartışılmayacak boyuttadır. Ancak İstanbul’da Damat Ferit Hükümetleri dışındaki hükümetlerin; bilhassa Ahmet İzzet, Ali Rıza, Salih ve Ziya Paşa gibi Kuvâ-yı Millîye hareketine destek vermiş olan askerlerin doğrudan görev aldıkları kabinelerin Millî Mücadele’deki hizmetleri küçümsenmemelidir.