Muhterem okuyucularımızın eleştiri ve görüşleri etrafında Pazar günleri yaptığımız bir Hasbihal'e daha sağlık-âfiyet üzere, hayırlı çalışmalar dileği ve selâmlarımızla başlayalım..
*Geçmişte, 'MEB Talim-Terbiye Kurulu' üyeliği de yapan eğitimci Kâmil Yeşil bey'in bir değerlendirmesini özetleyelim. Ancak, o yazıya değinmeden, bir noktaya belirtmekte fayda olsa gerek.
Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika gibi, yabancılara daha mülayim davrandıkları düşünülen Batı Avrupa ülkelerinde, büyük ekseriyeti işçi olan insanlarımızın üniversitelerde okuyan, yeni nesilleri, 'doktora' tezleri hazırlamak merhalesine geldiklerinde, elbette 'doktora' tezlerini bir 'tez hocası'nın kontrolünde yapmak zorundalar... Böylelerinden birçoğuna rastladım, oralarda... Bu yeni nesiller, orada özellikle, o 'toplumların tarih, din-mezheb, sosyoloji vs. konuları etrafında bir araştırma yapmak istediklerinde, bu tez hocalarının çoğu, onlara, 'Bu konuları siz kendi ülkenizde veya diğer Ortadoğu ülkelerinde inceleyiniz. Hem kendi ana diliniz ve hem de müşterek kültür kaynaklarını araştırma kolaylığınız da var...' diyorlar. Ve bu incelemeler yapıldığında da, onlar, o ülkelerin istihbarat birimlerinin eline ilmî kaynak olarak verilmiş oluyor. Yani, Avrupa tarihi üzerinde araştırma yaptırmıyorlar. Ama kendileri Müslüman dünyasının, hattâ unutulmuş, kıyıda-köşede kalmış en ufak çaplı gerilimli konularını allayıp pullayarak doktora tezleri hazırlatıyorlar ve onların hazırladıkları çalışmalar da Türkçeye, iddialı isimlerle aktarılıyor ve bizden nice saf kesimler de 'Vay be... Adamlar bizim tarihimizden neleri bulmuşlar, ne büyük ilmî çalışmalar yapmışlar, ilim adamı dediğin de böyle olmalı işte...' gibi laflarla o çalışmaları daha bir parlatıyorlar.
*
Evet, bu girizgâhtan sonra, Kâmil Yeşil bey kardeşimizin uzun yazısını özetlemeye çalışalım.
'Yurt Dışına Burslu Giden 1416'lıklar Nasıl Dönüyor?'
Talim ve Terbiye Kurulu Üyesi olarak görev yaptığım dönemde iki kere "Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Kanunu"na uygun öğrenci seçmek için teşkil edilen komisyona çağrıldım. Kamuoyunda '1416'lıklar' olarak bilinen bu uygulamaya göre öğrenciler burslu şekilde yurtdışına gönderiliyor, yüksek lisans, doktora eğitimi aldıklarından dönüşte mecburi hizmetle yükümlü oluyorlar. Yüksek Öğrenim Kurulu dahil, kamu kuruluşları ve Millî Eğitim Bakanlığı, memleketin zeki, çalışkan, hizmet etmek isteyen gençlerine böyle imkan ve fırsatlar sunuyor. Bu dönemde, Millî Eğitim Bakanlığı adına İngiltere başta olmak üzere Avrupa'ya ve ABD'ye gönderilen, Türk Dili ve Edebiyatı branşından öğrencilere danışmanlıkla da görevlendirildim.